Skandalar ve korsanlıklar adası


Daha iki hafta önce Türkiye'den Ercan havaalanına gelen bir özel uçağın yolcularının korona önlemlerini ihlal ederek lüks bir otele yerleştiğinin ortaya çıkması kriz yarattı. Kamuoyu halk sağlığı pahasına verilen özel izne tepki gösterirken, iktidardaki koalisyon içinde kriz yaşanmasına ve Turizm bakanının koltuğundan edilmesine sebep olmuştu.

 

Ne çabuk unutup olayları hasıraltı edip saklamaya çalışıyoruz, Pandemi, Kovid19 salgını nedeniyle adanın kuzeyinde geçerli olan karantina ve temel sağlık önlemlerinin çiğnenmesi Kıbrıs genelinde büyük yankıya neden konu güney basınına ve dış dünyaya da duyurulmuştu. Yaşanan bu gelişmeler sonucunda, Ulusal Birlik Partisi (UBP) – Halkın Partisi (HP) koalisyonunda da krize yol açtığı kriz ve sonuçları hala daha kamuoyunda tartışılıyor.

 

Evet "KKTC"denen bu korsan ada yarısında Türkiye’nin vesayetinde bir topal demokrasi var. Ülkedeki Türkiye Büyükelçisi, AKP Kıbrıs temsilciliği, Türkiye askeri birliğine bağlı olan güvenlik teşkilatı her şeyin üzerinde bir güce sahiptir.

 

Ama yine de her şeye rağmen karşımızda vesayet altında çalışan parlamenter bir sistemi, tam anlamı ile olmasa da korkusuz yayın yapan yarı özgür diyebileceğimiz bir medyası olan bir korsan ada yarısı var.

 

Kıbtıslıtürk Toplumu, aydın bir yapıya sahip olduğu için sosyal medyada, siyaseti, medyayı çok etkileyen bir yapımız var. Ülkeye yatırım yapacağı, turist getireceği söylenen büyük bir turizm şirketinin sahibine bile ayrıcalık yapılmasına tahammül göstermiyor.

 

Tepkisini şiddetli bir şekilde ortaya koyan yurttaşlar, Muhalefetin ve medyanın baskısıyla da bakan görevden alınabiliyor. Gazeteler ve televizyonlar, en sert ifadelerle hükümeti yerden yere vuruyor ama hiçbir gazeteci gözaltına alınmıyor, hakaret davaları açılmıyor.

 

Hükümetin atamak istediği bakan, Cumhurbaşkanı tarafından hakkındaki iddialar nedeniyle veto edilebiliyor. Kıbrıslılar bu skandalı ülkedeki kokmuş siteme, Türkiye’nin vesayetindeki parçalanan demokrasiye bağlıyor ve öfkeleniyor. Öfkelenmekte kaksız mılar?

***

 

Ülkemize yeni giriş yaptığı için birkaç günden beridir karantinada olan bir kişinin yapılan YKS sınavına hiçbir yetkili ve sağlık önlemi alınmadan girdiği iddia edildi. Bu iddia ve ya bir tanığın ortaya koyduğu gerçek, her ne ise, bu olay yaşanan Jet krizi kadar önemlidir.

 

 

Tüyler ürperten bu olayı bir tanıdık bir dostumuz sitem ederek şikayet ediyor, bu nasıl iştir anlaşılır gibi değil diyerek ekliyor, 2 gün üst üste yapılan YKS sınavına katılan bir genç 3 önce karantinaya alınmış  ve katıldığı sınavda kendisine hiçbir sağlık yetkilisi ve ya sağlık önlemi olmadan elini kolunu sallayarak sınava girdiğini ve ardından da sınav yerinden ayrıldığını söylüyor.

 

Bu konuda bilgi veren arkadaş, YKS sınavına giren kişinin birkaç gün önce ülkeye girdiğini ve karantinada olduğunu belirtti. Sınava giren kişinin sınav yeri olan Lefkoşa’daki Açık Öğretim Fakültesi’ne kendi imkanları ile geldiğini ve sınav bitiminin ardından da yine kendi imkanları ile sınav yerinden ayrıldığını söyledi.

 

Olayı tam bir sorumsuzluk örneği olarak yorumlayan arkadaşımız, karantinada olan bir kişinin yanında herhangi bir yetkili olmadan sınava nasıl girebildiğini merak ettiğini söyledi. Ülkede şu anda salgınla ilgili pozitif vakanın olmamasının insanlara ve yetkililere bir rehavet verdiğini belirten vatandaşımız, “uzun zamandır pozitif vaka çıkmaması bunun böyle devam edeceği anlamını taşımamalı.

 

Sınava giren gencimize söyleyecek bir lafım yok ancak yetkililerin daha dikkatli ve daha sorumlu davranarak, titizlikle önlem alarak bu gibi vakaları çok daha dikkatli izlemesi gerekiyor dedi. Arkadaş "KKTC" diye her yönü ile yalama, laşka olmuş bir kamu yönetimi olduğunu unutuyoruz. 

 

Tam da burada hatırlatmak isterim ki bu salgını adaya 2 Alman vatandaşı turist bir de Londra'da yaşayan ve adaya aile ziyaretine gelen bir yurttaşımız tarafından getirilmişti. Hatta Londra'dan gelen kardeşine gittiği misafirlik sırasında onu da bulaştırarak ölümüne de neden olmuştu.

 

O zaman soruyorum, Karantinada olan birisi, tutulduğu karantina otelinden tek başına çıkmasına kim neden nasıl izin verdi? Karantinada olan bu genç TAXSİ kiralayarak Lefkoşa'ya sınava geliyor. Katıldığı sınav sırasında gerekli sağlık tedbirleri alındı mı?

 

Açık Öğretim Fakültesi’nde sınava katılan bu şahsın karantina koşullarından sınava katılacağını okul idaresi biliyor muydu? Biliyor saydı, gerekli sağlık koşullarının alınmasını sağladı mı? Sınava katılan şahıs okula geldiği TAXSİ ile geri karantina oteline döndü. Bütün bu olup bitenlerden Sağlık Bakanlığı haberdar mı? Ben de bu yapıyı tanımazmış gibi davranarak amma sorular soruyorum ha, HALBUKİ BURASI SKANDALAR VE KORSANLIKLAR ADASI BİR YARIM VATANDIR...