“KOKUŞMUŞ YAPIYA DUR DEMELİYİZ”

“KOKUŞMUŞ YAPIYA DUR DEMELİYİZ”

Bağımsızlık Yolu Dış İlişkiler Sekreteri Mustafa Keleşzade, içinde bulunduğumuz kokuşmuş yapının kaynağının artık çürümüş bir ceset noktasına geldiğini belirterek, bu sistemin halka artık vereceği bir şey kalmadığını söyledi

Editor: Süperadmin
14 Mayıs 2022 - 09:54
Reklam

Keleşzade, kurulan Üstel hükümetinin bir önceki hükümetin bıraktığı yerden devam edeceğini belirterek, “asgari ücretli sefalet koşullarında yaşayamaya devam edecek. Daha fazla özelleştirmenin yolları açılacak. Zamlar devam edecek” dedi

Keleşzade, tüm bu düzene karşı en çok örgütlenmesi gereken zamanda olduğumuzu belirterek, “halkın dayanacak gücü kalmadı. Şu anda bir öfke hakim, ancak bu öfkenin belli talepler etrafında siyasetin öznesi olan yapılar tarafından geliştirilmesi gerekir. Bizim bu konuda somut önerilerimiz var” diye konuştu

Keleşzade, asgari ücretlinin sefalet ücretinin altında bir ücret aldığını, siyaset kulislerinde hayat pahalılığının 6 ayda bir yansıtılmasının rafa kaldırılmasının konuşulduğunu belirterek, “biz bunun sadece kamuda uygulanması değil asgari ücretin en düşük kamu maaşına sabitlenerek hayat pahalılığı ödeneğinin de 6 aydan 2 aya indirilmesini zaruri görüyoruz” dedi

Keleşzade, pandemi döneminde herkes bedel öderken zenginleşmeye devam eden kesimlerin artık bedel ödemesi gereken zamanının geldiğini ifade ederek, sokakta olacak olan eylemlerle ilgili somut taleplerin olması gerektiğine vurgu yaptı. Keleşzade, somut talepler üzerinden sokağa çıkıp belli hedefler üzerinden bu çürümüş yapının halktan yana aktarılması gerektiğini söyledi

 

Yeni Bakış

Bağımsızlık Yolu Dış İlişkiler Sekreteri Mustafa Keleşzade, Yeni Bakış WEB TV’de yayınlanan Yaşamın İçinden programına katılarak gündemi değerlendirdi. Keleşzade, Cumhurbaşkanlığı önünde gerçekleştirdikleri sokak eyleminin amacının Ersin Tatar’a bir şeyleri hatırlatmak için olduğunu belirterek, bu dönemde Türkiye’deki festivallere katılmak dışında ne yaptığını sorduklarını söyledi. Keleşzade, KKTC’nin tanıtılacağının söylendiğini, bugüne kadar bunun denenmemiş bir şey olduğunu belirterek, bunun sorulduğunu ayrıca ekonomik krizden kaynaklı asgari ücretin de bir sefalet ücreti haline geldiğini hatırlattıklarını kaydetti. Keleşzade, KKTC’yi tanıtmak diye egemen eşitlikten bahsedilen safsatalara kendilerinin dahi inanmadığını, sırf seçim döneminde bunların söylendiğini belirtti. Keleşzade, “Ne yaparsan yap bu halk seni siliftardan indirmeyi bilecektir” diyerek, bizden bir saat önce hayvancılarında bir eyleminin söz konusu olduğunu kaydetti. Keleşzade, normalde bir eylemde gözaltı olmazken gübre döküldüğü için gözaltı olmasının bu rejimin çürümüşlüğünün göstergesi olduğunu kaydetti. Keleşzade, çürümüş bir cesettir tanımının içinde bulunduğumuz rejimin halkına hiçbir şey vat edemeyen daha fazla sefalet, daha fazla yoksulluk dışında bir şey vaat edemeyen bir sistemin söz konusu olduğunu belirtti. Keleşzade, sistemi oluşturan güçlerin birbirleri ile çatışma dışında bir şey yapamadığı bir kokuşmuş yapının hakim olduğunu söyledi. Keleşzade, bu kokuşmuş yapının kokusunun da kaynağının da artık çürümüş bir ceset noktasına geldiğini belirtti. Mustafa Keleşzade, bu sistemin halka artık vereceği bir şeyin olmadığını belirterek, halktan yana bir yapının oluşturulması gerektiğine vurgu yaptı.

 

“Biz bağımsızlık yolu olarak meclise girmiş olsaydık eğer buradan çekileceğiz noktasında olmazdık”

Keleşzade, sine-i millete dönmeyi ortaya koyan partilerin ve bu konu üzerinden bu yapıları birileri meclise sokarken halkın faydasına olacak diye bir algının olduğunu söyledi. Keleşzade, bu sistem içinde bir şeyleri değiştirebilmenin mümkün olmadığını söyleyerek, hükümet olmakla iktidar olmanın aynı şey olmadığını kaydetti. Keleşzade, muhalefet olarak iktidarı ele geçirmenin mümkün olduğunu ifade ederek, “biz bağımsızlık yolu olarak meclise girmiş olsaydık eğer biz buradan çekileceğiz noktasında olmazdık. Çünkü biz bunun bilinciyle oraya girilmesi gerektiğini söyledik. Ancak bugün sine-i milleti vurgulayan yapılar milletvekilliği koltuklarında oturarak bir şeyleri değiştirecekleri algısıyla gittikleri ve şu anda bunu yapamadıkları için bu tartışmayı önümüze koyuyorlar” diye konuştu.

 

“Ne kadar saldırganlaştıklarının bir göstergesi”

Keleşzade, TDP Genel Başkanı Mine Atlı’nın Cumhurbaşkanın Tatar ile ilgili açıklamasında vatan haini demesi üzerinden bir suç duyurusunun yapıldığını belirterek, bunun ifade özgürlüğüne yönelik yapılmış bir hakaret ve taciz durumu olduğunu söyledi. Keleşzade,  böylesi bir durumun kabul edilebilir olmadığını belirterek, Tatar’ın Türkiye’deki abilerine şaklabanı olduğu kişilere özenmesinin bir sonucu olduğunu söyledi. Keleşzade, güç gösterisi gibi görünün bu unsurların aslında ne kadar zayıfladık sonra ne kadar saldırganlaştıklarının da bir göstergesi olduğunu belirtti. Keleşzade, “Biz Mine Atlı ile dayanışmamızı belirtiyoruz” diyerek, özellikle rejimin bu denli saldırganlaştığı dönemlerde dayanışmanın en çok gerekli olduğu alanlar olduğunu söyledi.

Keleşzade, UBP’ye yapılmış olan bir müdahalenin söz konusu olduğunu belirterek, “UBP’ye yönelik bugün bir müdahale olmamış olsaydı UBP’nin yapacakları değişecek miydi?” diye sordu. Keleşzade, bu soruya verilecek olan yanıtın hayır olduğunu ifade ederek, UBP’nin hep halk düşmanı politikalar uygulamakta olduğunu söyledi.

 

“Asgari ücretli sefalet koşullarında yaşayamaya devam edecek. Daha fazla özelleştirmenin yolları açılacak”

Keleşzade, kurulan Üstel hükümetinin bir önceki hükümetin bıraktığı yerden devam edeceğini belirterek, bunun şu anlama geleceğini söyledi, “Asgari ücretli sefalet koşullarında yaşayamaya devam edecek. Daha fazla özelleştirmenin yolları açılacak. Zamlar devam edecek. Bu nedenle bizlerin en çok örgütlenmesi gereken zamanlardan birindeyiz. Halkın dayanacak gücü kalmadı. Şu anda bir öfke hakim ancak bu öfkenin belli talepler etrafında siyasetin öznesi lan yapılar tarafından geliştirilmesi gerekir. Bizim bu konuda somut önerilerimiz vardır.”

 

“Hayat pahalılığı ödeneğinin 6 aydan 2 aya indirilmesini zaruri görüyoruz”

Keleşzade, asgari ücretlinin sefalet ücretinin altında bir ücret aldığını, siyaset kulislerinde hayat pahalılığının 6 ayda bir yansıtılmasının rafa kaldırılmasının konuşulduğunu belirterek, “biz bunun sadece kamuda uygulanması değil asgari ücretin en düşük kamu maaşına sabitlenerek hayat pahalılığı ödeneğinin de 6 aydan 2 aya indirilmesini zaruri görüyoruz” diye konuştu. Keleşzade, pandemi döneminde herkes bedel öderken zenginleşmeye devam eden kesimlerin artık bedel ödemesi gereken zamanın geldiğini ifade ederek, sokakta olacak olan eylemlerle ilgili somut taleplerin olması gerektiğine vurgu yaptı. Keleşzade, somut talepler üzerinden sokağa çıkıp belli hedefler üzerinden bu çürümüş yapıyı halktan yana aktarılması gerektiğini söyledi. Keleşzade, gerçekten çürümüş bir ceset yapısının hakim olduğunu söyleyerek, bu tarz eylemlerin özellikle bu dönemde hayati önem taşıdığını kaydetti.

 

“Bize diyorlar ki sizin farkınız ne?”

Mustafa Keleşzade, insanların geçmişte siyasi partilerden kaynaklı yaşadıkları kuyruk acılarından dolayı bugün örgütlenmenin zorlaştığını söyleyerek, “özellikle bağımsızlık yolunun söyledikleri doğru bulunuyor ama diyorlar ki geçmişte de güzel şeyler duyduk. Sonra onlar meclise girdi hükümete geldi hiçbirini yapmadı. Bize diyorlar ki sizin farkınız nedir? Bu bizim örgütlenmede karşılaştığımız en büyük sorunlardan birisidir” dedi. Keleşzade, bağımsızlık yolunun vaadinin sadece mücadele olduğunu açıklamaya çalışmakta olduklarını kaydetti.

 

“İş ve güç birliğine her zaman açığız”

Keleşzade, iş ve güç birliğine her zaman açık olduklarını vurgulayarak, Bu Memleket Bizim Platformu içinde olduklarını, sokakta gerçekleşecek eylemlerle ilgili sürekli ortaklaşmayı arayan bir siyaset olduklarını dile getirdi. Keleşzade, her zaman sokakta iş, güç ve eylem birliği olarak adım atma noktasında hareket ettiklerini belirterek, bugünden sonra da bu çerçevede hareket etmeye devam edeceklerini kaydetti. Bağımsızlık Yolu’nun bütün seçimlere yalnız girdiğini söyleyen Keleşzade, bunun bir tercih değil zorunluluk olduğunu kaydetti.

 

“Fakirleşme arttığı oranda suç oranı da artar”

Keleşzade, toplumda fakirleşme arttığı oranda suçun da arttığını belirterek, Kıbrıs’ın Kuzeyinde inşaatlarda çalışmak için Türkiye’den emekçinin getirildiğini söyledi. Keleşzade, Pakistan gibi daha ucuza çalışacak ülkelerden insanların geldiğini belirterek, “bu gelen kişiler toplumun en alt tabakasını oluşturdukları için hapishaneleri dolduran unsurlar oluyor. Toplumda fakirlik arttığı oranda hapishanelerde de doluluk oranı artıyor. Biz en başından beri söylüyoruz, kimlikle gelişler kaldırılmalıdır. Üniversitelerin öğrenci diye getirdiği ve tek bir derse dahi girmeden çalışan olarak gelen kişileri devletin denetleyeceği bir mekanizmanın oluşması gerekiyor” diye konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Akaryakıta zam geliyor
Akaryakıta zam geliyor
Polisin tutuklu kadınla hücrede ilişkiye girdi iddiası
Polisin tutuklu kadınla hücrede ilişkiye girdi iddiası