“Hukuk davamız sürüyor”


“Hukuk davamız sürüyor”

Taşkent Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özyıldırım, Kooperatif Şirketler Mukayyitliği’nin başlattığı soruşturma neticesinde birçok hesapta usulsüz işlemler yaparak, 2 milyon 651 bin TL parayı sirkat etmekle 5 yıl hapis cezasına çarptırılan Türkan Gürler’in eşinin açıklama yaparak yeni yönetimi suçladığını belirterek, kendilerinden önceki yönetim ve mukayyitliğin denetimsizliğinden kaynaklı bu durumun yaşandığını ve kendilerinin yönetime gelerek yolsuzluğu ortaya çıkardıklarını söyledi. Özyıldırım, 5 yıl hapis cezasına çarptırılan Türkan Gürler aleyhine kayıp olan para ve yasal faizleriyle açmış oldukları hukuk davasının devam etmekte olduğunu belirterek, “Fasıl 144’e göre susmak suç ortağı olmak demektir.  O nedenle gördüğümüz zaman susamazdık” dedi

 

Yeni Bakış

 

Taşkent Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özyıldırım, Kooperatif Şirketler Mukayyitliği’nin başlattığı soruşturma neticesinde birçok hesapta usulsüz işlemler yaparak

 2 milyon 651 bin TL parayı sirkat etmekle 5 yıl hapis cezasına çarptırılan Türkan Gürler’in eşinin açıklama yaparak yeni yönetimi suçladığını belirterek, kendilerinden önceki yönetim ve mukayyitliğin denetimsizliğinden kaynaklı bu durumun yaşandığını ve kendilerinin yönetime gelerek yolsuzluğu ortaya çıkardıklarını söyledi.

 

“Eksik belgeleri tamamlamadı”

Özyıldırım, 2016 Kasım’da bir genel kurulun yapıldığını belirterek, yönetim kurulu olarak seçildiklerini söyledi. Özyıldırım, genel kurulda 624 bin lira mevduatın olduğunun söylendiğini belirterek, kendilerinden önceki yönetimin 50 bin lira karda olduğunun ifade edildiğini kaydetti. Özyıldırım, kendilerinden önceki yönetim aklanarak kurulun tamamlandığını, kendileri seçildikten sonra hesaplarda tutarsızlıklar gördüklerini belirtti. Özyıldırım, mukayyitliğe giderek denetim talep ettiklerini, çünkü sekreterin vermiş olduğu hesaplarda dengesizlikler olduğunu söyledi. Özyıldırım, bütün köyün birkaç kişinin yüklü mevduatı olduğunu bilmekte olduğunu belirterek, sekreterden mevduat listesini istediklerinde vermekten kaçındığını söyledi. Özyıldırım, zorladıklarında ise isimlerin kapatılarak verildiğini ifade ederek, 30 bin liranın üzerinde hiçbir üyenin mevduatının olmadığının görüldüğünü kaydetti. Özyıldırım, daha sonra saklanan genel denetim raporunun ellerine geçtiğini belirterek, “sekretere eksik belgeleri tamamla denetime geleceğiz” denildiğini kaydetti.

 

“Sekreter görevden uzaklaştırıldı”

Özyıldırım, geçen süreye rağmen sekreterin eksik belgeleri tamamlamadığını ifade ederek, genel kuruldaki raporda da 22 Ocak’ta da yeniden eksik belgeler için gelineceğinin yazdığını söyledi. Özyıldırım, mukayyitliğin gelmediğini, kendilerinin yazılı talepte bulunduklarını ifade ederek, müfettişin belirlenerek evrakları yeniden incelemeye aldığını söyledi. Özyıldırım, 2017 mart ayında sekreterin ve kefillerinin mal varlıklarına haciz konulduğunu belirterek, daha sonra sekreterin görevden uzaklaştırıldığını söyledi.

 

“Sınavda ikinci geleni o göreve koyduk”

Özyıldırım, şöyle devam etti, “Mukayyitlik bize personel alalım dedi. Biz profesyonelce Haydarpaşa Ticaret Lisesine gittik, müdür muavini bize uygun fiyata soru bankasından sınav yaptı. İlk birinci geleni oraya aldık. Bu kişi özel sebeplerden dolayı çıkmak isteyerek affını istedi biz de doğal olarak sınavda ikinci geleni o göreve koyduk.”

 

 

“İki çeki de kendi adına ciro ederek bozdurdu”

Özyıldırım, eski sekreterin mukayyitlikten hep kaçtığını ifade etti. Özyıldırım, hayvancılıkla uğraşan bir üyenin kuzularını satarak çek getirdiğini ve hesabından düşmesini istediğini belirterek, sekreterin aldığı iki çeki de kendi adına ciro ederek bozdurduğunu söyledi. Bunu biz değil ortaya mali polis çıkardı diyen Özyıldırım, “adamdan çekleri ödeyeceklerine dair süre istediler ve davayı çekmesini istediler, ancak sonra onu da yapmadılar. Bu müşterimiz de davasını geri çekmedi” diye konuştu.

 

“Tüm köylünün cüzdanındaki mevduat sıfırlandı. 86 dosya dedikleri budur”

Özyıldırım, burada suçsuz olanın yeni yönetim olduğunu belirterek, “olayı ortaya çıkardık diye suçlu olduk. Denetimsizlikten dolayı tüm bunlar yapıldı. Fasıl 144’e göre susmak da suç ortağı olmak demektir.  Gördüğümüz zaman bir şeyi o nedenle susamazdık. Kamu sınavı  yapıldı, benim eşim 13 kişilik münhalde 10’ncu geldi.  Bir lütuf falan yapılmadı. O dönem canlı yayına çıkarak birçok insanın adına borç çıktı dedik. Biz bize borç çıkartı demedik. 1974 yılında eşleri şehit olmuş birçok kişinin mevduatı vardı ve bu sekreter herkesin mevduatlarını sildi. Herkese borç açtı. Tüm köylünün cüzdanındaki mevduat sıfırlandı. 86 dosya dedikleri budur” diye konuştu.