Korona günlerim... (1)


ZATEN "KORONACIK " BİLE ŞAŞIRDI! 

Hatırlarsanız salgın bir yıl önce...
Çin'de “1 kişi” ile başlamıştı…

Şimdi geldiğimiz hale bakın…
O bir kişi, milyonları geçti, her yeri sardı, tüm dünyayı esir aldı!

Eskiden bunu“Coronavirus ”, diye yazıyordum. Ama artık oda aileden biri oluverdi …
“KORONACIK ”diyorum kendisine…

Yani arkadaşlar birtane virüsün gelip bütün dünya’yı esir alacağını söyleseler;

Buna kahkahalarla gülüp...
Bunlar çok filim izliyor diyecektim...
Ama oldu işte...
Olmayada devam ediyor...

Bu gerçeğin ta kendisi...

Bir sabah uyandığımda...

Bir şeyilerin yolunda gitmediği belliydi...

Kendimi normalden daha yorgun, hissediyordum...

Ben her sabah ne isterse olsun... Gülümseyerek uyanıyorum...

Ama o gün dediğim gibi çok farklıydı...

Dakikalar, saatler geçtikçe,  pilim tükenmiş gibi hissediyordum...

Sırtımdan, bacaklarıma doğru ağrılar giderek arttı...

Sürekli hapşırıyordum...
İlk aklıma gelen şey ise...

Halk dilinde söylenen paçavra mı oldum aceba...

Nefes alışım çok düzensiz ve korkutucuydu.

Astım hastası olduğum için  düşüncelerimde "CORONACIK" aklıma gelmemişti...

Çünkü bazı zamanlar nefesim kötüleşebiliyordu...

Hafif bir öksürük vardı ama sürekli değildi. 

Ertesi günü hemen internetten randevu alıp akşama "CORONACIK " testimi yaptırdım.

İşte kabus tamda orada başlıyordu...

Test sonuçlarım pozitifti...

Giderek artan ağrılar, uyukusuz geceler.

İyiki test yaptırmışım...
Ben kendimi grip veya Asthma sanıp test yaptırmasaydım belkide onlarca kişiye bu virüsü bulaştıracaktım....

Neyse üçüncü gün benim için çok daha korkutucuydu...

Ambulans geldi, oksijen takviyesi yapıldı... Yaklaşık iki saat boyunca ambulansta zaman geçirdim...

Doktor ve hemşireler canla başla çalışıyorlardı...

Hastahanelerin ne kadar yoğun ve tıklım tıklım olduğundan bahsediliyordu...

Ambulanstaki, doktor bir ara bana dönüp, bu şekilde devam ederse seni hastaneye kaldırmak zorundayız dedi...

Kronik vakka oluşum onları korkutmuştu...

Yavaşça başımı çevirip onlara gülümseyerek "o dediğiniz asla olmayacak dedim...

Ben o oksijen çadırına asla girmeyeceğim"...

Doktor ve hemşireler gülümseyerek, "evet buna inanıyoruz sen güçlü birisin Nazan... Kronik bir hastanın gösterebileceği, dayanabileceği en iyi durumdasın şu anda...

Öyleydide gerçekten...
Herşeye rağmen kendimi hiç bırakmamıştım...
Önümde daha çok uzun yıllar vardı...
Cennet Kıbrısım beni bekliyordu...
Çocuklarım beni bekliyordu...
Arkadaşlarım,dostlarım beni bekliyordu... Kurduğum hayallerim beni bekliyordu...

Ben bu lanet olasıca "KORONACIĞA " teslim olmayacaktım...

Şimdi ölmenin, toprakla buluşmanın zamanı değildi...