“Kapılar kapanırsa aç kalırız”

“Kapılar kapanırsa aç kalırız”

Arasta esnafı Selver Kaya, “Geldiğimiz noktada halk artık mücadele ruhunu kaybetmiş, ülkeden gelecek umudunu yitirmiş ve geçim derdine düşmüştür”

Editor: Süperadmin
03 Ekim 2022 - 10:24
Reklam

Kaya: “Bizim neredeyse yerli halktan müşterimiz yok denecek kadar azdır. Bizi daha çok güneyden gelen Rumlar ve yine güneyden gelen turistler ayakta tutuyor. Onların sayesinde iş yapıyoruz. Bu kapılar kapandığı anda biz bittik diyebilirim.”

Kaya: “Rumlar en büyük müşterimizdirler. Onların ayağı bu taraftan kesilirse, inanın biz aç kalırız. Sadece çarşı esnafı değil, her yerde onlar var. Onların alış-verişi bu tarafın ekonomisine çok büyük katkı sağlıyor. Esnaf, marketler, benzinciler, gazinolar, oteller gibi.”

Kaya: “Göreve gelen her başbakan buraya ziyarette bulunup, kapıların yoğunluğuna bir çare üreteceğiz diye söz verdi. En son da Sayın Üstel buraya bir ziyarette bulunup, en erken zamanda bu sorunun giderileceği sözünü verdi. Ancak, ne böyle bir çalışma olduğunu gördük, ne de bir daha Başbakanı buralarda görmedik. Turizm Bakanı ise yıllardan beridir buralara hiç uğramadı.”

Kaya: “Ortada bir hükümet yok ki. Sadece maaş ödeyen bir hükümet var. Onlara sorsanız, bir tek maaş ödemekle iyi bir hükümet olduklarını iddia edecekler. Yol yok, hastane yok, sağlık hizmetleri yok, ilaç yok, elektrik yok, eğitim ticarete döndü. Yani ortada bir siyaset de yok aslında. Sadece çıkar ilişkileri var. Kontrolsüz, güvensiz bir yaşamımız var.”

 

Ceynur Pehlivan

32 yıldan beridir arastada esnaf olarak kendisine ait olan konfeksiyon mağazasını çalıştıran Selver Kaya, hem ülkenin hem de Arasta bölgesinin sorunlarını anlattı. Kaya, şu anda ülkede sadece maaş ödeyen bir hükümet olduğunu ve ülkedeki hiçbir sorunla ilgilenilmediğini belirtti. Pandemi döneminde devletin tek kuruşluk faydası olmadığını vurgulayan Kaya, “eğer Rumlar ve güneyden gelen turistlerin ayağı kesilirse bir biteriz” dedi. Selver Kaya, ülkenin gidişatının hiç de iyi olmadığını ve ülkedeki insanların birer birer göç etmesinden büyük mutsuzluk duyduğunu da sözlerine ekledi.

Selver Hanım, işleriniz nasıl gidiyor? Çarşının durumu nasıl?

Ceynur Hanım, pandemiden önceki iş yoğunluğumuz elbette ki artık yok. Ekonomik kriz ve pandemi, tüm insanlığı ve dünyayı etkilediği gibi bizi de etkilemiştir. Özellikle bizim ülkemizde ve esnafın durumunda çok gerileme olmuştur. Çünkü, pahalılıktan halkın alım gücü düşmüştür. Bizim neredeyse yerli halktan müşterimiz yok denecek kadar azdır. Bizi daha çok güneyden gelen Rumlar ve yine güneyden gelen turistler ayakta tutuyor. Onların sayesinde iş yapıyoruz. Bu kapılar kapandığı anda biz bittik diyebilirim.

Peki, pandemi döneminde devletten katkı aldınız mı?

Maalesef, devletten hiçbir katkı ya da yardım olarak nitelendirebileceğim bir para desteği almadım. 16 ay kadar kapalı kaldık. Ben kendi imkanlarımla internet üzerinden satış yaparak ve pazarlarda yer alıp satış yaparak ayakta durabildim. Bunun yanında çalıştığımız firmalar da çok anlayışlı çıkıp, ödeme için önceden yazılmış günü gelen çeklerimizi ötelediler. Bu konuda devletin yapamadığını onlar yaptı ve biz bu zorlu süreci karşılıklı dayanışma içerisinde atlattık diyebilirim. Çok şükür olsun, o günler geride kaldı. Şimdilerde az önce de bahsettiğim gibi Rumlar en büyük müşterimizdirler. Onların ayağı bu taraftan kesilirse, inanın biz aç kalırız. Sadece çarşı esnafı değil, her yerde onlar var. Onların alış-verişi bu tarafın ekonomisine çok büyük katkı sağlıyor. Esnaf, marketler, benzinciler, gazinolar, oteller gibi.

Selver Hanım siz sabahtan akşama kadar buradasınız. Kapılarda yığılma oluyor mu?

Ceynur Hanım, yıllardır burada kapılarda olan yığılma sorunu bir türlü giderilemedi. Göreve gelen her başbakan buraya ziyarette bulunup, kapıların yoğunluğuna bir çare üreteceğiz diye söz verdi. En son da Sayın Üstel buraya bir ziyarette bulunup, en erken zamanda bu sorunun giderileceği sözünü verdi. Ancak, ne böyle bir çalışma olduğunu gördük, ne de bir daha Başbakanı buralarda görmedik. Turizm Bakanı ise yıllardan beridir (5-6 yıl diyebilirim) buralara hiç uğramadı. Esnafın içine karışıp hal-hatır sormadı. Durum nedir diye bir tek ilgili ve yetkili buralarda görülmedi.

Peki, geçiş noktasına çok yakınsınız. Buralarda yaşanan sıkıntılar nelerdir?

En başta şunu belirtme isterim ki, burada çoğu zaman lağım kokusundan durulmuyor. Yani turist daha bu tarafa adımını atar atmaz, ilk olarak lağım kokusuyla tanışıyor. Hijyen konusunda bölge sıfır. Zabıtalar ara sıra uğrayıp çevre konusunda uyarıda bulunuyor. Ancak, onlar gider gitmez yine gördüğünüz gibi yolun içine kurulan masalardan dolayı, neredeyse yürümek için adım atacak yer kalmıyor. Sokak aydınlatması ve ışıklandırma çok yetersiz. Yıllardan beridir bu konu ile de ilgilenen yok maalesef. Belediyenin tuvaletleri ise çok berbat durumda. Belediye tarafından yapılmış, ancak işletmesi özele verilmiştir. Gelen turistten WC kullanım için 1 euro alıyorlar ama, durum hiç de sağlıklı ve hijyen değildir. Güvenlik de çok yetersiz. Yani yıllardır hep ayni sorunların içerisinde biz esnaf yoğrulup duruyoruz. Fakat sesimizi duyan bir yetkili yok. Bizi dikkate alan bir makam yok. Yine de şükrü dilimizden düşürmüyoruz. Ne yapalım!!!

Memleketin gidişatından ve hükümetin icraatlarından bir vatandaş olarak memnun musunuz?

Ortada bir hükümet yok ki. Sadece maaş ödeyen bir hükümet var. Onlara sorsanız, bir tek maaş ödemekle iyi bir hükümet olduklarını iddia edecekler. Yol yok, hastane yok, sağlık hizmetleri yok, ilaç yok, elektrik yok, eğitim ticarete döndü. Yani ortada bir siyaset de yok aslında. Sadece çıkar ilişkileri var. Kontrolsüz, güvensiz bir yaşamımız var. Gençler bir bir göç etmektedir. Hayat günden güne pahalı olmaktadır. Geçim derdi her vatandaşın sorunu haline gelmiştir. Vatanını seven ülkeyi bu hale getirir miydi hiç? Bunlar nasıl milliyetçi kesim ben anlayamadım. Ülkeyi bir kaosun içine sürüklediler. Öyle bir kaos ki, artık içinden çıkılması mümkün değil. Kendi ülkemizde azınlık durumuna düştük. Ben toplumu da anlamakta zorlanıyorum. Halen daha birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmek için neyi bekliyorlar? Bu konuda izlenimlerimi de aktarmak istiyorum. 74 sonrası savaştan ganimet kapıp zenginler türedi. Bir kısım da bu ganimete uzaktan baktı. Yıllar geçtikçe ülkede uygulanan siyaset ile, zaman içerisinde zengini daha zengin yaparken, orta halli vatandaşı da fakir duruma düşürdü. Taşıma nüfus ile asimile olduk ve azınlık durumuna düşürüldük. Geldiğimiz noktada halk artık mücadele ruhunu kaybetmiş, ülkeden gelecek umudunu yitirmiş ve geçim derdine düşmüştür. Çok üzülüyorum ülkenin durumuna ve gidişatı da hiç beğenmiyorum. Ama yine de umudumu kaybetmemeye çalışıyorum. Bana bu imkanı verdiğiniz için size ve gazetenize de çok teşekkür ediyorum. Umarım sesimizi birileri duyar ve gerçeğe uyanır.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • ÖZEL PEHLIVAN
    1 ay önce
    Bizler Türkler olarak ; yıllarca küçük büyük çalıştık, uğraştık ve kimselere muhtaç olmadan çok şükür yaşadık. ANCAK , yurt dışından gelenlerin tümünü de guzelim adamıza kabul ederek, her ulkenin ulke halkini da sorgusuz sualsiz guzelim adamiza alarak , cesit cesit ulke halkini , sirgusuz sualsiz içimize doldurdunuz..Tüm kabahat ; hükümet erkanına. Şimdi de kara kara düşününüz, bu işlerin içinden nasıl çıkabilirsiniz?????.Allah sonumuzu hayır getirsin inşallah...!!!!!!!!!!!
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Merkez Bankası kış uykusunda mı?
Merkez Bankası kış uykusunda mı?
Kara para aklamaya af yok
Kara para aklamaya af yok