İnternetin sakıncalarına dikkat!

İnternetin sakıncalarına dikkat!

Editor: Yeni Bakış Editör 3
19 Ağustos 2019 - 12:51 - Güncelleme: 23 Mart 2020 - 12:56

Psikiyatrist Dr. Mehmet Yağlı, teknolojik gelişmeyle birlikte dünyanın ve insanların bozulduğunu belirterek, insanların kendi dünyalarına çekilme, farklı düşünme, iletişimi sosyal medya üzerinden kurar duruma geldiğine dikkat çekti


Dr. Yağlı, internet üzerindeki bu tehlikenin bugünün ve geleceğin tehlikesi olduğuna dikkat çekerek, “önceden internet kullanımı ve medya bu kadar yaygın değilken birçok olaydan bilgi sahibi olamıyorduk. Bugün bir olay yaşandığında anında neredeyse dünyanın tamamı duyuyor. İzlenen bir video ya da okunan bir haber bir kişi için model olabiliyor” dedi


“Bugün Kıbrıs’ın kuzeyinde cinayet ve şiddet gibi olaylar arttı diyoruz ama 150 bin nüfusun olduğu bir yerde 800 binlere varan bir nüfus artışı ile karşı karşıyayız. Bu böyle 300 bin falan değildir. Kimin nerede ne yaşadığını, nereden nasıl geldiğini bilmiyoruz. Kim nerede hangi apartmanda kalıyor, ne yapıyor bilmiyoruz. Bizde bir ikametgah olayı bile yerine oturmuş değildir” şeklinde konuştu

Psikiyatrist Dr. Mehmet Yağlı, teknolojik gelişmeyle birlikte dünyanın ve insanların bozulduğunu belirterek, insanların kendi dünyalarına çekilme, farklı düşünme, iletişimi sosyal medya üzerinden kurar duruma geldiğine dikkat çekti. Yağlı, yalnızlaşan ve toplumdan uzaklaşan bireylerin patolojik yanlarını ve internetteki benzeri düşüncelerini gösteren insanların videolarını izleyerek etkilenmelerinin olası olduğunu belirtti. Yağlı, özellikle sosyal medya ve internetin davranışlara etkisi olduğunu ifade ederek, ekonomik sorunlardan dolayı kriminal olayların arttığı görüşüne katılmadığını söyledi. 

Ülkemiz dışında da kriminal olayların görüldüğünü belirten Yağlı, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde yılda birkaç kez okul basılması gibi bir takım terör olaylarının da görüldüğünü belirtti. Yağlı, IŞİD gibi terör örgütlerinin bile sanıldığı gibi Arap ülkelerinden insanların değil, Avrupa’da kendi dünyasında yaşayan, toplumdan uzak, farklı düşünen kişilerin bu saflarda yer almasıyla oluştuğunu belirtti. Mehmet Yağlı, bu gibi örgütler adı altında adam öldürüldüğünü, canilik yapıldığını ifade ederek, ancak buraya dahil olan kişilerin normal yaşamları incelendiğinde sesiz sakin bir yaşam sürdüklerinin görüldüğünü söyledi. 


“Teknoloji ruhsal durumu etkiliyor”

Yağlı, teknolojinin bir insanının ruhsal durumunu etkileyebildiğine dikkat çekerek, sağlıklı gelişim gösteremeyen insanların patolojik yanını besleyen düşünce ve eylemlere internet ortamında ulaşabildiğini kaydetti. Dr. Mehmet Yağlı, günümüzde çocukların mavi balina denilen oyundan nasıl etkilendiklerinin en bariz örnek olduğunu belirterek, birçok çocuğun bu oyunla intihar ettiğini söyledi. 

Yağlı, bu çocukların içinde bulundukları durumu ailelerin bile çoğu zaman fark etmediğini, derslerinde başarılı ve uyumlu olmalarına rağmen internet ortamındaki bu tarz oyunlardan nasıl etkilendiklerinin açıkça ortada olduğunu belirtti. 


“İzlenen bir video kişi için model olabiliyor”

Dr. Yağlı, internet üzerindeki bu tehlikenin bugünün ve geleceğin tehlikesi olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti, “önceden internet kullanımı ve medya bu kadar yaygın değilken birçok olaydan bilgi sahibi olamıyorduk. Bugün bir olay yaşandığında anında neredeyse dünyanın tamamı duyuyor. İzlenen bir video ya da okunan bir haber bir kişi için model olabiliyor. Bir dönem Türkiye’de haftada bir iki kez İstanbul’da Boğaz Köprüsü’nden atlayacak duruma gelen insanlar vardı. Başka yer yokmuş gibi bu haber yayıldığı anda arkası geliyordu. Ben o dönemler Türkiye’deydim ve bir grup psikiyatrist toplanmıştık. Basın mensuplarına yönelik bir kampanya başlattık. O dönemden sonra bu haberler daha iç sayfalardan verilmeye başlandı. Son dönemlerde Boğaz Köprüsü’nden atlayanı duymuyoruz.”


“Kimin nerede ne yaşadığını bilmiyoruz”

“Bugün Kıbrıs’ın kuzeyinde cinayet ve şiddet gibi olaylar arttı diyoruz ama 150 bin nüfusun olduğu bir yerde 800 binlere varan bir nüfus artışı ile karşı karşıyayız. Bu böyle 300 bin falan değildir. Kimin nerede ne yaşadığını, nereden nasıl geldiğini bilmiyoruz. Türkiye’de suç işleyenin kaçacağı ilk yer burasıdır. Çünkü burada bir kontrol olmadığı, bir takip sistemi olmadığı biliniyor. Kim nerede hangi apartmanda kalıyor, ne yapıyor bilmiyoruz. 

Bizde bir ikametgah olayı bile yerine oturmuş değildir.”


“Olay olmadan risk grupları tespit edilmeli”

Dr. Yağlı, kişiyi suç işlemeye iten etkenlerin başında genetik yapısı, çocukluğundan itibaren yaşadığı ortam, sorunlara karşı baş edebilme yeteneğinin olup olmadığının çok önemli olduğunu söyledi. Dr. Yağlı, bu gibi vakaları en aza indirmenin başında kontrolün geldiğini ifade ederek, olaylar oluşmadan önce risk gruplarının tespit edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bunun için denetimin önemli olduğunu söyleyeren Yağlı, risk faktörü oluşturan kişilerin eğitilmesi ve topluma kazandırılması ve de sosyalleştirilmesi gibi çalışmaların yapılması gerektiğinin şart olduğunu kaydetti. 

Dr. Yağlı, ülkemizde bu hızla artan kontrolsüz nüfusa karşı çalışma yapacak elemanın ve grupların olmadığını belirterek, devletin bunu oluşturacak gücünün de olmadığına vurgu yaptı. Yağlı, mutlaka nüfusun, kimin ne olduğunun bilinmesi gerektiğini belirterek, suç işleme potansiyeli yüksek veya suç işlemiş insanların Kıbrıs’ta rahatça başı boş hiçbir iş yapmadan dolaşmasını engellemek gerektiğini kaydetti. Bunun yanında sorunlu, risk grubu oluşturan ve sosyo-kültürel grubu iyi olmayan çevrelere destek olmak gerektiğini söyleyen Dr. Yağlı, bu gibi kişilerin eğitilerek meslek sahibi yapılmasının önemli olduğunu belirtti. Yağlı, “Bunların hiçbiri yapılmıyor. Sadece yakalayıp hapse atıyoruz” dedi.  


“Yurt dışından gelen ve değişen bir nüfus hakim”

Dr. Yağlı, bir süre önce Güney Kıbrıs’ta yaşanan ve toplumu sarsan seri cinayetlere bakıldığında 10 kadar kadının kayıp olduğunu belirterek, “bu kadar kadın kayboldu ama herkes işine devam etti. Rum tarafı neden bu hataya düştü?

 Çünkü onlarda da yurt dışından gelen ve değişen bir nüfus hakim. Bu kadar kişi nerede ne yapıyor diye merak eden olmadı.” diye konuştu.

 Yağlı, “Bu gibi vakaların zengin, varlıklı, eğitimli olmakla bir ilgisi yoktur, bu patolojiler hayatın her kesimindeki kişide karşımıza çıkabilir.” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kapalı sektörlerle ilgili açıklama
Kapalı sektörlerle ilgili açıklama
Baybars’tan kesinti açıklaması
Baybars’tan kesinti açıklaması