Sen kimin bakanısın ?


Son günlerde ülkemizde cidd anlamda bir Tahsin Ertuğruloğlu faciası yaşanıyor. UBP-DP Azınlık hükümetinin Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Ertuğruloğlu’nun kullandığı uslup toplumun büyük çoğunluğunun tepkisini toplarken, bakanın şakşakcısı olduğu her hallerinden belli olan bir grup ise medya üzerinden sürekli Tahsin Ertuğruloğlu’na gaz vererek kurumlar arası gerginlikten nemalanmaya çalışıyorlar.

***

Tahsin Ertuğruloğlu’nun son bombası dün meclis kürsüsünden Cumhurbaşkanı Akıncıya yönelik “Sizin cumhurbaşkanınız” oldu. Her fırsatta başta Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve muhalif kişi veya kişileri ruma hizmet etmekle suçlayan Ertuğruloğlu aslında Sn Akıncı’yı kendince ötekileştirirken bu ülkenin yüzde 62’sinin Sn Akıncıya oy verdiğini unutarak halka hakaret etmekte. Oysa Dışişleri Bakanının hükümeti yüzde 50’yi bile elde edemediği yapısıyla 4 koltuk değneği pozisyonundaki vekilin desteğiyle orada oturabilmekte.

***

Devletinin başındaki şahsiyeti bile aşağılamaya çalışmaktan kendini alamayan Ertuğruloğlu’nun bu ruh yapısına birinci elden müdahale etmesi gereken isim olarak  Başbakan Hüseyin Özgürgün her zaman olduğu gibi “Sin da gulle geçsin” mantığıyla ortalarda pek görünmemekte. Hükümet içinde sürekli savaş tamtamları çalan ve kendi gibi düşünmeyen kişi veya kişilere hakretler yağdıran Tahsin Ertuğruloğlu’nun söylem ve eylemleri ülkedeki iç barış ve huzuru dinamitlemek bir yana Kıbrıs konusunda olası bir uzlaşının da önüne duvar örmekte.

***

Tahsin Ertuğruloğlu’nun önce Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı ardından ise Dışişleri Bakanı olarak ülkeye verdiği zararlar tüm çıplaklığıyla ortada duruken, Ertuğruloğlu çıkıp özür dileyip istifa etmek bir yana daha da agresifleşerek sağa sola saldırmaktan kendini alamıyor.  Tahsin Ertuğruloğlu’nun özellikle Ercan Havaalanı konusunda devleti uğrattığı zararlar bir kez daha meclise yansıyan raporla su yüzne çıkarken meclsi kürsüsünden yapmaya çalıştığı savunma ise tam bir siyasi pişkinlik göstergesidir. Genellikle nedre ve neyi temsil ettiğini unutup tam bir Rambo kıvamıyla olaylara yaklaşan Ertuğruloğlu sıkıştığı anlarda ise kullandığı ifadelerin hükümeti değil de şahsını bağladığını belirterek kendini aklamaya çalışıyor.

***

Takındığı kabadayı edasıyla siyasi uzlaşı kültürünün de canına okuyan Ertuğruloğlu, Dışişleri Bakanlığı makamına oturduğu günden itibaren ise Güney Kıbrıs’a karşı takındığı tavırla müzakere sürecini proveke etmek için elinden geleni ardına koymadı. Ertuğruloğlu’nun son marifetlerinden biri olan Kuzey’de yaşayan rum ve maronitlere yönelik yardım paketlerinden vergi alınması yönündeki hamlesi bırakın iyi komşuluğu insani değerleri bile yerle bir eden bir hareket olarak tarihe geçti.

***

Zaman zaman bir nefer olarak eline aldığı silahla dağa çıkıp KKTC’yi rumlara ve barış isteyenlere karşı savunan Ertuğruloğlu’nun, zaman zaman ise Güney Kıbrıs açıklarında Doğalgaz arayan Uluslararası firmaları bombalamaya yeltenmesi nasıl bir ruh hali içinde olduğunu ortaya koymakta. Ertuğruloğlu’na tavsiyemiz boş boş konuşacağına ya tüfeği alıp dağda devrim yapması ya da nerden bulacağını eminiz ki kendinin iyi bildiği füzeleri alıp da hem Güney’i hem de oralarda doğalgaz arayan uluslararası şirketleri bombalamasıdır. Bu işler böyle meclis kürsüsünden sarf edilen boş laflarla olmaz. Şaka bir tarafa

 her konuşması ve davranışıyla başta partisi UBP olmak üzere ülkeye de büyük zararlar veren Tahsin Ertuğruloğlu’nun bir an önce görevden alınması hem kendi ruh sağlığı hem de ülke menfaatleri açısından gerekli ve zaruridir.