Geleceğe ilişkin umutlarımız tükendi mi?


Her şeye rağmen çaresizseniz...Çare sizsiniz...

Rum yönetimi başkanı Nikos Anastasiades ve Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Kıbrıs sorunundaki çözüm çerçevesinin BM kararlarında belirlendiği mesajını verdiler. Peki, BM parametreleri ve kararlarında çözüm şekli kayıt altına alınmış ise bu karlar neden uygulanmıyor?

Başımıza bütün felaketleri açan garantör ülkelerden Türkiye dışişleri bakanı Çavuşoğlu, İsviçre’nin Cenevre kentinde gelecek hafta garantör ülkelerin de katılımıyla düzenlenecek bana göre 4+1 başkalarına göre 5+1 formatındaki Kıbrıs konulu gayriresmi toplantısının amacının, “neyi müzakere edeceklerini konuşmak” olduğunu belirtti.

Çavuşoğlu, Türkiye ve KKTC’nin toplantıya yapıcı bir anlayışla gideceğini söyledi ve “Ne istediğimizi de net bir şekilde orada anlatacağız. Federasyonun niye olmayacağını da anlatacağız” diye konuştu. Konuşana değil onu Akdeniz'in şımarık ülkesi Türkiye'nin bir yetkilisi olarak konuşturana bakınız.

***

Bütün bu yaşananlar karşısında ortaya çıkan ortak görüş kendimizi ve ülkemizi hatta insanımıza bir çıkış yolu bulamamanın çaresizliği içinde aciz hissetmemizdir. Oysa ki bazen de çaresizlik, aradığın çarenin belki de tam önünde olması ama onu bulacak vaktinin olmamasıdır diye düşündüğündendir. Ben de sizler gibi nasıl bir çıkış yolu bulacağımız düşüncesi içerisindeydim.

Düşünürken yine düşünceye dalıyorum. Benim içimden geçenleri, haykırmak istediklerimi avazımın çıktığı kadar anlatmaya çalıştığımı ama anlatamadığımı düşünüyorum. Bir başka dostum benim yerime o da boğazı yırtılırcasına haykırıyor. Ama yine bir başka dostum çok sakin, ağır başlı ve tane tane anlatımıyla ortaya koyuyor gerçeklerimizi.

***

En çaresiz olduğun anda kendini ortaya atıyorsan eğer, en umutsuz anında, kendin için değil, öz yurdunda çocuklarının, torunlarının geleceği için, kendini heba edecek şekilde mücadele veriyorsan eğer, yüreğinde memleketinin sevgisini tutan hiç kimse çaresiz değildir.

Tüm kapılar üstüne kapanmış olsa da, yoğa sayıldığın yurdunda, satılmışların arasında olsan da unutma, mutlaka birilerinin kalbinde biraz olsun yer tutuyorsun, yani inan sen tutsak değilsin kendi kafesinde. Çaresizlik; aradığın çarenin belki de tam önünde duruyorsun. Artık geleceği düşünmüyoruz, bu günü kurtarmaya bakıyoruz.

***

Ama onu bulacak vaktinin olmaması senin çaresizliğin değil ve bilinmesi gerekir ki çaresizlik cevapsız kurak bir ıssızlık değildir, hatta tutsaklıktan sonra da devam edecek hayattır asıl engel olacak olan, asıl engel sana geçit vermeyen hatta seni umursamayandır. Seni yutan hayattır asıl engel

Asıl çaresizlik derdin çaresiz olması değil, birini iyi edecek şeyin, diğerinin kadehine zehir olmasıdır. Her seçim bir çaredir aslında ama asıl çaresizlik verdiğin seçimin zehirli meyvesidir, elinden bir şey gelmediğini sanmak ve kabullenmek kolaydır. Asıl çaresizlik kendine "Elimden geleni yaptım mı?" diye sormaktır. Çünkü asıl çaresizlik,  Çareyi geçirmişken eline, Avuçlarının içinden kaçırmaktır...

***

Bizim bu ada yarısında sürekli olarak yaşadığımız gündelik olaylara bakınca ülkemizin ve insanımızın nasıl bir karanlığa doğru sürüklendiğimizi görmekteyiz.  Bu süreçte her birimiz elimizden geldiğince bu rezil düzene karşı durmaya çalışıp, karanlıktan çıkışın çözüm yollarını aramaktayız.

Kimimiz çözümü yaptığımız kişisel paylaşımlarla dayatılan düzeni eleştirmekte, kimimiz de çözümün sokağa çıkmakta olduğunu düşünmekteyiz. Dediğim gibi herkes kendince bir çaba içerisinde. Bazılarımızda büyük bir umutsuzluk içerisinde daha da kötü günlerin geleceği endişesi içinde yaşamını sürdürmekte.

***

Krizin nedeninin Erdoğan ve AKP’nin kötü siyasi, ekonomik politikalarının yanı sıra baskıcı antidemokratik uygulamaları olduğunu görmekten kaçınanların da bu günlerde anlamalarını istediğimiz “Demokrasi yok, adalet yok. Sadece haklı sömürüyorlar. Halkı düşünen yok. Adalet olmayınca da kriz olur tabi”  bunları olsun farkedin artık.