Torpil


Bu ülkenin yıllardan beri süre gelen kanayan yarasıdır torpil. Adaleti ve sistemi çökertmiş durumdadır. Bu yüzdendir ki artık dibe dibe vuruyoruz. Gün geçmiyor ki atamalarda torpil, aşıda torpil, mal-mülk davasında torpil, işe almada torpil v.s. haberleri dört nala koşuyor. İşte böyle bir düzende yıllardan beri yoğrulup duruyoruz. Toplumun büyük bir kesimi bu torpil yüzünden manevi değerlerini yitirip yozlaşmaya yüz tutmuş durumda. Hak yemek sıradanlaşmış, doğruluk ve dürüstlük kavramları bir köşeye itilmiş. Dahası torpil denen bu illet, insanları karaktersizleştirip, kişilik yapısını bozmuş durumda. Gelelim torpil mekanizmasıyla işe alınan, makam mevki sahibi olan kişilere. Hakkı olmadan torpille bir göreve gelen kişilerden hak ve hukuk beklemek ya da hakka ve hukuka riayet etmesini beklemek kendimizi kandırmaktan öteye gitmiyor. Bu torpil mekanizması sadece bunlarla kalmıyor, toplumsal barışı da bozuyor. Bu yüzdendir ki torpil bulmak için arayış içerisine girerek birbirimizle yarışmaya ve birbirimizi düşman görmeye başladık. Çünkü artık hak eden değil, dayısı ya da amcası olan kazanacaktır. Böylece zaman içerisinde bu torpil denen olay insanların kanına işledikçe, birlik ve beraberliğimizi de alt-üst etmiş durumdadır. Peki ya kamu düzenindeki torpil… sayfalarca yazsam bitmez. Tepeden gelen torpilli, yıllarını devlete hizmet etmekle geçirmiş birinin üstüne geldiğinde artık o memurda ne işine bağlılık, ne de üstüne saygı kalır. Bugün devlet dairelerinde işlerin dönmemesinin, birçok işin askıda kalıp neticelenmemesinin en başlı sebeplerinden biri de işleyen torpil mekanizması yüzündendir. Bu sistem kamuda memurları birbirine düşürüp, devletin huzur içinde çalışılan bir yer olmaktan çıkmasını sağlamıştır. İşte böyle bir devlet düşünün, halkın ahlakı bozulmuş, sosyal barışı zedelemiş, çalışma düzenini alt-üst etmiş, hak yemenin marifet olduğu bir düzen kurulmuş ve işleyen sistem sadece torpil sistemi olmuş. Şimdi bizler böyle bir devlete ne kadar güvene biliriz? Şimdi bizler böyle bir devlete ne kadar saygı duyabiliriz? Şimdi bizler böyle bir devlete ne kadar inana biliriz? Şimdi bizler böyle bir devleti ne kadar seve biliriz? Şimdi bizler böyle bir devlete ne kadar bağlılık duya biliriz? Peki bu torpil denen illeti yaratan kimler? Pek tabii ki siyasetçiler. Siyasetçiler iktidar uğruna, makam-mevki uğruna torpili bir güç kaynağı olarak içimize sokup, sistemi çökertmişlerdir. İşleyen sistem sadece torpil mekanizmasıdır. İşte sizin torpille kazandığınızı sandığınız şeyler, bir devletin çökmesine, bir toplumun yok olmasına sebebiyet vermektedir. Liyakat terk edilince ne toplum kalır, ne devlet. Saygılar.