Sınırlarımız


Gündelik hayatımıza baktığımız zaman arkadaşlarımızla, markette çalışan bir kasiyerle, benzinlikte çalışan bir abi ile veya sürekli vakit geçirdiğimiz ailemiz içinde anne ve çocuk arasında, baba ve çocuk arasında, kardeşlerin kendisi arasında, anne ve baba arasında belli başlı sınırlarımız vardır.  Aile içerisinde bu sınırların olması ve her aile üyesinin bu sınırlara saygı duyarak yaşaması elbette ki çok güzel olacaktır. Fakat ne yazık ki geleneksel aile yapımızda çoğunlukla böyle bir durum söz konusu değildir.

Aile içerisindeki sınırlara ebeveyn veya çocuk fark etmeksizin tüm aile üyelerinin saygı duyması aile içerisinde sağlıklı ilişkiler olmasını sağlayacaktır. Bunun dışında bu sınırlar bize toplumda veya gündelik yaşantımızda nasıl davranmamız konusunda yol göstericidir diyebiliriz. Sınırlarımızın bizim kim olduğumuz konusunda belirleyici bir etkisi vardır denilebilir. Sınırlarımız katı, orta derece veya sınırsız şeklinde olabilirler. Çok fazla katı sınırlarımızın olması veya hiç sınırımızın olmaması da doğru değildir. Belli başlı sağlıklı sınırlarımızın olması gerekmektedir.

Sınırlarımızın olması biz bireyler açısından sağlıklı ilişkiler doğurur. Fakat sağlıklı ilişkiler doğması için sağlıklı ve geçerli sınırlarımızın olması gerekmektedir. Katı sınırlar içerisinde büyüyen bir çocuğun ilerleyen zamanlarda sağlıklı ilişkiler kurabilmesi sıkıntılı olacaktır. Bu kişiler kendilerine kimseyi yakınlaştırmazlar, hatta duvar örerler diyebiliriz. Karşılarındaki kişileri sürekli dinleyen taraf olurlar. Fakat bunun aksine sınırsız olmakta doğru değildir. Sınırsız kişiler bir başka kişinin evine kapıyı çalmadan girmek gibi davranışlarda bulunabilirler. Bunun dışında sınırsız olan kişiler başkalarının sınırlarına saygı duymaz ve kolayca ezip geçebilirler.

Sınırsız kişiler günlük hayatımızda, okulda, parkta, markette ve kafe gibi yerlerde bizim hakkımızı gasp edebilirler. Çünkü onlar sınırlara sahip değildir ve sınırın ne olduğuna dair bir bilgileri yoktur. İlişkilerimizin daha sağlıklı olabilmesi için, kendimizin daha kolay farkına varabilmek için sınırlarımızın olması önemlidir.

Bu sınırlar toplumda uyulması gereken kurallara uymamızı sağlar. Başka bireylerin haklarına ve sınırlarına saygı duyabilmemizi sağlar. Fakat sınır deyince akla “Sürekli hayır” demeliyim gibi gelebilir. Fakat sürekli “HAYIR” demek değildir. Gerektiği yerde “HAYIR” demektir diyebiliriz. Sürekli “HAYIR” demek veya dememek bizim sınırlarımızın oluşması açısından olumsuz etkiye sahip olacaktır. Dolayısıyla bu durumun seviyesini belirlemek ve ona göre davranmak daha doğru olacaktır. Unutmayalım sağlıklı sınırlar sağlıklı ilişkiler doğurur.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Hoşça kalın, sağlıcakla kalın…