Hükmedemeyen hükümetin halleri


CTP-UBP hükümetinin sonlanmasına neden olan TC-KKTC dayatma Ekonomik Protokol taslağının detayları basına da yansımadı ama bize gelen duyumlara göre önümüzdeki dönemini kapsayacak protokol taslağında başta KIBTEK’in üç parçaya bölünerek özelleştirilmesi olmak üzere kamu yönetimiyle ilgili birçok hassas konu var.

Ancak protokolün en geniş kesimi ilgilendiren en önemli noktasını EMEKLİLİK YAŞI ile ilgili Türkiye’nin beklentileri oluşturuyor. Erdoğan, AKP ve Ankara’nın ısrarlı talepleri arasında ‘EMEKLİLİK YAŞININ YÜKSELTİLMESİ’ yer alırken, talep edilen yaşla ilgili kısım müphem bırakılıyor.  OECD ve AB ortalamasından söz etmek üzere emeklilik yaşının 65’e çekilmek istendiği belirtiliyor. Ülkemizde emeklilik yaşı bundan 9 yıl önce yükseltilerek sosyal sigortalarda 60’a yükseltilmişti.

Türkiye’de ise farklı kurumlarda farklı uygulamalar olsa da, ortalama emeklilik yaşı 50 olarak uygulanıyor. Ancak her ne hikmetse Türkiye’de dahi uygulanmayan  bu maddelerin çoğunu yerli işbirlikçi hükümetler kanalı ile Kıbrıslıtürklere zorla uygulatmak istiyor.

TC-KKTC protokollerinde vergilerin artırılmasından kamu alacaklarına yeni ‘tecil cezası’ getirilmesine kadar birçok yeni uygulama da öngörülüyor. Daha bir müddet önce yazdığım bir yazımda belirttiğim gibi. Donumuza kadar alıp bizi donsuz bırakacaklar diye yazmıştım.

Türkiye vaktiyle kendisine İMF tarafından dayatılan bütün kötülük ve acı reçeteleri bir bir Kıbrıslıtürklere beş beterini dayatıyor. Geçmişteki CTP yukarıda sayılan maddelere karşı çıktığı için ekonomik protokolü imzalamadığı için UBP ile koalisyon hükümeti bozulmuştu. 

Geçmişteki CTP bunların hayata geçirilmemesi için sergilediği dik duruş nedeniyle bir çok kesimin desteğini almıştı. Şimdiki CTP’ye “Koltukta kalmak için bir çok ilkesinden ödün veriyor” haklı olarak suçlama ve eleştiri yapılıyor kendi üyeleri tarafından. Bu yüzden istifaların yaşandığı bize gelen bilgiler arasındadır.

Şimdiki CTP Erhürman başbakanlığında kurulan dörtlü koalisyon hükümeti artık sudan bahanelerle bozulmayacak diyorlar.  Kendi ağzından söylüyorum "yok öyle kolay kolay bırakıp kaçmak bu sefer" Sırf koltukta kalmak için Ankara'nın  istediği gibi her şeye “Evet” deyip o koltuklarda kalmaya devam edebilirler. Ama bilecekler ki her geçen gün sorunlar yaşayacaklar, kendi aralarında kavgalar çıkacak. O zaman yapacak bir şey pek yok.

***

MEMLEKET TUMBA.

Memleket uçurumdan aşağıya yuvarlanıyor, TUMBA etmiş, hurdaya dönmüş duruma getirilmiş ama “KKTC” nin yüce meclisinin muteber milletvekilleri o kadar çok çalıştılar ki uzun bir tatili hak ettiler. Kimisi yurt içinde kimisi de yurt dışında tatillerini geçirmekte, toplumun sorunlarını çözeceklerine dair söz ve yemin etmişlerdi, tümü de katmerli yalan söyleyip bir kez daha toplumu kandırdılar.

CTP  tabanı kaynıyor, Hükümet uygulama ve icraatlarına tepkiler çığ gibi büyüyor. yanlış kişilerin bürokrat olarak atanmasına öfke tavan yaptı. Türkiye ekonomik ve siyasi bunalımları nedeniyle artan döviz karşısında eriyen TL nedeniyle alım gücü yerlerde sürüklenen yurttaş isyan etme durumuna geldi. Bütün bunların sorumlusu olarak çaresiz kalan başbakan Tufan Erhürman hedef tahtası haline geldi.

UBP Kurultayı nedeniyle koltuk kapma yarışı içinde debelenirken allem gallem olmuş vaziyette. Tabanlarını adam yerine koyup da be uşaklar biz bu kötü gidişatı toplumsal bir seferberlik anlayışı içinde nasıl bertaraf ederiz anlayışı ile çalışacağımıza birbirimizi yiyoruz.

Hayat pahalılığı almış başını gidiyor. Yöneticiler market alışverişine çıkıp fiyatların hangi boyutlara ulaştığını görmez mi? Otomatiğe bağlanan akaryakıt fiyatları bir dert. Elektrikte halka atılan okkalı zam kazığından sonra bir de okkalı tüp gaz zammı katmerli kazık geldi. 

Et süt, zebze ve tarım ürünleri zamları eklenince yağlı, ballı oluverdi halka atılan kazıklar…   

Dedim ya kukla hükümet Türkiye kaynaklı TL nin tepe taklak yuvarlanması sonucunda yaşanan döviz patlamasına bir çare bulamadıklarını açıklayıp çaresiz olduklarını gösteriyorlar ya halk isyanlardadır.

Peki, halkının sorunlarına çare bulmaktan aciz olan dörtlü hükümet de diğer hükümetler gibi kukla değilse nedir? Zaten bütün üretici sektörler batmış duruma geldi. Peki be insannar ama yılan hikayesine dönen asgari ücretin belirlenmesinde yaşanan  bu usanç ve utanç verici uzatma hallerine de bir müdahale etseniz olmaz mı?