Bu toplumun umutlarını çaldılar


Peki 19 yıldır Türkiye’de çözüm süreci diyerek halkı ve dünyayı kandıran bir manyak Kıbrıs’ta da ayni telden çalarak çözüm ve barıştan bahsederek topluma umut pompalıyor. Sonunda iki  devletli çözüme yelken açtı.

Psikolojik yönden ve başka sağlık sorunları yaşayan bu manyak sakın bizi de son dakika savaşa sokmasın.  Böyle barbar bir adamdan barış dileyenlere şaşarım ben, varsın siz umutlu olun…

***

Yaşanan bir olay hakkında düşüncelerini söylemek, yapılan bir eleştiri hakkında yorum yapmak, oynanan bu demokrasicilik oyunundan sonra yorum yapmak, en kolay işlerdendir artık. Çünkü önceden görülmüş, incelenmiş bir fikir oluşmuştur. Kabullenmeseniz de durum budur.

O olmasaydı, bu olsaydı. Böyle değil şöyle olsaydı, ben daha iyisini yapardım gibi. Dünyanın en kolay işi eleştirmektir. Eleştiri çözüm ile yapılırsa anlam kazanır. Yani, ‘ön görüsü’ olmayan insanların ‘son görüsü’ güçlü olur. Maalesef bizde de son görü ön planda olur değil mi?

***

Şimdi bu olumsuzluklara bakarak, zor şartlarda yeşerttiğimiz umutlarımızı söküp atalım mı? Harç bitti yapı paydos mu diyelim. Dükkânı kapatıp gidelim mi? Asla.  Mücadelede başarılı sonuçlar alınınca sevinen ve etrafında paylaşan çok olur. 

Aynı zamanda yaptıkların unutulur hedef tahtasına konursun. Bizler hiçbir zaman iyi gün dostu olmadık. Yaşamımızda ve hayat felsefemizde zorda ve darda olanın yanında olduk.

Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında sayısını bilmediğimiz kadar taşıma nüfus, yine sayısı 40-50 bin TC askeri, polisi ve güvenlik güçleri ile askeri bir üs konumunda olan bir garip ada yarısı, açık hava hapishanesinde yaşıyoruz toplum olarak.

***

Kendi ülkemde istediğim gibi hareket etme hakkım yok ama siz yani uysal muhalefet burası demokratik bir hukuk devletinde yaşıyoruz gibi davranıyorsunuz ya bu halinizle acınyorsunuz.

Ya aklımızı uygar insanlar gibi kullanıp bu topraklarda kardeşçe yaşamayı öğreneceğiz ya da dış güçlerin kullandığı aptallar gibi yok olup gideceğiz. Haksızlığı yapanlar yalnız bunları yapanlar olmadı. Kendine sol denen bazı gazete ve medya mensupları da yaptı.

***

Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında taşıma nüfus, 40 bin TC askeri, polisi ve güvenlik güçleri ile askeri bir üs konumunda olan bir garip ülkede, açık hava hapishanesinde yaşıyorum ben, ya siz?  

Kendi ülkemde istediğim gibi hareket etme hakkım dahi yok ama siz yolunu bulanlar, burası demokratik bir hukuk devletinde yaşıyoruz diyorsunuz. İşte size demokratik bir ülke ”KKTC” ve kuklaları, işbirlikçi takımı ve solcuların fırıldak gibi döndüğü bir yapı “KKTC”.

***

Soldurma umutlarını, Yeşeren ağaca,

Yağmurlar eken bulutlara bak.

Düşmesin çehren ufak rüzgârlarda,

Sen heybetli bir dağsın, yıkılma!

Bırak sarsın etrafını ısırgan otları,

Unutma, bataklıkta da çiçek açar.

Ne karga sürüsüne, Ne gerisine takıl!

Coşkun sellere dön her daim,

Göletlere değil denizlere çıksın yolun.

Mağrur olma, Kıvılcım olarak da kalma,

Yanardağdan beter kaynasın için,

Sana baktıkları zaman duman değil,

Alevleri görsünler. Saç ışıklarını en Aydınlatmadığın ve ısıtmadığın kimse kalmasın!

HARUN ATALAY !!