Polis dur derse durmayın, Ataoğlu'nu arayın


Yeni Bakış olarak yaklaşık bir haftadan beri Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’nun oğlu Aziz Ataoğlu’nun, Surlariçindeki bir eğlence mekanının çıkışında alkol kontrolü yapan polis mensuplarının “Dur” ihbarına uymayarak aracı üzerlerine sürdükten sonra gazetemizin hemen yanıbaşındaki Yenişehir ışıklarında yaptığı kazayı gündemde tutmaya çalışıyoruz.

*** 

Bunu yaparken ne Bakan Fikri Ataoğlu ne de oğlu Aziz Ataoğlu’na karşı ne bir husumetimiz ne de bir alıp veremeyeceğimiz var. Bizim gazete olarak derdimiz niye bir bakanın oğluna ülkede, hem de asayiş ve güvenliği sağlamakla görevli polis ve siyasi erk tarafından torpil geçilmesini sorgulamaktan öte bir amaç taşımamakta. Bu anlatılan olayı sıradan bir vatandaş yapsaydı şu an başına nelerin gelebileceğini varın siz düşünün.

*** 

Önce alkol kontrolü yapmaya çalışan polisin üzerine aracınızı süreceksiniz ardından ise o telaş ve panikle kırmızı ışıkta durmayarak bir başka vatandaşı canından etme girişiminde bulunacaksınız. Bununla da yetinmeyip karakola çağrılmanıza rağmen babanızın ve bazı sırtı kalın kişileri torpil olarak kullanıp Polis Genel Müdürünü de bu işin içine katıp hep birlikte kanun dışı bir işe imza atacaksınız. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte karakola gitmeyi kabul edeceksiniz, bu sefer ise alkol testi yaptırmayı reddedeceksiniz. Ne güzel bir ülke değil mi? Güzel ama size güzel. Yine tekrarlamak istiyoruz, bu hareketi sıradan bir vatandaş yapsa şu an nerdeydi eminiz ki bunun cevabının kodes olduğunu bilmeyen yok.

*** 

Ülkenin içinde bulunduğu durumun en küçük ama en önemli göstergelerinden biri bu anlatmaya çalıştığımız olay maalesef. Her geçen gün bizi içten kemirmeyi sürdüren bu adam kayırmacılık, torpil, amca dayı ilişkileri, devletin otoritesi ve güvenilirliğini yerle bir eden icraatlar, maalesef bu ülkede bir alışkanlık hatta otomatiğe bağlanmış bir yapıda ilerliyor. Devletin herhangi bir kademesinde görevli şahsiyetlerin kendilerini padişah yerine koyarak o yönde davranmaları artık bu ülkenin insanı tarafından tiksintiyle karşılanmaya başlandı.

*** 

Herşeyin bu kadar pervasız ve büyük bir cüretle yaşanmaya başlandığı bu ortamda vatandaşlarımıza çağrımız, bundan sonra kırmızı ışıkta durmayınız, her gece bir eğlence mekanına giderek olabildiğince alkol alıp yola çıkın ve karşınıza polis çıkacak olursa aracınızı görevlilerin üzerine sürerek yolunuza devam ediniz. Bu fiilleri yerine getirdikten sonra ise gidip evinize yatınız, sabah kalktığınızda ise karakola giderek herhangi bir alkol testi yaptırmayacağınızı belirterek, polisin gözünün içine bakarak Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’na telefon açınız. Telefon görüşmesinden sonra ise Polis Genel Müdürü Süleyman Manavoğlu’nun yanınıza gelmesini talep ediniz, geldiği andan itibaren ise hiçbir şekilde ifade vermeyeceğinizi söyleyerek, elinizi kolunuzu sallayarak oradan ayrılınız. Tüm bunları yaptıktan sonra ise size hesap sormaya çalışanlara Anayasanın eşitlik ilkesini hatırlatınız.

*** 

Şaka bir yana bu anlatılanları ne bu ülke ne de vatandaş hak etmiyor, ancak siyasi yapının ne kadar yozlaşıp rayından çıktığının sadece bir örneğini teşkil eden bu olay ne denli umutsuz bir vakayla karşı karşıya olduğumuzun en net göstergesi. Tüm vatandaşlarımıza kazasız belasız güzel günler dileğimizle…