Şirin görünmek için sağcısı solcusu sıraya girdiler


Felaket tellallığı gibi olmasın ama bugün yaşananlar yarın yaşanacak daha büyük ve ciddi gelişmelerin belki de kaosun habercisi olacak gibi karşımızda duruyor. Bütün gidişat ve işaretler bunu gösteriyor. Sosyal medyadaki ahlaksızca saldırı, tehdit, küfür ve hakaretlerin tamamı, malum bu adaya uzanan AKP'li trol ve paralı yeniçerilerinin marifeti ve eseri olarak hayata geçirildi.  

Sosyal medyaya yönelik olarak ortaya konan tehdit, "KKTC" meclisinde yasalaştırıldı ya topluma yönelik daha büyük ve ciddi bir saldırı hazırlığının içinde olunduğunu varsaymak yanlış olmaz.

Bu yüzden toplumun elinde bulunan, toplumun biraz olsun kendini özgürce ifade edebildiği sosyal medyaya yönelik bu tehditleri hafife almamak lazım. “Peki hesap ne, kumanda ile yönetilen bu hükümet ve ona bu yönde destek veren sözüm ona sözde sol muhalefet bilerek bu yasanın çıkmasına suç ortaklığı yaptı.

CTP Talat döneminden sonra, şimdiye kadar bu topluma yönelik hangi saldırıyı uygulamadı, ya da eksik bıraktı?  Bugün, pandemi sürecinde yaşanan sıkıntılar ortada dururken çözüm yönünde bir adım atılmayacak, ama fırsat bu fırsat,  daha kötü ne yapabilirdi ki...

Bu ve buna benzer yasaların devamı gelecek, buna bağlı olarak daha büyük bir tehlikenin yaklaşmakta olduğu varsayımı sorgulanabilir.  Ama dünyanın hiçbir yerinde ülkesini yönetenlerin kötülüğünün bir sınırı ve doyuma ulaşma noktası yoktur.

Otoriter, diktatör, baskıcı her yönetimin tahmin edilemeyecek kadar kötüleşebileceği, acımasız davranabileceği dünya tarihindeki felaketlerden bellidir. Türkiye ve bölgedeki gelişmelere baktığımız zaman süreç iyice kızışacak, bölge oldukça ısınacaktır.

Erdoğan rejiminin Suriye savaşına müdahil olmasına, Rojava işgal girişimine, Suriye'deki yerleşim alanlarına saldırısına, Libya ve Akdeniz’deki gerilimin bir parçası olmasına, içerideki her türlü siyasi darbeye, her gün ihtiyaçlarına göre yasa üzerine yasa çıkarmasına rağmen toplumun rızasını alamıyor, aksine toplumsal desteğini kaybediyor.

Erdoğan'ın bu saatten sonra saldırgan politikasından geri dönemeyeceğine göre, saldırıları da bir üst boyuta çıkarmayı, baskı ve zulümlerini katlanarak artırması tek çıkar yol olarak görüyor. Üstelik bir de iktidarını mutlaklaştırmak için önüne koyduğu 2023 gibi bir hedefi var.

Bir de tarihin toplumun bir devinimi, değişim talebi ve mevcut durumdan kurtulma istenci var.  Haliyle tek adam iktidarı 2023’e doğru siyasi hedeflerini tutturamayacağını bu konuda toplumsal destek alamadığını, toplumun değişim talebinin büyüdüğünü gördükçe agresifleşiyor, saldırganlaşıyor.

Türkiye çok kritik bir zaman dilimine girdi ve bugün yaşananların tamamı 2023 hedeflerine yönelik hazırlığın bir parçası. Ülke ya mevcut durumdan kurtularak Cumhuriyetin 100’üncü yılında daha demokratik ve özgür bir ülke olacak ya da bir çeşit otoriter sultanlığa tamamen teslim olacak.

İşte bugünkü hamleler bununla ilgili ve daha büyük bir toplumsal kaosun hazırlığı olarak cereyan ediyor. Kıbrıs, Akdeniz ve Libya’daki gerilim tırmandırılması, hiçbir çıkar yol kalmamışsa Türkiye’nin daha doğrudan bölgesel ve küresel bir çatışmanın parçası haline getirilmesi ve savaş üretme arayışı önümüzdeki çok büyük bir olasılık gibi duruyor.  İşte bütün bunlara itiraz edebilecek bütün kanallar şimdiden kapatılıyor.

BU ÜLKEDE BAŞARISIZ BİR HÜKÜMET VAR...AMA BİR O KADAR DA YETERSİZ MUHALEFET VAR.. O HALDE MECLİS İSTİFA ÇAĞRILARI YAPILIYOR... MECLİSTE İSTİFA EDECEK BİR YÜREKLİ VAR MI? ERDOĞAN REJİMİNE ŞİRİN GÖRÜNMEK İÇİN SAĞCISI SOLCUSU SIRAYA GİRDİLER - BAŞKA YOK MU?