İyi, Kötü ve Çirkin


Belli ki CTP ile UBP liderleri arasında “Hodri meydan”larla şekillenen erken seçim tarihi azınlık hükümetinin ortağı Başbakan Yardımcısı ve DP liderli Serdar Denktaş’ı sinirlendirmiş. En azından Denktaş’ın açıklamalarından bunu anlamak mümkün. Denktaş bu konuda pek de haksız sayılmaz aslında. Daha birkaç gün önce kolasiyonun büyük bir uyum içinde ve herhangi bir sıkıntı yaşamadan adeta ülkeyi ekonomik anlamda uçurduğunu söyleyen hükümetin başı Özgürgün değil miydi?.

***

Aynen öyleydi. Ancak Denktaş’ın bilmediği bir şey Başbakan Özgürgünün’ün  kolay gaza gelen yapısı ve etrafındaki şakşakcılarından aldığı “Hücum” komutuyla Erhürman’ın “Hodri Meydan”ına kayıtsız kalamayacağıydı. Nitekim öyle de oldu ve UBP’nin 42. Kuruluş Yıldönümünde kalabalığı karşısında gören spor adamı başbakan “Nasıl olsa Erhürman beni tutamaz” diyerek,  erken seçim çağrısına balıklama atladı. Bu atlayış sırasında da aklına ne ortak geldi ne de Denktaş.

***

DP Lideri Denktaş başından beri partisinin hükümet ortağı olmasına karşın ne kadar kan kaybettiğinin farkında olan bir lider olarak sürekli mali politikalardaki istikrarı öne sürerek seçimi öteleme yoluna gitti ve bunu da normal seçim tarihi olan 2018 Temmuzuna kadar götürebileceğini düşledi. Burada Denktaş’ın hesaba katmadığı ise  UBP Lideri ve aynı zamanda ortağı Özgürgün ve partisinin  yapı olarak koalisyonları pek sevmediğiydi. UBP kurulduğu günden beri ülkeyi yalnız başına yönetme sevdalısı bir parti ve bu gelenek de değişmeden sürüyor.

***

 Serdar Denktaş’ın bunu ne denli bildiğini bilmiyoruz ancak UBP’nin son 3-4 aydan beri resmen seçim startını verdiğini sağır sultan bile duydu. Parti içindeki kazanlar öylesine kaynamakta ki, Özgürgün bu ateşi bastırmaya denese  kendi kafasını yeme riskine girmiş olacak. İşte tam da bu koşullarda aslında CTP Genel Başkanı Erhürman’ın  seçim resti Özgürgün için bulunmaz bir fırsat oldu ve Hüseyin Özgürgün bu pası büyük bir şova dönüştürecek şekilde  partisinin kuruluş yıldönümünde arkasına aldığı kitlenin önünde yaptı.

***

Serdar Denktaş’ın  dün yaptığı seçim değerlendirmesinde kullandığı  “UBP ve CTP liderlerin sorumsuzca başlattıkları karşılıklı söz düellosu etrafında şekillenmiş olan ortam sonrasında 2018 Ocak ayında bir seçime gidilmesi artık kaçınılmaz olmuştur” ifadeleri bir yerde üstü kapalı bir kullanılmışlığın bir ifadesidir  aslında. Denktaş ve partisi son birbuçuk yıl boyunca UBP tarafından kullanılmış, Başbakan Özgürgün’e yönetilen eleştiriler karşısında kendini Donkişot misali ortaya atan Denktaş. Siyasetin cilvesine yenik düşmüş ve ortağı tarafından en kritik aşamada yalnız bırakılmıştır.

***

UBP açısından baktığınızda Özgürgün partisinin önümüzdeki yarıştan çok daha güçlü çıkacağını hesaplarken ortak Denktaş’ın partisi için seçim analizleri böyle grülmemekte. Özetle  öyle veya böyle  seçim tarihi 7 Ocak 2018 olarak meclisin 2 büyük partisi tarafından bir uzlaşı şeklinde belirlendi. Şimdi  siyasi kavga tam anlamıyla kızışacağı bir ortama taşınıyor. UBP  ve ağırlıklı olarak DP bu saatten sonra ellerinde tuttukları  siyasi nimetleri peynir ekmek gibi dağıtmaktan geri durmayacaklar. Geriye ne mali politikalar ne ülke ekonomisi, eğitimi, sağlığı ve vatandaşı kalacak. Bugünden sonrası kimin daha fazla ne dağıtacağı ve ne kadar oy alacağı üzerine şekillenecek. Hadi hayırlısı…