Salla gitsin


Hani derler ya “salla gitsin, yalandan kim ölmüş”, bizim yetkililer de aynen öyle. Mart ayı idi yanlış hatırlamıyorsam, “Ada’nın %60’ı Mayıs sonuna kadar aşılanmış olacaktı” diye bir beyanat geldi yetkili kişiden. Ardından aşı geldiydi gelmediydi, engele takıldıydı, şu idi, bu idi gibi bir dizi edebiyatla Nisan başı aşılamanın 55 yaşa indiği bilgisi verildi. Baktım Nisan sonuna geliyoruz, benim digital ortamda yaptığım müracaata halen daha cevap yok. Sağdan soldan çok duymuştum 25-30 yaşında birilerinin ikinci doz aşı olduğunu da, bir de yakın çevremde şahit olunca 40’lı yaşlarda bile ikinci doz aşı olundu, artık tepem iyice attı. Attı, çünkü haksızlığa tahammülüm yok. Sağlık Bakanlığında kim var, kim yok diye düşünürken eski bir dost aklıma geldi, aradım. Durumu açıklayıp yapılan torpilin artık iyice gözümüze sokulduğunu ve rahatsız olduğumu belirttim. Sağ olsun kayıt numaramı isteyip kontrol edeceğini söyledi. Bu arada belirtmemde fayda var, doktor ya da hemşire değil. Yani görevi bu işler değil. Ricam üzerine beni kırmadı, hatır tuttu ve yardımcı oldu. Konuşmamızın üzerinden 5-6 dakika sonra telefonuma bir mesaj geldi, 3 gün sonra saat 11.30’da aşıya gitmem için. Yani sizin anlayacağınız sıra beklerseniz, o sıra size hiç gelmez. Bir dayı, bir amca bulmak şart oldu, her işte ve her yerde. Bizdeki düzen ve sistem bu. Günü gelince vaktinden 10 dakika önce aşı yeri devlett hastanesine gittim. Kapıda bir ilan asılı. “1 Nisan tarihinden itibaren aşı işlemleri saat 13.00-15.30 arası yapılacak”. Hayda, telefona gelen mesajın tarihi 26 Nisan, bunlar bu ilanı ayın 1’inde buraya asmışlar. Gerisin geri evin yolunu tuttum. Ha uzaktan gelen varsa da artık ağaçların gölgesinde beklesin dursun. Öyle bekleme salonu, oturma yeri yok. Ağaç altında 3 adet bank bu işin için sizlere hizmet veriyor. Lütfetmişler. Saat 13.30 da tekrar gidiyorum ve sıra numarası alıyorum 59 numara. Biraz bekledikten sonra görevli 53 numarayı çağırıyor ve ardından 10 dakika sonra “65 numara” diye sesleniyor. Kızgın güneşin altında tepem atmış zaten “beyefendi benim numaram 59, siz 53’ten 65’e geçtiniz” diyorum. “E ben değildim numara çağıran, hadi sen de geç” diyor. Yani pembe bir yalanla beni geçiştiriyor. Efendim en sonunda aşımı olup kartımı alıp çıkıyorum. Şöyle bir aşı kartına göz atıyorum. Aşı sağ koluma yapılıyor ama benim kartıma sol kola yapıldığı işareti konuyor. Geri dönüp düzeltip çıkıyorum. İçerideki durumu da yazmadan geçmeyeyim. Daracık bir koridorda insanları onar onar çağırıp mesafe kuralını çiğneyerek bekletip, sıra ile aşıya alıyorlar. Bu gün 2 Mayıs, sosyal medya haberlerinde yetkili kişiden yine bir açıklama gözüme çarpıyor. 11 Mayıs’a kadar 50 yaş bitecekmiş. Hafta 5 gün, aşılama işlemi 2,5 saat. Bizim memlekette 50 yaşında insan çok az heralde. Bizde inandık bu habere. Yani verilen beyanlar, “salla gitsin” işte. İnanan inanır, inanmayan da ne hali var ise görsün. Hani diyorum önceki mecliste uyur diye görevden alınmıştı, bu da halkı ayakta uyutuyor mu sanıyor? Bilemedim. Ancak etrafı genç nesil yetkililerle dolu, bu işlere bir düzen, bir sistem getiremeyecek kadar beceriksiz, ya da olayların farkında olmayacak kadar yoğun mu çalışıyorlar. Bunu da bilemedim. Neyse ben yine de “o eski dosta” çok teşekkür ederim. Olmasaydı, hakkım olan aşı sırasını daha çok beklerdim. Digital ortam baş vuru sisteminde de bir kısa devre olmuş heralde. Tıpkı halkın yapılan açıklamalardan aklının bulandığı ve kısa devre yaptığı gibi. Bunu da yuttuk. Sevgili okuyucularım, gemisini kurtaran kaptan. Ya bir dayı- amca ile işlerinizi çözersiniz, ya da bir dizi yanlış beyanatlarla uyutulup sıra beklersiniz. KKTC de sistemin adı torpil. Gerisi hikaye. Hepinize sağlıklı günler dilerim.