Hey maşallah, maşallah...


Covid-19 yavaş yavaş gidiyor dedim, rahatlayacağız.
Daha konuşmam bitmeden o anda...

"Heyyytttttttttttttttttttt !!...

Havada uçan, karada kaçan, var mı ulan bize yan bakan“ diye ta Ankara'lardan gelen bir sesle yer gök inledi...

Ödüm koptu...

Değil Kıbrıs, tüm Londra bile sallandı...

Ne bileyim şimdi...

Ne deyim bilmem...

SPAYDERMAN mi desem...

SÜPERMAN mi desem...

Yoksa...

BATMAN mı desem bilemiyorum...

Bir baktım sesin geldiği tarafa...

Gözler ayni HULK...

Görünüş Karayip korsanlarındaki Jack Sparrow...

Hey maşallah, maşallah dedim...

Analar neler doğuruyormuş da bizim haberimiz yok...

Aniden tekrardan gelen o korkunç sesle...

Siz benimsiniz, sizleri biz kurtardık...

Haaaaaa dedim kendi kendime...

Jack Sparrow gene korsan gemisini açık denizlerde Kıbrıs sularında 74'lere sürmüş...

Sonra neden diye "kara, kara" düşünürken...

Meğerse bizim mahkemeden bir karar çıkmış...

Belli ki, Ankara’da, bu karardan pusulayı şaşıran jack... Din ve Devlet işlerini birbirine karıştırmış...

İlla ki.... zorla.... Bize Din dersleri verecek, diye çıngar çıkarmış...

"Eee be kardeşim, güzel oğlum, yakışıklım, koçum" ...

Biz, Kıbrıs Türk halkı olarak inan ki senden daha dindarız...

Senden daha fazla dinine bağlıyız...

Ma annamadım ben...

Yani din demek...

Başını örtüp, kapanıp da o kıyafetin altından don geymeyip...
Eline kuranı alıp...
Nefsine yenik düşerek aykırı düşüncelerle...

Bismillah deyip...
Kuran okumaksa..
Sonrada namus ve din çığırtkanlığı yapmaksa...
Biz almayalım kalsın.

Kardeşim insanın ne varsa içinde var... Yüreğinde var...
Ciğerinde var.

Kimseye zorla hiçbir şey sevdiremezsiniz... Kimseye zorla birşeyler giydirip kendinize benzetemezsiniz.

Din öyle bir duygudur ki!.. İçtendir... Samimidir... Güzelliktir... İnançtır.

Beş vakit namaz kılmak, eline kuran almak, illaki okumak öğrenmek değildir.

Kıbrıs Türk halkı dinine de, kültürüne de sonuna kadar bağlıdır... Sonuna kadarda sahip çıkacak...

Önemli olan ağzınızdan çıkan o kelimenin... Bismillahirrahmanirrahim sözcüğünü... nasıl ve ne amaçla söylediğidir...

Doğruluk  ve din... Beş Vakit namazla değildir ...

Din içinizdeki inancınızı, düşüncelerinizi doğru, dürüst ve adaletli bir şekilde icra ederek yaşamaktır...

Din beş vakit namaz kılıp, kuran okuyup, onun bunun kızına sarkıntılık etmek... Adam kesmek, kadın dövmek... Çalmak, çırpmak değildir...

Gelelim esas meseleye...

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC Anayasa Mahkemesi‘nin aldığı karar sonrası Kıbrıs Türk halkına Külliyen tehdit bombardımanları fırlatmış...

Anayasa Mahkemesi’nin, Din İşleri Dairesi’nin, Milli Eğitim Bakanlığı izni ve devlet denetimi olmadan Kur’an Kursu düzenlemesini engelleyen kararın ardından...

Sayın Erdoğan, kıyametleri koparmış...

O esnada...

Kıbrıs'a bir ziyarette bulunan TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na,...

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’la konuyu görüşmesi için talimatlar yağdırmış...

Sayın Erdoğan bununla da yetinmeyerek, AYM Başkanı’nını tehdit ederek,...

“Anayasa mahkemesinin bu karardan dönmesi gerektiğini...

Bu tavır değişmezse, atacağımız adımlar farklı olacaktır” demiş...

Öhe... öhe... Öhe... Boğuldum.

“Türkiye’deki uygulamalar neyse, KKTC’de de onlar uygulanacakmış”...

Saçlarım dikildi...

KKTC’de inanç özgürlüğü noktasında, çocukların eğitimine engel teşkil edecek adımların atılmasına asla müsaade etmeyeceklerini de söyleyen Erdoğan,...

Ne alakaya maydonozsa...

“KKTC bir Fransa değildir” ifadelerini kullanmış...

Hani şu rutin orayı asarım, burayı keserim... Havaları var ya...

İşte sayın Cumhurbaşkanı da o havalara girerek tayfalarına gösteriş yapmak için, havalara falan girmiş olmalı diyorlar...

Hemen onu takiben de...

Türkiye medyası ve AKP’li yetkililerde, bizim kaptan Jack'in karayip korsanları gemisine binerek... Güzelim Kıbrısımıza ve kültürel değerlerimize karşı sistematik bir saldırı girişimi başlatmışlar...

Hade ya... İnanmam...

Kıbrıs Türk halkı bu güne kadar kimseye boyun eğmemiştir ki size de eğsin...

Aslına bakarsanız...

Bayılıyorum uzaktan bu Külliye’den yapılan tehdit vari açıklamalarınıza.

Öylesine cahilce ve öylesine desteksiz göndermeler yapıyorsunuz ki...

Sonra da bunları söyleyenler onlar değilmiş gibi tersine eylemler veya açıklanan kararların tersine çevirmek için sabah akşam birbirinizi yiyorsunuz...
 
Diyeceğim odur ki!

Türkiye'den alınan son kararlar ve Ankara’dan bu kararlara destek olarak yapılan açıklamalara açıklık getirelim...

Türkiye’nin, Kıbrıs'a yönelik tüm kararlarına karşı... yanlış gösterme gibi bir niyetim veya fikrim yok....

Amma ve lakin...

Kesinlikle de bazı girişimlerinin yanlış olduğunu biliyorum.

Çünkü böyle , Türkiye'nin oturduğu yerden Kıbrıs’ı idare altına almak istemesi...

Sürekli aşağılayıcı ve hakaret dolu mesajlar göndermesine katlanamıyorum...

Hatırlayın son cumhurbaşkanlığı seçim öncesi, sayın Erdoğan’ın ve partisinin seçimlere karışıp yasaya, kurala karşı yapılan aykırı davranışları...

Bu davranışlar içinde yer alan Erdoğan ve AKP'nin gerçek niyetlerinin ortaya dökülmesi konusu hiç unutulmayacak...

Bırakın unutmayı...o yapılanlar kara bir seçim dönemi olarak tarihe geçecektir...

Siz Jerry Bruckheimer'in kim olduğunu, bilir misiniz?

Sinemada oldukça etkin bir yapımcıdır...

Akıllı kararları onu, Hollywood’un en çok aranan ve başarılı yapımcılarından biri yapmıştır...

Bruckheimer, 1972 yılından beri projeleriyle bilinir.

Karayip Korsanları, onun en popüler ve başarılı olduğu film serisidir.

Peki bu korsanların icraatlarını hatırlıyor musunuz?

Yapılan tehditler, işgal edilip soyulan gemiler, hakaretler, kurulan senaryolar, oynanan oyunlar,...

Tıpkı Türkiye’nin, Sayın Erdoğan tarafından oynadığı oyunlar gibi...

Daha kurduğunuz komplo seçim senaryoları gösterimden kalkmadan...

Ortaya şimdide bir yenisini Din bahanelerini sahneye koydunuz...

Bravo size...

Ben sizleri ayakta alkışlamazmıyım...