Artık seçimle gider mi?


Nihayet Türkiye’nin gündeminde olan seçim de planlandığı gibi sonuçlandı. Erdoğan kazandı ama Türkiye halkları kaybetti. Bunun bütün sebebi muhalefet değil. Seçimi ısrarla isteyen, muhalefet değil iktidar. Erdoğan artık anayasanın tarif ettiği bir cumhurbaşkanı değil. O, fiilen hem AKP’nin başı hem de Türkiye'nin tek adamı, bütün yetkiler kendinde toplanmış bir padişah. 

Fiilen seçim yolu ile elde ettiği daha doğrusu gasp ettiği koltuğun bütün yetkilerini kendi elinde topladı. TBMM’ye, yürütme, yasama ve yargıya ait tüm yetkileri legal hale getirmek istedi ve elde etti. Türk tipi başkanlık istiyordu ve elde etti. Yani diktatörlük. Tarifi TDK yapıyor: “Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimseye diktatör” denir.

ERDOĞAN’DAN BAŞKA YETKİLİ KİMSE VAR MI?

Erdoğan’dan başka siyasi yetkili var mıydı ? Yoktu.

Erdoğan’dan başka konuşan var mıydı ? Yoktu.

Erdoğan’da konuşmaya  başladığı zaman neredeyse tüm kanalların canlı yayınladığı biri var mı? Yok.

Erdoğan’ın isteyip de yaptıramadığı bir iş var mıydı ? Yoktu.

Peki Erdoğan dışında birilerinin Erdoğan’ın rağmına yaptırabildiği bir şey var mıydı? Yok.

Yani karşımızda TDK’ya göre bir diktatör var.  Balkon konuşmasında ne demişti, Türkiye’nin yönetim sistemi artık değişmiştir. Kendini güvenceye alacak fiili durumun Anayasa ile garanti altına almadı mı? 

Yani Erdoğan geçmişte yaptıkları illegal işler olduğunun farkında olduğundan dolayı geçmiş hukuk cinayetlerini temizlemek için başkan olmak zorundaydı ve oldu.

ARTIK GİTMEYE NİYETİ VAR MI?

Evinize bir misafir gelse ama baksanız ki 5 bavul ve 10 çantayla gelmiş. Salona yerleşmiş. Kendine göre her şeyi şekillendiriyor. Bu görüntüden ne anlarsınız? Herkesin anladığını: Bu misafir gidici değil.

Erdoğan, Cumhurbaşkanı oldu Çankaya Köşkü’nü beğenmedi. Milyarlarca para harcayıp dünyanın en muazzam sarayını yaptırdı. Her bir köşesiyle özel olarak ilgilendi. ABD Başkanı Trump’ın beyaz saray’ı bile Beştepe’nin yanında minyatür kalıyor. İşte ona bütün bu imkan ve olanakları kendi seçmeni verdi. Bundan sonra açız, battık, iflas ettik diye kimsenin şikayet etme hakkı yoktur. Koltuğunu o kadar sağlama almıştır ki bundan böyle Erdoğan, AKP ve MHP gidici değil.

AKP SEÇMENİ GİDİŞE RAZI OLUR MU?

Peki diyelim ki bir olumsuzluk olsa ve Erdoğan gitmeye kalksa AKP buna hazır mı? Değil. Erdoğan çok değil üç gün kenara çekilse AKP diye bir parti ortada kalmaz. Parça parça olup dağılır.

AKP seçmeninin psikolojisine gelince… Muhal bir mucize yaratıldı, farz edelim demokratik bir seçim oldu ve CHP iktidara geldi. CHP iktidar olabilir mi? baksanıza seçim sonuçlarını YSK açıklamadan kendisi açıkladı ve zaferini ilan etti. Buna kim karşı durup direnişe eyleme geçti?

NE iNCE NE DE KALIN SESİNİ ÇIKARAMADI, KILIÇDAROĞLU DESENİZ KAYBOLUP GİTTİ.

Tüm rant kapılarına, devletin bütün gelir kaynaklarına çökmüş AKP kadroları, konumlarını kaybetmek, hayal dahi edemeyecekleri bir rant denizini kaybetmek istemedikleri için kapı kulu olmayı seçtiler. Bundan sonra ister istemez geriye de çekilemezler.     

NASIL GİTMEZ, NASIL BIRAKMAZ?

Peki, Türkiye’de artık seçim olacak mı? Seçim olacak tabi.

Tüm diktatörler seçime girerler. Ama sonuçlarını kendileri belirlerler.

Saddam seçim yaptığında sonuç az çok belliydi.

Çavuşesku her seçim yüzde 99 ile seçilirdi.

Özbekistan’da her seçimde Kerimov seçilirdi.

Hitler, milislerini eğitip silahlandırıyor sonra bağlılık yemini ettirip sokaklara salıyordu. Mussolini yönetimindeki Ulusal Faşist Parti’nin üyeleri üniforma giydirilmiş ve silahlandırılmış sivillerdi. Bu düzeni kurup artık her yana kök saldılar. Seçim yolu ile gideceklerini sanmam. Ha milletin canına artık tak deyip isyan eder mi? silaha sarılıp savaşa girer mi ? Ben bu milleti biraz tanıyorsam karısını, kızını feda eder ama kılını bile kıpırdatmaz. Bilmem anlatabildim mi?