FAŞİZMİN TAKTİKLERİ


Faşizm, insanlık tarihine kapitalizmin en yüksek aşaması olarak tanımlanan emperyalizm aşamasında ortaya çıkmıştır. Tekelci burjuva egemenliğinin en gerici, en terörist, en kanlı biçimidir. 1922 yılından başlayarak 2. Dünya sonuna kadar İtalya’da sürdürülen ve Benito Mussolini’nin kuruduğu faşist parti ile o tarihteki yerini aldı.

Mussolini yönetimindeki İtalya’da insanların yaşam şeklini kontrol altına almak için ne gerekirse yapmıştır Dış politikada saldırgan bir tutum sergilemişti. Bu yönüyle uluslararası  ilişkilerde olumsuz bir imaj oluşturmuştur.

Kendine bağlı oluşturduğu polis gücü sayesinde baskılar artırılmış ve basın özgürlüğü kaldırılmış, sansür uygulaması başlatılmıştı. Faşist yönetimin ideolojisini yaygınlaştırmak için sporu kültür ve eğlence alanında yatırımlar yapmıştı.

Sendikal hakları ortadan kaldırmış, grevleri yasaklamıştı. Faşist ideolojye uygun olarak eğitim programları hazırlatmış, buna uygun ders kitapları yazdırmıştı. Musollini halk üzerindeki etkisini kullanarak kendirsine  LİDER (duçe) denilmesini sağlamıştı. Duçe, hem halkın, hem ordunun, hem de devletin lideri olarak anılırdı.

Faşizm Almanya’ya Adolf Hitler tarafından getirilmiştir. İtalya'daki faşizm Almanya’da Nazizim olarak bilinir. Hitler, Avusturya doğumlu bir Alman’dır. Alman polisinin muhbiri olarak bir süre çalıştı. Bu görev süresi içinde bir gün Alman İşçi Partisi’nin toplantısını izlemek üzere görevlendirildi.

Buradaki konuşmaları dinlerken dayanamayıp konuşanlara ateşli bir nutukla cevap  verdi Heyecanlı konuşması oradakileri etkiledi. Bir süre sonra Hitler’e İşçi Partisine üyelik teklifi yapıldı. Partiye katıldıktan sonra partinin adını Nasyonal Sosyalist  Alman İşçi Partisi olarak değiştirdi. Seçimlerde en çok sandalyeye sahip  olan Nazi partisinin Lideri olarak başbakan olarak atandı.

Başbakanlığı döneminde  27 Şubat 1933 günü Alman parlamento (Reichstag) binasında yangın çıktı. Yangını komünistlerin çıkardığını iddia etti. “Halkı ve Devleti   Koruma”  bahanesiyle Cumhurbaşkanı’nı da ikna ederek  kanun çıkardı. Bu yasa Almanya’daki Nazi diktatörlüğünün başlangıcı oldu.

Bu yasaya dayanarak çeşitli suçlamalarla rakiplerini tutuklatıp hapse attırdı. Basın özgürlüğü ortadan kaldırıldı. Führer olarak Hitler çok geniş yetkilerle donandı. Parlamenter sistem yok edildi. Seçimler yerine  Nasyonal İşçi Partisinin seçtiği parlamenterler görev yapmaya başladı. Artık Hitler yasama, yürütme gücünü ele geçirmişti.

Cumhurbaşkanı öldükten sonra onun görevini de kendi üstlendi.  Kendine bağlı silahlı bir güç oluşturdu. Ordu içinde de kontrolü ele geçirdi. Hitler, söylemlerini Alman ırkının üstün bir ırk olduğu ve Yahudi düşmanlığı üzerinde kurdu.

Milliyetçiliği  ırkçılık olarak gördü ve bunu yaygınlaştırdı. Saldırgan dış politikası  silahlanma  için üstün  gayretleri sonucunda 2. Dünya savaşının kıvılcımını ateşledi. Milyonlarca insanın ölmesine, acı çekmesine sebep olan Faşizm ve Nazizm’in ortak noktaları kanlı bir diktatörlük oluşudur.

Milliyetçilik üzerine kurdukları düzen  tüm insan haklarını ortadan kaldırmayı ve tek lidere bağlılık gösterilmesini ister. Bunun için her türlü baskıyı uygulamaktan çekinmez.  Klasik taktikleri,  demokrasiyi bir araç olarak kullanarak iktidarı ele geçirmeleri ve kanlı diktatörlüklerini bunun üzerine inşa etmeleridir.

Tüm bu anlatılanlar size tanıdık gelmiyor mu? Faşizme giden yol ve taktikler hâla aynı. Diktatörler değişir gidilen yollar aynı kalır.