HÜKÜMET ARANIYOR!

HÜKÜMET ARANIYOR!

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, ülkedeki ekonomi, sağlık ve eğitimdeki sorunların baş göstermeye devam ettiğini, hükümetin ise bu sorunlar karşısında kayıp olduğunu belirterek, yapılan zamlar, atamalar ve kendi içlerindeki çatışmalar dahilinde seslerinin çıkmadığını söyledi

Editor: YeniBakış Editör
12 Mayıs 2021 - 09:16 - Güncelleme: 12 Mayıs 2021 - 09:54
Reklam

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, hükümet kanadında körelmiş ve acımasız bir yapının hakim olduğunu belirterek, “hükümet görmüyor, duymuyor, konuşmuyor” dedi.

 Ara seçimlere az kaldığını anlatan Tulga, anayasal olarak yapılması beklenen seçimin yapılmadığını söyleyerek hükümetin oturup görüş alışverişi yapmak yerine kendi makamlarını korumak için neredeyse anayasayı ihlal etme pahasına her şeyi görmezden geldiğinin altını çizdi.

 “Birileri tarafından açılım yapılması istendiği için açılımlar yapıldı. Tüm bunlara karşın ekonomi yaratmadığımız gibi ülkede bir balon yarattık. Bu balon ranta dayalı olup kara paraya dayalı ekonomi ortaya çıkardık” diyen Tulga, “Pandemi, yaratılan bütün kara düzenin maskesini düşürdü. Çarkların dönmediğini herkes görüyor. Yeniden ekonomik çarkları çevirmek yerine yeniden avucumuzu birileri bizim için bir şeyler yapsın diye açıyoruz” şeklinde konuştu.

 

Esengül AYKAÇ

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, ülkedeki ihtiyaçların giderilememesi nedeni ile durumun giderek kötüleştiğini belirtti. “Hükümet nerde, kurumlar nerede?” şeklindeki soruların artık gereğinin kalmadığını anlatan Hürrem Tulga, hükümetin aklının başka yerde olduğunu ifade etti. Hükümetin toplumun sıkıntılarını görmezden gelerek başka bir diyarda yaşıyormuşçasına ülkedeki sorunların görülmediğinden söz eden Tulga, hükümetin toplum sıkıntıları ile ilgisinin olmadığının altını çizdi. Tulga, ülkedeki ekonomi, sağlık ve eğitim sorunları baş göstermeye devam ederken hükümetin ise bu sorunlara karşı kayıp olduğunu belirterek, hükümet tarafından yapılan zamlar, atamalar ve kendi içlerindeki çatışmalar dahilinde sesinin duyulmadığına dikkat çekti.

“Hükümet ‘imdat’ şeklinde sorunları çözmeye çalışıyor”

Hükümetin toplumdan kendisini soyutlamasını değerlendiren Tulga, toplumun içerisinden çıkan hükümetin buna karşın topluma bir o kadar da yabancı olan bir hükümetin söz konusu olduğunu söyledi. Hükümetin kendi derdinde olduğunu ifade eden Tulga, kendi varlığını sürdürmeye çalışarak varlığını idame ettirmeye çalıştığını kaydetti. Hükümetin kendi iç çatışmaları nedeni ile birlikte toplum içerisinde yaşanan kaygıların ise önüne geçtiğini anlatan Tulga, toplumu temsil etmesi beklenen hükümetin buna bağlı olarak toplumun bağrından çıkan insanların hükümete gelirken toplumu unutmaması gerektiğinin altını çizdi. Hükümetin kendi iradesi ile kendi politikaları ile ayakta durmak için bir çaba koymayan yapının yaratıldığını işaret eden Tulga, sürekli bir beklenti içerisinde olarak bir yerlerden gelecek olan kaynak beklentisi içerisinde olduğundan söz etti. Tulga, toplumun gücü ve toplumun kapasitesinin göz önünde bulundurulması gerekirken hükümetin sürekli olarak bir yerlerden gelecek olan ‘imdat’ ile sorunları çözmeye çalıştığını kaydetti.

“Karşımızda körelmiş ve acımasız bir hükümet var”

Topum içerisindeki yönetme yeteneğinin ortadan kaldırıldığına dikkat çeken Tulga, iş yapmayan, emeklemeyen bir durumu çözmek için gayret göstermeyen bir yapının köreldiğini vurguladı. Karşımızda körelmiş ve acımasız bir yapının olduğundan bahseden Tulga, hükümet kanadından genel olarak böyle bir yapının hakim olduğunu söyledi.

“Hükümet görmüyor, duymuyor, konuşmuyor bunun yerine hükümet başka şeyler konuşuyor, başka şerler söylüyor, başka şeyler görüyor”

Hükümetin artık görmüyor, duymuyor ve konuşmadığına dikkat çeken Tulga, hükümetin artık başka şeyler duyuyor, görüyor ve konuştuğunu söyledi. Hükümetin görmesi, duyması ve konuşması gerekenleri yapmadığına dikkat çeken Tulga, hükümetin bu ülkede yaşamıyormuş gibi hareket etmeye devem ettiğini belirtti. “Ben devletim Kıbrıs Cumhuriyeti diye bir şey yok, elimizin tersi ile altında imzamız olan Kıbrıs Cumhuriyetinin Anastasiadis’in kucağına bırakıyoruz” diye konuşan Tulga, diğer bir taraftan da Güney’den gelen aşılara bel bağlandığını kaydetti. Pasaport meselesinde yaygara yapıldığını anlatan Tulga, “İşimize geldiği zaman Rum Cumhuriyeti oluyor, altında imzamızın olmasına rağmen altında imzamız olan bütün uluslararası haklarımızı Rum tarafına bırakıyoruz. Diğer taraftan da pasaportları almakta hiç imtina etmiyoruz. Ortada tutarsız durum oldukça fazla” diye konuştu.

“Bugüne kadar elde edilen bütün uğraşlar sonucundaki kazanımları elimizin tersi ile ittik”

Kapıların kapalı olması ile ilgili açıklama yapan Tulga, ticari hayatın yoğun olarak yaşandığı bölgelerin kapılara yakın olan esnaflar ile sağlandığını kaydetti. Kapılara yakın olan esnafın en çok kapanmalara ve işsizliklere sebep veren yerler olduğunu söyleyen Tulga, tüm bunlara rağmen hiçbir girişim yapılmadığını ifade etti. Bugüne kadar elde edilen bütün kazanımların ve bin bir çabaya uğraşa rağmen elimizin tersi ile iterek karşı tarafın kucağına bırakıldığını anlatan Tulga, bundan dolayı ‘ne olacak kapıların hali’ demeye şeklinde konuşmaların yapılmadığına değindi. ‘Kapıları bizler kapatmadık Güney Kıbrıs kapattık’ şeklinde açıklamalar ile işin içerisinden çıktıklarını anlatan Tulga, ortada tutarsız davranışların olduğunu kaydetti. Kapıya yakın olan esnafın aç ve kira sorunu ile baş başa olduğuna dikkat çeken Tulga, çok daha risk alarak gazinoları açmaya çalışan hükümetin az riske sahip olan yerleri açmamak için direndiğine işaret etti.

“Pandemi sayesinde yaratılan bütün kara düzenin maskesini düşürdü”

Ara seçimlere az kaldığını anlatan Tulga, anayasal olarak yapılması beklenen seçimin yapılmadığını söyleyerek hükümetin oturup görüş alış verişi yapmak yerine kendi makamlarını korumak için neredeyse anayasayı ihlal etme pahasına her şeyi görmezden geldiğinin altını çizdi. Bugüne kadar yürütülen politikalar ülkenin bugünkü politikasına getirdiğini ifade eden Tulga, artık açlık sınırı altında yaşayan insanların sayısının oldukça fazla olmasına karşın insanların artık kuru ekmeğe muhtaç halde olduklarına dikkat çekti. Ülke içerisinde uygulanması beklenen çözümlerin sürekli olarak bir tarafta beklediğinden söz eden Tulga, “Biz bir ekonomi platikası yürütmüyoruz? Biz bir açılım yapmadık? Birileri tarafından açılım yapılması istendiği için açılımlar yapıldı. Tüm bunlara karşın ekonomi yaratmadığımız gibi ülkede bir balon yarattık. Bu balon ranta dayalı olup kara paraya dayalı ekonomi ortaya çıkardık. Yasalara ve ekonomiye dayalı bir ekonomi yaratmadık. Pandemi yaratılan bütün kara düzenin maskesini düşürdü. Çarkların dönmediğini herkes görüyor, bir katma değer ve üretiminde olmadığını görüyorken bu güne kadar yapılan yanlışlıkların dersini çıkarmak yerine bütün bu olumsuzlukları görmezlikten geliyoruz. Yeniden ekonomik çarkları çevirmek yerine yeniden avucumuzu birileri bizim için bir şeyler yapsın diye açıyoruz” şeklinde konuştu.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Gazzık gibi zam!
Gazzık gibi zam!
Sezgin Baran Korkmaz için iade süreci başladı
Sezgin Baran Korkmaz için iade süreci başladı