Biraz da zenginlerden vergi alsınlar


Asgari ücretli her gün zorluk içinde sefalete mahkum olarak çalıştırıyor, sermaye sahiplerinin ise vergi borçları af çıkarılarak siliniyor. Yurttaşlar servet vergisinin alınması gerektiğini, bu vergiyle sağlanacak desteğin ihtiyaç sahiplerini bir nebze de olsa rahatlatacağını söylüyor.

Erdoğan tek adam iktidarının ada yarısındaki kukaları gerçeklerin üzerini örtmeye çalışsa da dört bir yanımızda yoksulluk derinleşiyor. İşsizler, ücretsiz izne çıkarılanlar, asgari ücretle aile geçindirmeye çalışanlar, kısacası yoksullar bu Pandemi döneminde yardıma muhtaç olduğu için bir defaya mahsus 1500 TL sosyal destek aldı.

İşte tam bu noktada önemli bir talep yükseliyor: Servet vergisi…

Bu düzen içinde havadan yaratılan milyonerlerden kesilecek yüzde 1,5’lik servet vergisiyle, binlerce yoksul aileye birkaç bin TL yardım yapılabilirdi. Yapmadılar... Biz de bu ülkede yaşayan emekçilere sorduk, bir dokun bin ah dinle.

Onlara, Böyle bir uygulama ocak ayından itibaren hayata geçirilirse hayatınızı nasıl etkiler? diye sorduk. Aldığımız yanıtlar, yurttaşların genel olarak servet vergisi talebine destek verdiğini gösteriyor. Bazı yurttaşlar ise hayat pahalılığı karşısında bu desteğin de yeterli olmayacağı düşüncesinde.

Zenginden alınsın garibana verilsin

Çalışanlar ekonomik olarak çok zor durumda olduğunu belirterek, zenginden alınsın, garibana verilsin. En azından karnımız doyar, diyor ve ekliyor, çok ağır şartlarda çalıştığını belirten gariban işçi, sabahtan akşama kadar canımız avucumuzda çalışıyoruz, salgından önce ekonomik sıkıntı yine vardı, sefalet vardı, şimdi bu salgınla birlikte her şey daha da kötü oldu.

Yaşam koşullarının giderek kötüleştiğini vurgulayan asgari ücretli, elektrik, su gaz, gıda hangi birine yetişeceğiz, aldığımız belli, Elektrik zaten otomatik olarak kesiliyor, gününde ödeme yapmazsam yine keserler. Çamaşırları da elde yıkıyoruz böyle zamanlarda, kışın zor oluyor tabi. Ama evde soba var. Bazen yakacağa denk geliyorum, alıp eve götürüyorum, soba için iyi oluyor.

Pandemi başlangıcında dağıtılan Sosyal yardımlardan yararlanamadığından yakınan işçi, şöyle devam ederek sitemini dile getiriyor “Bizim halimiz belli. Kime şikayet veya  itiraz edebilir ki. Yardım dediler 2 defa verdiler ama gördük başkalarının evine gıda yiyecek yığdılar. 

Geliniz eve gidelim evin içi bomboş, 4 çocuğum var. 2 çocuğum sözde okuyorlar pandemiden dolayı dönüşümlü okul olduğu için evdeler.  Duyduk bazı çocuklara tablet verildi dediler. Bizi kimse arayıp sormadı, kimse tablet filan vermedi. Gerçi verseler de bir şey fark etmez. Benim evimde internet yok. Hiç olmadı.

Yemekte domates yiyoruz

Marketlerdeki pahalılığına da değinen asgari ücret mahkumu son olarak şunları söyledi bize, “Akşama elde ne varsa onu yiyoruz. Makarna oluyor bazen pilav yiyoruz. Pazarda meyve sebze fiyatları adeta uçuyor, biz her şeyi alamayız. Bu kadar da olur mu? Zenginlerden alınsın bu vergi, garibana verilsin. Çok güzel olur diyor, haksız mı?

Zengin bir şey kaybetmez

Sabahları uğradığım simitçiye soruyorum servet vergisini, fakir zaten fakir. Zenginlerden alınıp fakirlere dağıtılsın tabii diyerek, zengin zenginliğinden bir şey kaybetmiyor sözleriyle savundu.

Ekonomik olarak biz hep sıkıntı yaşıyoruz ama idare etmeye alışkın olduğumuz için bir şekilde yaşıyoruz. Taşı sıkıp suyunu çıkarmaya çalışıyoruz. Şimdi zenginden böyle bir vergi alınır fakire verilirse en azından faturaların biri ödenir .

Her gün biraz daha yoksullaştıklarını söyleyen tezgahtar ise, maaşlara zam yok, asgari ücret belirlenmedi, peki ama neden her şeye zam yapılıyor diye soruyor. Asgari ücrete yüzde 5 - 10 zam geliyor, gıdaya yüzde 50-60, en azından sabit kalsın. En azından durum daha kötüye gitmemiş olur diye dert yanıyor.