İŞSİZLİK VE TAHRİBAT ARTTI

İŞSİZLİK VE TAHRİBAT ARTTI

Editor: YeniBakış Editör
05 Mayıs 2021 - 09:23
Reklam

Ekonomist Okan Veli Şafaklı, “tasarruf” adı altında emekçinin haklarının kesildiğini belirterek,  kamuda alım gücünün düşürülmesi ile birlikte geleceğe dönük tedirginliğin söz konusu olduğunu söyledi.

Pandemi döneminde yardım adı altında 1500 TL gibi komik rakamların verildiğini ifade eden Şafaklı, ekonomideki toplam talebin artmasına karşın işsizlik ve ekonomik tahribatın da arttığına vurgu yaptı.

“Kriz masası kurmadan ekonomiyi nasıl yöneteceksiniz?” diye soran Şafaklı, Devlet Planlama Örgütü müsteşarının çirkin pazarlıklar ile bağımsız milletvekillerini UBP’ye empoze ettiğini, geçen haftalarda bir müsteşar atandığını söyledi. “Bu kişi daha önce Devlet Planlama Örgütü’nde hiç çalışmamıştır” diyen Şafaklı, “İstatistik Kurumu’nun başkanı ise uzman değildir” ifadelerini kullandı.

Kriz masası ile birlikte ekonomiye teşhis konulması gerektiğinin altını çizen Şafaklı, bu dönemde ekonomiye canlılık verme adına yatırımların sağlanmasının önemine değinerek, “Bizim Cumhurbaşkanı Sarayına değil, Başbakan’a ihtiyacımız var. Burjuva ile siyaset arasındaki çıkar ilişkisi artık ülkeyi tıkadı” dedi.

 

Esengül AYKAÇ

Pandemi öncesi ve sonrasında yaşanan ekonomik sorunları değerlendiren Ekonomist Okan Veli Şafaklı, pandemi öncesinde de yine kendi kendimize yetmeyen ekonomimizin olduğunu ifade etti. Yapısal reformlara ihtiyacımızın olduğundan söz eden Okan Veli Şafaklı, pandemi sonrasında bu sorunların daha fazla depreştiğini kaydetti. Bu sorunların pandemiye özgü sorunlar olmadığını anlatan Şafaklı, ülkenin yapısal sorunlarının altını çizdi.


“Kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması gerek”

Ülkenin kendi ekonomisini yürütebileceği bir ekonomisinin olmadığından söz eden Şafaklı, Türkiye’den alınan katkıların yanı sıra yerel kaynakların artmasının sağlanması yönünde planların yapılması gerektiğini belirtti. Şafaklı, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması, vergi kaçakçılığının önüne geçilebilmesi için ciddi bir vergi reformu, vatandaşa hizmet eden ve yolsuzlukları minimize eden kurumsal yönetime bağlı şeffaf bir kamu düzeni gibi ihtiyaçlara geçmişte de şu anda da ihtiyacın olduğunu kaydetti.


“Yönetime güçlü bir iktidar gelmesi ve projelerin istikrarsızlığı hala sürüyor”

Pandemi öncesinde yönetimde istikrarsızlığın olduğunu ifade eden Şafaklı, yönetimde istikrarsızlık, parlamenter sistem ve devlette kaliteli sistemi bertaraf eden yapının hala sürdüğünü söyledi. Hükümet değiştiğinde müsteşarların da değişmesini eleştiren Şafaklı, turizm ile ilgili bir sempozyum düzenleyen Ünal Üstel’in görevden ayrılması nedeni ile birlikte ardından müsteşarının da gitmesini olumsuz değerlendirdi. Yönetimdeki istikrarın bertaraf olması ile birlikte her 1,5 senede hükümet değişmesine karşın seçim yasasının da değişmesi gerektiğinden söz eden Şafaklı, yönetime iktidarın güçlü bir şekilde gelmesi ve projelerin de istikrarsızlığın hala sürmesini eleştirdi.


“Ulaşım ve eğitim askıya alındı”

Pandemi öncesinde olan bazı sorunların depreştiğine dikkat çeken Şafaklı, yükseköğrenim ve turizmin ülke ekonomisi adına bel kemiği rolünün üstlendiğini anlattı. Gelinen süreçte Yüksek Öğrenim ve turizmin yara alması nedeni ile birlikte ekonominin gelir kaynağında da ciddi bir soruna neden olduğunu ifade eden Şafaklı, Yüksek Öğrenimin %40 dolayında ekonomiye katkı sağladığını anlatarak Yüksek Öğretimin olmaması nedeni ile birlikte ulaşım ve eğitimin ise askıya alındığının altını çizdi.


“Kaynak akışı sağlanamadığı için ekonomi de daraldı”

Ülkeye ekonomik gelir getiren sektörlerin zincirleme bir şekilde art arda etkilenerek ülkeye ise bir getirisinin olmadığı bir hale dönüştüğünü söyleyen Şafaklı, ülke içerinde kaynak akışının olmaması sebebi ile ekonominin ise ciddi bir şekilde daraldığını kaydetti. Şafaklı, ekonominin daralması ile birlikte çağdaş ülkelerde olduğu gibi ülkeye kaynak aktarımı ve sektörel yardımların yapılması beklenirken kamu çalışanlarına yapılan artışında dondurulduğunu eleştirdi. 


“Ekonomideki toplam talebin artması işsizlik ve ekonomik tahribat arttı”

Ülke içerisinde tasarruf adın altında emekçinin haklarının kesildiğini anlatan Şafaklı, kamuda alım gücünün düşürülmesi ile birlikte geleceğe dönük tedirginlik yaratıklarına dikkat çekti. Sektörlere ciddi bir kaynak aktarımı yapılmadığını anımsatan Şafaklı, özel sektör çalışanları arasında işsizliğin ise alıp başını gittiğinin altını çizdi. Pandemi döneminde yardım adı altında 1500 TL gibi komik rakamların verildiğini anlatan Şafaklı, bu sefer de ekonomideki toplam talebin artmasına karşın işsizlik ve ekonomik tahribatın artmasına sebebiyet verdiğini vurguladı.


“Devlet tüm yatırımlarını bu dönemde yapması gerekiyor”

Genişleyici para ve maliye politikasının güdülmesi gerektiğinden söz eden Şafaklı, bunun çalışana ve vatandaşa kaynak aktarımı sağlanarak yapılabileceğini söyledi. Kamu maliyesinde ve ekonomide toplam talep için hükümet harcamalarının hızlandırılması gerektiğini anlatan Şafaklı, krizlerin yarattığı durumlarda ekonominin canlanabilmesi için kamu maliyesinin “Devlet tüm yatırımlarını bu dönemde yapması gerekiyor. Bunu yaparken tüm iş gücünün ülke içerisinde sağlanması gerektiğine dikkat edilmesi gerekir” dediğini kaydetti. Ülke içerisinde sağlanacak olan yatırımlar ile birlikte diğer sektörlerin de canlanacağı şekilde dinamizm yaratacak yatırım politikasının olması gerektiğinin altını çizen Şafaklı, örnek vererek konuya açıklık getirdi. Şafaklı, “Okul yaparken çalışan da yerli olacak, kazanılan tüm gelirle bu sayede harcanmış olacaktır. Malzemelerin alımların ülke içerisinde sağlanarak ülke içerisinde çarpan ekonomisi ile birlikte ülke ekonomisi daha da canlanacaktır” şeklinde konuşarak ülke içerisinde kaynak akışının sağlanamadığına işaret etti.


“Cumhurbaşkanı Sarayına değil Başbakan’a ihtiyacımız var”

Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkeye yapacağı tüm yatırımlarını başlatması gerektiğinden söz eden Şafaklı, bu dönemde ekonomiye canlılık verme adına bu gibi yatırımların sağlanmasının önemine değindi. Ülke içerisinde saray ihtiyacının olmadığını söyleyen Şafaklı, şu anda Başbakan’a ihtiyacımızın olduğunu vurguladı. Saray yapımının ülkeye belli başlı bir dinamizm sağlayabileceğine işaret eden Şafaklı, ekonominin dinamikleri içerisinde ekonomiyi ayakta tutan iki sektörden bahsetti. Ülkenin sanayisi olmayan sadece işlenmiş tarım ihracatı yapan ve ihracat-ithalatı %7’sini karşılamayan tarım ülkesi olduğumuzu ifade eden Şafaklı, ekonominin bel kemiği olan Yüksek Öğretime binaen ön görülü olarak Türkiye’de derdimizi anlatamadığımız ve onların bizi anlamadıklarına dikkat çekti.


“Türkiye’de artan vakalar şampiyonluğa doğru gidiyor”

50 bin aşı ile birlikte Yüksek Öğrenimin aşılanması gerektiğinden söz eden Şafaklı, Türkiye’de her geçen gün artan vakaların dünya şampiyonluğuna doğru gittiğini söyledi. Şafaklı, ülke içerisindeki Yüksek Öğrenimin aşılanması sağlanarak Türkiye’den gelecek olan öğrencilerin de aşılanması durumunda ülkede Yüksek Öğrenimin açılma imkanının doğacağını kaydetti. Ülkeye öğrenci gelişlerinin arması durumunda ülkenin de kurutulacağına işaret eden Şafaklı, ülke içerisindeki tüm vatandaşların aşılanması durumunda ise ülkeye turist akışının da sağlanabileceğine dikkat çekti.


“YÖDAK’ı sindiriyorlar”

Pandeminin iyi yöneltilmiş olmasına karşın şu anda ülke içerisindeki ekonomik sıkıntıların da konuşulmayacağını ifade eden Şafaklı, hala aşılama programında turizm ve Yüksek Öğretime öncelik verilmediğinin altını çizdi. Şu anda YÖDAK’ı sindirdiklerini anlatan Şafaklı, YÖDAK’tan kimsenin aşılanmadığına dikkat çekti. Ülkede bilinçsiz aşılanma yapıldığını vurgulayan Şafaklı, hiçbir şeyi devreye sokmadıklarını anlatarak gelinen aşamada 50 yaşına düştüğü yönünde açıklamalar yapılmasını eleştirdi.


“Kriz masası kurmadan ekonomiyi nasıl yöneteceksiniz?”

Ülke içerisinde kriz ile ilgili bir vizyonun olmamasını değerlendiren Şafaklı, devlette bulunan uzman kadroları ile birlikte alanında uzman kişiler ile bir kriz masasının oluşturulması gerektiğini kaydetti. Gelinen noktada devlette uzman denilecek kişinin olamadığına dikkat çeken Şafaklı, “İstatistik Kurumu ve Devlet Planlama kurumu olup 2 tane hayati kurumumuz vardır. Devlet Planlama Örgütü müsteşarı çirkin pazarlıklar ile bağımsız milletvekillerini UBP’ye empoze ettiği geçen haftalarda bir müsteşar atandı. Bu kişi daha önce Devlet Planlama Örgütü’nde hiç çalışmamıştır. İstatistik Kurumu’nun başkanı ise uzman değil. Kriz masası kurmadan ekonomiyi nasıl yöneteceksiniz?” diye sordu.


“En son yapılan protokol tarihin en acemi protokoldür”

Ülke içerisinde pandemi ile ilgili kararların alınması gerektiğinden söz eden Şafaklı, ülke içerisinde ekonomi ile ilgili kriz masası olmadığı için devletin kadrolarının da emin olmadığını belirtti. En son yapılan protokollerde hiçbir uzmanlıkla ilgili olmayan tarihin en acemi protokolü olduğunu anlatan Şafaklı, yapılan protokolün ülkenin hiçbir sorununu çözmeyeceğini aksine mevcut uzmanlıktan yoksun bürokratların yaptığı protokol olduğuna dikkat çekti.


“Profesyonelce hazırlanmış protokol yerine uzmanlık taşımayan protokollerin artık bizlere bir faydası yoktur”

Ülkede kapsamlı kayıt dışı ekonomi olduğunu ifade eden Şafaklı, vergi reformu yerine gazinolardan, bet ofislerinden daha faza vergi alınacağına dair maddenin konulduğunu belirterek, “Kapsamlı resmin büyüğünü gören, profesyonelce hazırlanmış protokol yerine uzmanlık taşımayan protokollerin artık bizlere bir faydası yoktur” dedi. Kıb-Tek gibi enerjilerin yeniden yapılanmasına ihtiyacın olduğunu söyleyen Şafaklı, hala her gelenin ve gidenin yolsuzlukların konuşulduğu ülkenin yolsuzlukları önleyici ciddi yapısal reformunun olmamasını eleştirdi. Ülkede emek arzı ile talep arasında yapısal sorunlar olduğunu belirten Şafaklı, yabancı bürokrasiyi bezdirecek ve yolsuzluk ve usulsüzlüklere meydan verecek şekillendiğini anlatarak gelinen noktada ekonomik anlamda yapılan tek adımın gelecek yatırımların beklenmesi yönünde olduğunu söyledi.


“Kriz masası ile birlikte ekonomiye teşhis konulması gerekiyor”

Yönetimsel istikrarsızlıktan bahseden Şafaklı, her senede bir koalisyonlar ile seçime gidildiği takdirde hükümetin hiçbir zaman ciddi bir proje uygulamayacağına işaret etti. Kriz masası ile birlikte her kriz de bir fırsatında doğacağını söyleyen Şafaklı, kriz masası ile birlikte ekonomiye teşhis konulması gerektiğini vurguladı. Ülke içerisinde dezenfektan, maske veya kolonya şeklinde ürünlerin dünyaya satışının sağlanması durumunda krizin fırsata dönüşebileceğine işaret eden Şafaklı, krizlere bilimsel çözüm üretecek durumumuzun olmayışını kriz masasının olmayışı ile bağlantılı olduğunu kaydetti.


“Burjuva ile siyaset arasındaki çıkar ilişkisi artık ülkeyi tıkadı”

Teşhis konularak ne yapılması gerektiği ile ilgili genişletici politikaların güdülmesi gerektiğini belirten Şafaklı, bunun için kaynağın nerde olduğunu sorguladı. Kaynağın devleti yönetenler ve siyasetin finansmanından dolayı özerklik yaratılamadığını ifade eden Şafaklı, Türkiye’de Ak Parti’nin siyasi gücünün belli başlı güçlerden ayrıştırarak güç kazandığının altını çizdi. Ülkemizde siyaseti finanse ederken belli başlı çıkar gruplarına gebe kalındığı takdirde o kişiler üzerinde irade konulmayacağını söyleyen Şafaklı, yapılanın sadece vatandaş ve çalışan üzerinde sınırlı kalacağına işaret etti.

Devletin kesinleşmiş alacağı 500 Milyon vergi borcunun olduğunu ifade eden Şafaklı, “Bunu devlet olarak yasal yoldan almanın yöntemleri vardır ama kimse takip etmiyor. Eğer ki bu vergi borcunu almıyorsa bu sefer de aralarında çıkar ilişkisi var demektir. Devletimizi çürüten en temel sorunlarımızdan birisi de burjuva ile siyaset arasındaki çıkar ilişkisinin artık ülkeyi tıkamış oldu” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
KASTEN YAKTIKLARI İDDİA EDİLİYOR
KASTEN YAKTIKLARI İDDİA EDİLİYOR
İKİSİNİ DE KAPATINIZ!
İKİSİNİ DE KAPATINIZ!