"Hükümet parçalı bulutlu"

"Hükümet parçalı bulutlu"

Siyaset Bilimci Dr. Bilge Azgın, hükümetteki ortakların birlikte devam etmek için birbirlerini artık istemediğinin açıkça ortada olduğunu söyledi

Editor: Süperadmin
28 Temmuz 2020 - 14:23 - Güncelleme: 29 Temmuz 2020 - 00:05

Siyaset Bilimci Dr. Bilge Azgın, UBP-HP hükümetinin devam edemeyeceği sinyallerinin verilmekte olduğunu belirterek, “hükümetin bozulması durumunda 3’lü koalisyon ile geçici bir hükümet kurulabilir. Yada şimdiki gibi küsmeli,kavgalı,  parçalı bulutlu devam edecekler”diye konuştu.

Azgın, başka bir alternatifin uzun süreli gitmeyeceğini söyleyerek, 41 yılda 41 tane hükümetin değiştiğini, önümüzdeki dönemde UBP-YDP koalisyonunun da olabileceğini öngördüğünü kaydetti.

Azgın, siyasi partilerin artık eski siyasi mobilizasyon gücünün kalmadığını belirterek, eskisi gibi sokağa kitlesel inme refleksini de kaybettiğini belirtti. Azgın, farklı jenerasyonlardan dolayı siyasi partilerin eskisi gibi olmadığını ve halkın da siyasi partilere eskisi kadar güvenmediğini ifade etti.

Azgın, özellikle son dönemde Halkın Partisi’nin toplumda hayal kırıklığı yarattığını belirterek, memleketin değerinin bilinmesi gerektiğini, eski huzurun ve güvenin biran önce sağlanması gerektiğini belirtti.

Şükrü IRKIM

Siyaset Bilimci Dr. Bilge Azgın, Yeni Bakış Web TV’de yayınlanan Yaşamın İçinden programına katılarak gündemi değerlendirdi. Azgın, Akıncılar ile Güney Kıbrıs’taki Limya arasındaki sınır kapısının açılmasının gerekli olduğunu belirterek, Luricinalılar için bunun son şans olduğunu söyledi. Azgın, açılması beklenen LimyaKöyü’nün de tarihsel açıdan önemli bir yer olduğunu söyleyerek, asker içinde kapının açılmasının herhangi  birtehditsel bir durum tehdit edeceğini düşünmediğini vurguladı.

 

 “Luricina bölgesindeki nüfusun azalması üzücü bir durum”

Azgın, Luricina Bölgesi’nin geçmişte 3 bin  nüfusu olduğunu, ancak  günümüzde 300-400 kişiye düştüğünü söyledi. Azgın, Luricina Köyü’ndeki insanların savaş sırasında evlerini paylaşan insanlar olduğunu anımsattı.

 

“Maraş’ın açılabilme olasılığı iş dünyasındaki insanların iştahını kabartıyor”

Azgın, Kapalı Maraş’ınaçılması konusunun iş dünyasındaki insanların iştahı kabarttığını söyleyerek, “Ersin Tatar’ın demesine göre Maraş Bölgesi LasVegas olacakmış ve bu doğrultuda çalışmalar yapılacakmış”dedi. Azgın, Maraş’ın  öneminin büyük olduğunu ve açılması için gerekenin yapılması gerektiğini söyleyerek, Kıbrıs Adası’nın bugün Kuzeyde Nükleer Santral, Güneyde ise hidrokarbon yatakları bağlamında ekolojik risk alanı haline getirilmiş ve  kuşatılmış durumda olduğunu söyledi. Azgın,  dolayısıyla bu yönde çok yönlü planlama ve korkusuz adımlar atılmasını sağlama sorumluluğu olduğunu ifade etti. 

 

“Kıbrıs sorunu ile ilgili hayal kırıklıklarının olduğu bir süreçteyiz”

Azgın, Kıbrıs sorunu ile ilgili iki büyük denemenin ve iki büyük çöküşün olduğunu belirterek, bunlardan birtanesinin Annan Planı ve CransMontana’daki Akıncı ile Anastasiadis arasında ucuna kadar gelip iki tarafın da kırmızı çizgiler olan maddelerde anlaşılamayıp çöken bir durum olduğunu söyledi. Azgın, “Kıbrıs sorunuyla ilgili çözüme odaklanılmayan ve hayal kırıklığının olduğu bir süreçteyiz”diyerek, CransMontana’ya kadar Akıncı’nın ve Türkiye’nin birlikte bu işi götürdüğünü kaydetti. Azgın, “Bu durumunda görüşmelerin çökmesinden sonra artık BM’nin de bu durumdan usanmasıyla birlikte Türkiye’nin kafasında başka çözüm olabilir mi düşüncesi doğdu”diye konuştu.

 

“Güvenilir ve sürdürülebilir bir çözüm istiyorsak bunun çözümü siyasi eşitliktir”

Dr. Azgın, “Biz eğer ki güvenilir ve sürdürülebilir bir çözüm istiyorsak bunun garantörü siyasi eşitliktir. Bu durum kurulacak olan yeni devletin garantörü olacak. Biz Kıbrıslı Türkler için bilmemiz gereken şey iki siyasi eşlitliğin yapısal pozisyonu, devlet kurgusu ve devlet devamlılığının güvencesidir”diye konuştu. Azgın, Kıbrıs sorununun artık liderlerin konuşmasıyla bir çözüme ulaşamayacağını belirterek, iki tarafın toplumunun bir araya gelip bu sorunu çözmesi  gerektiğinikaydetti.

 

“Kıbrıs’ta sorunu halkçözmeli”

Dr. Azgın, şöyle devam etti, “Toplumsal algılar değişmeden iki lider çıkıp konuşup sonra benim toplumum bunu kabul etmez deyip çıkmaz sokağa giriyor. Bundan dolayı bu iş artık müzakere ile olacak bir iş değildir. Her iki taraf halkının  düşüncesinin ve isteğinin önemli olduğunu söylüyor. Bu nedenle sorunu sokak ve halk çözer, masalar değil. Var olan zihniyetle bu ülkenin doğru adım atması mümkün değildir. Var olan zihniyeti değiştirmemiz gerekir.”

 

“Rum tarafının bizleri eşit kabul etmediği gerçeğiyle yaşıyoruz”

Azgın, “Rum tarafının birçoğunun bizi eşit kabul etmediği gerçeği ile yaşamayı ve neden eşit olmamız gerektiğini anlatmayı diğer taraftan da Türkiye ile neden ekonomimizin ayaklarımızın üstünde durmamızın hayati önem taşıdığını düşünmemiz gerekiyor”diye konuştu. Azgın, birçok RumunKıbrıslı Türkleri 1974’ten sonra keşfettiğini vurgulayarak,  “Kıbrıslı Rumlar için Kıbrıslı Türkler 1974’ten önce var olmayan bir durumdu”dedi.

 

“Hükümetin 2-3 günde bir değiştirdiği kararlar halkı yordu”

Azgın, hükümetin pandemi sürecinde her 2-3 günde bir yeni karar almasının doğru olmadığını belirterek, hükümetin bu şekilde halkı yorduğunu  belirtti. Azgın, “Hükümetin yapmış olduğu açıklamalara bakıldığında bir karar alıyorlar ve akabinde farklı bir karar alınıyor. Tek bir karar üzerinde  yürüyemediklerini her zamanki gibi görüyoruz. Hükümetin  karar alırken zorlandığını bir çok kez gördük”dedi.

 

“Ülkede üzücü şeylerin yaşanmasının sebebi ülkenin yapısal ayıbıdır”

Azgın, ülkede sağlık alt yapısının olmadığını ifade ederek, çok üzücü şeyler yaşandığını da ifade ederek, bu yaşanılanlar KKTC’nin yapısal ayıbıdır”şeklinde konuştu. Azgın, pandemi sürecinde özel sektörün 1500 TL’lik katkıyı zar zor alabildiklerini belirterek, “mart ayında hükümet ekonomik paket açıkladı bu paketin adını da ekonomik tedbirler destek paketi olarak söyledi bunun içeriği tamamen tasarrufa yönelikti yani birilerinden kesmek amacıyla çıkarılan  bir paketti” dedi. Azgın, hükümetin 3 aylık sürede öngördükleri düzenlemelerin ve paketlerin yeterli olmadığını kaydetti.

 

“Ülkede adil bir sistem yok”

Azgın, “KKTC’de adil bir sistemin olmadığını bu süreçte gördük”diyerek, özel sektörde her gün yaşanan gasplar olduğunu belirtti. Azgın, “Ülkedeki kimse de buna karşı hiçbirşeysöyleyemiyor”dedi. Azgın, özel sektördeki çalışana devletin sahip çıkması gerektiğini söyleyerek, özel sektördeki hiçbir yatırımın yatmadığını vurguladı.

 

“Hükümetteki ortaklar artık birbirlerini istemiyorlar”

Azgın, hükümetteki ortakların birlikte devam etmek için birbirlerini artık istemediğini söyledi. Azgın, “3’lü koalisyon ile geçici bir hükümetolabilir.  Yada şu anki gibi küsmeli,kavgalı ve parçalı bulutlu şekilde devam edecekler”diye konuştu. Azgın, bu iki seçenekten başka bir seçeneğin de gözükmediğini belirterek, başka bir alternatifin de uzun süreli gitmeyeceğini belirtti. Azgın, 41 yılda 41 tane hükümetin değiştiğini söyleyerek, önümüzdeki dönemde UBP-YDP koalisyonunun da olabileceğini vurguladı.

 

“Türkiye ile imzalanan protokolün iyi bir şekilde incelenmesi gerekiyor”

Azgın, Türkiye ile mali protokol imzalandığını anımsatarak, Türkiye’den gelecek olan paranın ekonomik açıdan olumlu yansıyabileceğini belirtti. Azgın, Türkiye ile imzalanan protokolün incelenmesi gerektiğini ifade etti.

 

“Kıbrıslı Türkler eğer güçlü ve direnen bir toplum olmasaydı şuan maalesef olamayacaktık”

Azgın, Kıbrıs halkının güçlü ve direnen bir toplum olduğunu söyleyerek, “eğer bu kadar güçlü bir toplum olmasaydık şuan olmazdık”dedi. Azgın, 1974’ten önce yaşadıklarımızı unutmadan ve şimdiki dönemi de inkar etmeden varolma ve demokrasi mücadelesine devam edilmesi gerektiğini kaydetti.

 

“Hiçbir siyasi partinin artık mobilizasyon gücü kalmadı”

Azgın, siyasi partilerin artık eski siyasi mobilizasyon gücünün kalmadığını belirterek, eskisi gibi sokağa kitlesel inme refleksini de kaybettiğini belirtti. Azgın, farklı jenerasyonlardan dolayı siyasi partilerin eskisi gibi olmadığını ve halkın da siyasi partilere eskisi kadar güvenmediğini ifade etti. Azgın, halkın sokağa artık kendisinin indiğini ve siyasi partileri yanında istmediğini kaydetti. Azgın, eskiden partilerin  lokomotif olarak kitleyi alıp sürüklediğini belirterek, genelde  siyasete güvenin kırıldığı için artık  insiyatifi halkın aldığını söyledi.  Azgın, Halkın Partisi’nin hayal kırıklığı yarattığını belirterek, memleketimizin değerinin bilinmesi gerektiğini, eski huzurun ve güvenin biran önce sağlanması gerektiğini belirtti.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kriz var hükümet yok!
Kriz var hükümet yok!
Narkotikten “Balyoz” operasyonu
Narkotikten “Balyoz” operasyonu