"Her an taksiye binecek paramız yok"

"Her an taksiye binecek paramız yok"

KKTC’de öğrenim gören öğrencilerin en büyük sıkıntılarından biri de toplu taşımadaki yetersizlik

Editor: Huseyin1 Erdamar
25 Mart 2019 - 08:02 - Güncelleme: 26 Mart 2019 - 11:10

KKTC'de akşam saat 18.00’den sonra “Hayat duruyor” diyen öğrenciler, "Ulaşımdaki ücretler bir yana, istediğimiz zaman istediğimiz yere gidemiyoruz. Hafta sonları, Girne Lefkoşa veya Mağusa gibi şehirlere gidip eğlenmek, derslerimizin stresini atmak istiyoruz. Fakat servis olmadığı için en geç saat 18.00’de dönmek zorunda kalıyoruz” dediler 

Ada’nın tarihi zenginliğinin yanında birçok güzelliklere de sahip olmasına karşın ulaşım olanaklarının yetersiz kalması nedeniyle, bu güzelliklere ulaşabilmelerinin kısıtlandığından dert yanan öğrenciler “Toplu taşıma araçlarının sayıca yetersizliği yanında hizmet verenlerin birçoğunun ise bakımsız ve sağlık açısından riskli olduğunu ifade ettiler 


Süreyya ÖZDEMİR

Yeni Bakış'a sıkıntılarını anlatan üniversite öğrencileri, KKTC'de eğitim öğretim görmenin, gerek okul yönetimi gerekse yerli halkın öğrencilere karşı sergiledikleri tutumlar nedeniyle zor olduğunu dile getirdiler. Üniversite öğrencileri, birçok zorlukla mücadele ettiklerinin altını çizerek, özellikle maddi sıkıntılar nedeniyle mağdur olduklarını belirttiler. Toplu taşıma araçlarının yetersizliği karşısında sıkıntı yaşadıklarını belirten üniversiteliler, okullarına ödedikleri paralar karşısında verilen hizmetin yetersiz olduğunu ifade ettiler. Eğitim gördükleri ülkede ciddiye alınmadıklarından yana da dert yanan  üniversite öğrencileri, "Türkiyeli öğrenci olarak, herhangi bir sıkıntı yaşadığımızda dikkate alınmadığımızı düşünüyoruz. Devlet dairelerinden, özel şirketlere kadar herkes, Türk öğrenciye rastladığında genelde geçiştiriyorlar ve yardımcı olmaktan kaçınıyorlar." şeklinde konuştular. Üniversitelerde öğrenim gören bazı yabancı öğrenciler ise, KKTC'de dil sıkıntısı yaşadıklarından dolayı hem kendilerini anlatmakta hem de anlaşılmaktan yana sıkıntı çektiklerini, bunların yanı sıra yerli halkın, yabancı öğrencilere karşı acımasız olduğunu savundular. Yabancı uyruklu öğrenciler adadaki şartların, tüm öğrenciler için yeterli olmadığına değinerek, adada birçok eksikliğin yanı sıra düzenin olmamasına dikkat çektiler. Öğrenciler yaşadıkları sıkıntıları, "En büyük sorunumuz ise hastanelerde İngilizce bilen hiçbir doktor veya sağlık çalışanı bulunmamakta. Bizim sağlık sorunlarımızla ilgili söylemek istediğimiz hiçbir şey anlaşılmıyor ve can güvenliğimiz ile ilgili endişe yaşıyoruz. Hasta olduğumuz zaman birlikte hastaneye gittiğimiz arkadaşlarımız var ancak acil bir durum yaşamamız halinde hastanede nasıl sağlık hizmeti alınabileceğini bilmiyoruz." şeklinde konuştular.


Üniversite öğrencileri ne dedi?

Helin Yurtsever: Gerek devlet daireleri gerek özel şirketler tarafından ciddiye bile alınmıyoruz

"Kıbrıs'ta öğrenci olmanın en zor yanı bence maddi zorluklar. Bir öğrenci olarak, her şey ciddi anlamda çok pahalı geliyor. Fakat benim en büyük sorunlarımdan biri ulaşım zorluğu. Her saat toplu taşıma araçları olmadığı için gerçekten çok zorlanıyoruz. Güzelyurt'tan okula gidebilmek için şahsi aracımın olmaması nedeniyle, taksi ve diğer toplu taşıma araçlarını kullanmak zorundayım. Ücretler bir yana, istediğimiz zaman istediğimiz yere gidemiyoruz. Hafta sonları Girne, Lefkoşa veya Mağusa gibi şehirlere gidip eğlenmek, derslerimizin stresini atmak istiyoruz. Fakat servis olmadığı için en geç saat 6'da dönmek zorunda kalıyoruz. Kıbrıs coğrafi ve tarihi olarak zengin olmanın yanı sıra birçok güzelliklere de sahip fakat ulaşım olanaklarının yetersiz olması nedeniyle, bu güzelliklere ulaşabilmemiz kısıtlanmaktadır. Aynı zamanda bindiğimiz çoğu toplu taşıma aracı çok bakımsız ve eski durumdadır. Diğer büyük sorunlarımdan biri ise ciddiye alınmamaktır. Türkiyeli öğrenci olarak, herhangi bir sıkıntı yaşadığımda dikkate alınmadığımı düşünüyorum. Devlet dairelerinden özel şirketlere kadar herkes, Türk bir öğrenciye rastladığında genelde geçiştiriyorlar ve yardımcı olmaktan kaçınıyorlar. Öğrencilerin birçok sıkıntısı olmakla birlikte, Kıbrıs'ta kalacak yer sıkıntısı da yaşamaktadırlar. Ev ve yurt kiraları genel olarak çok yüksek. Bunun üzerine evler çok bakımsız kırık dökük. Şu ana kadar 2 ayrı evde kaldım ve ev sahipleri çok ilgisiz. Ev sahiplerinin kendi ihmallerinden dolayı sıkıntı yaşasak da bu sorunları tek başımıza halletmemiz gerektiğini vurguluyorlar. Zaman zaman telefonlarımızı açmıyorlar, açtıklarında ise geleceklerini söyleyip bizleri ciddi anlamda oyalıyorlar."


Azime Kökçe: Öğrencilerin mağdur olmaması için yetkililerin çözüm üretmesi gereklidir

"Kıbrıs'ı genel olarak çok seviyorum ama Türkiye ile kıyaslayınca çok fazla eksiğinin de olduğunu düşünüyorum. Özellikle ulaşım nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşadığımızdan dolayı deyim yerindeyse perişan oluyoruz. Herhangi bir hastalık durumunda bile istediğimiz an istediğimiz yere ulaşma lüksümüz yok.  Bu adada açıkçası arabası olmayan insan sürünüyor.  Bunların yanı sıra, genelleme yapmak istemememe rağmen birçok yerlinin öğrencilere karşı tutumlarının kırıcı olduğunu düşünüyorum. Özellikle de ev sahipleri açısından bu sorunu had safhada yaşamaktayız. Ev kiralarımızda taksitlendirme olmamasından dolayı elimizdeki tüm parayı ev sahiplerine verince maddi anlamda bizler mağdur oluyoruz. Kıbrıs'ın yiyecek içecek açısından da biraz geri kaldığını düşünüyorum. Manavlarda taze sebze meyve bile bulamıyoruz. Üstelik taze olmamasına rağmen aldığımız ürünleri bile, iki katı pahalı şekilde tüketmek zorunda kalıyoruz. Birçok fırsatçı da almak zorunda olduğumuzu bildiği için, değerinin üstünde fiyatlardan meyve sebze satmaya devam ediyor. Bu sorunlar karşısında öğrencilerin daha fazla mağdur olmaması için yetkililerin çözüm üretmesi gerekmektedir."


Leyla Ünal: Ev kiraları öğrenciye ağır geliyor

"Bana göre öğrencilerin adadaki en büyük yaşam zorluğu, ulaşımın akşam saat 6 olunca bitmesidir. Birçok öğrenci ulaşım yetersizliğinden kaynaklanan sıkıntılarla rezil oluyor. Bunun yanı sıra ev ücretlerinin, ev sahipleri tarafından aşırı abartılmasıyla birlikte, maddi anlamda sıkıntılara giriyoruz. Bu da yetmiyormuş gibi elektrik faturalarından da devletin her ay 40 TL vergi almasıyla öğrenciler sıkıntıya düşüyor. Ayrıca ailemin aylık gönderdiği harçlıkla yaşadığım zor durumlar nedeniyle geçinmekte zorluk çekiyorum ve ailemden ekstra harçlık istemek zorunda kalıyorum. Okulun sisteminin de yüksek lisans yapan öğrenciler için Lefkoşa’da olmasını aşırı saçma buluyorum. Bu durum karşısında, ulaşımın olmaması nedeniyle araba almak zorunda kaldım ve maddi manevi yönden büyük ölçüde etkilendim."


Sevilay Çiçek: KKTC'nin belli başlı konularda geri kalması herkes için sıkıntı yaratmaktadır

"Bir öğrenci için, en önemli problem ulaşım problemidir. Ayrı bir ülke olan KKTC'nin ulaşım sıkıntısı yaşaması çok üzücü bir durumdur. Her milletten, renkten, ırktan, kültürden, dilden insan barındıran bu devletin bu kadar geri kalması da herkes için sıkıntı yaşatmaktadır. Aslında imkânların olmasına rağmen, yapılmaması da ayrı bir konudur. İlerleyen teknolojiye bakarsak bunların çözüme kavuşabilmesi o kadar da zor değildir. Üstelik tek sorun ulaşım da değil aslında ulaşımla gelen kalite, temizlik, işçiye verilen önemle birlikte aynı zamanda müşteriye önem de yoktur. İstanbul'da öğrenci olup burada lisans eğitimimi sürdürüyorum. İstanbul'un beton yığını olması karşısında burası öğrenciye cennet gibi gelse de hiçbir şekilde değerlendirilmemesi, adanın gerilemesine vesile olmaktadır. Tarlalar boş, market raflarında taze ürün aramak eziyet. Kısacası bu ülkede öğrenciyle birlikte üretime ve tüketiciye verilen değerin önemsenmesi gerekir."


Hale Nur Gürcan: Devlet kurumlarında çalışan birçok memur öğrenciye karşı çok ilgisiz ve özensiz

"KKTC'de öğrenci olarak yaşadığım sıkıntıların çoğu maddi kaynaklıdır. Erzakların Türkiye'ye oranla daha pahalı olması, beslenmemi ve dolaylı olarak sağlığımı olumsuz etkilemektedir. Evde yapmak istediğim basit bir yemeğin maliyeti dışarıdan hazır yemeye nerdeyse eşdeğer olmakta. Aynı zamanda uygun fiyatlı restoran ve fast food imkânlarının da yeterli olduğunu düşünmüyorum. Ailemden aldığım paranın büyük kısmını elektrik faturasına veriyorum,  özellikle kışın uçuk miktarda fatura ödememe rağmen evlerde yalıtımın olmaması nedeniyle ısınamıyorum ve bu da sağlığımı kötü bir şekilde etkiliyor. Aynı zamanda gerek devlet, gerek özel kurumlarda problemlerimi çözmekte çok zorlanıyorum. Buna bağlı olarak çalışanlar çok ilgisiz ve özensiz olduğu için işlemlerin süreci çok uzuyor. Kargo imkânları çok kötü; Türkiye'den gönderilen bir kargonun adaya geldikten sonra yaşadığım bölgeye ve almaya hazır hale gelmesi çok zaman alıyor. Devlet dairelerinin çalışma saatleri çok kısa; bu nedenle bazen, su veya elektrik faturası ödemek için okula gitmemem gerekiyor. Bunların yanı sıra, devlet hastanelerine ulaşım çok kısıtlı, hastaneye gitmek için taksi kullanmam gerekiyor ve gittiğimde sağlık çalışanlarından istediğim özeni ve hizmeti alamıyorum. Ayrıca ulaşım çok sınırlı ve pahalı olduğundan istediğim zaman istediğim yere gidemiyorum, bir öğrenci olarak özel araç olmadan yaşamak nerdeyse imkânsız. Son olarak, taksilerde veya ev kiralarında kişi sayısına göre ücret talep edilmesi çok anlamsız bu durumu da etiğe aykırı buluyorum." 


Gül Sonet Bozok: Adanın yaşam kalitesinin düşük olmasından dolayı da sıkıntılar yaşamaktayız

"Genel olarak ev kiralarının ve gıda ürünlerinin pahalılığından dolayı benimle birlikte, çevrem de muzdarip. Adanın yaşam kalitesinin düşük olmasından dolayı da sıkıntılar yaşamaktayız. Okuduğumuz okulun imkânlarının az olması nedeniyle sosyal faaliyetlerimizin kısıtlı olmasından dolayı hiçbir şey yapamıyoruz. Bunlarla birlikte her öğrenci gibi maddi anlamda sıkıntılar yaşıyorum. Her ne kadar ailemden aldığım parayla geçinmeye çalışsam da bazen yetiremediğim zamanlar da oluyor."


Abdulrahman Ahmed: Yabancı öğrencilere karşı yapılan çifte standarttan ciddi anlamda rahatsız oluyorum

Genel sorunum Kıbrıs'taki yerlilerin genelinin İngilizce bilmemesinden dolayı sıkıntı çekmekteyim. Herhangi bir restoran veya mağazaya girdiğimde anlamakta ve anlaşılmakta zorlanıyorum. Ayrıca çalışanlar, genellikle dil bilmememden dolayı kaba davranıyorlar. Türkçe konuşmamı bekliyorlar fakat ben konuşamazsam sinirli ve ilgisiz davranıyorlar. Hatta yabancı olduğumu anladıklarında da fiyat yükseliyor. Bu yüzden bir ihtiyacım olduğunda Türk arkadaşlarımın benimle gelmesini istemek zorunda kalıyorum. Yaşadığım bu çifte standart nedeniyle de üzüntü duyuyorum. Bunlarla birlikte bir öğrenci olarak ulaşım olanaklarını çok kısıtlı buluyorum. Özellikle erken saatlerde hiçbir şekilde araç bulamıyorum. Yabancı öğrenci olduğum için de kurumlara giderken, herhangi bir sorunum olduğunda belgelerimi toplamam ve onların işleme alınması çok zor ve uzun süreli oluyor. Ülkede Türkiye elçiliği dışında elçilik olmadığı için de işlemlerimi 2 aydan önce halledemiyorum. Restoranlar, marketler ve mağazalarda değişkenlik gösteren fiyatlar nedeniyle de mağdur oluyorum. KKTC'de kaliteli mağaza ve market bulmak gerçekten imkânsız bir hal alıyor. Herhangi bir elektronik eşyam bozulduğunda güvenerek verdiğim ve güzel sonuç aldığım bir mağaza henüz bulamadım. Bunların yanı sıra, ailem yurt dışında yaşadığı için gönderdikleri paranın gelmesi çok uzun sürmekle birlikte gelen paradan iki kere faiz kesiyorlar. Ayrıca gönderilen parayı artık bankamatiklerden çekmemiz yasaklandı, bankanın çalışma saatlerinde çekmek zorunda kalıyoruz ve her zaman bankaya gidemediğim için de bazen parasız kalıyorum. KKTC'deki sokaklar her zaman pis ve düzenli değil. Geceleri sokaklarda hiç ışık olmuyor. Ülkede bütün ihtiyaçlarımı karşılayacak  büyük bir alışveriş merkezi yok ve bazı ihtiyaçlarımı zorunlu olarak kendi ülkemden getirmek zorundayım. Ve bütün dünyaca bilenen ünlü markaların çoğunun mağazası ve restoranı yok. Kıbrıs'ta dünyanın dört bir yanından gelen öğrenci kitlesi var fakat Kıbrıs halkı ve devleti bu büyük nüfus için hiçbir şey yapmamakta. Şartları güzelleştirmek yerine daha da zorlaştırıyorlar. En büyük sorunum ise hastanelerde İngilizce bilen hiçbir doktor veya sağlık çalışanı bulunmamakta. Benim sağlık sorunumla ilgili söylemek istediğim hiçbir şey anlaşılmıyor ve ben can güvenliğim ile ilgili endişeleniyorum. Hasta olduğumda benimle gelen arkadaşlarım var fakat acil bir durum yaşarsam hastanede nasıl sağlık hizmeti alabilirim bilemiyorum."


Damla Ateş: Okula ödediğimiz paralar karşısında yeterli hizmeti alamıyoruz

 "Genel olarak okulun taşıma konusundan sıkıntı yaşıyoruz. Okuduğumuz okul, öğrencilerine yetersiz ve bakımsız otobüsler veriyor. Verilen otobüslere sığmıyoruz hatta bazen tutunacak yer bulamayarak düştüğümüz bile oluyor. Bazen de otobüse binerken kavga çıkıyor, bunların sebebi de öğrencilerin okula ödedikleri paralar karşısında hizmeti almak istemesinden kaynaklanmaktadır. Otobüslerin hijyen konusunda oldukça kötü olması, toplu taşıma araçlarına hiçbir şekilde bakım sağlanamıyor olması da öğrencileri olumsuz anlamda etkilemektedir. Diğer bir sıkıntı ise dersler konusunda yatay geçiş yapan örgencilere tolerans tanımamalarına karşı,  mezun durumunda olan öğrencilere ders açıp mezun etmemeleridir. Bu konuda ciddi anlamda sıkıntı yaşıyoruz ve gerek yetkililerin gerekse okul yönetiminin bu konu karşısında gerekeni yapmasını istiyoruz."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
“İki ayrı devlet zemini yok”
“İki ayrı devlet zemini yok”
“2021’de ekonomi yüzde 25 küçülebilir”
“2021’de ekonomi yüzde 25 küçülebilir”