Bana Bir Masal Anlat ( ma –yın)


Yıl 1983, 15 Kasım tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. Böylece, bağımsızlığını ve kendi kaderini tayin etme hakkını dünyaya ilan etmiş oldu. Garantörümüz olan Anavatan Türkiye, her şartta ve her koşulda yanımızda durup, adeta ana-yavru ilişkisi içerisinde olduk. Ancak, yıllar geçtikçe yavru büyüyüp gelişeceğine, annesinin eteklerine tutunarak yürümeyi öğrendikten sonra bağımsız ve özgür adımlar atacağına, giderek daha çok annesine bağımlı hale geldi-getirtildi. Büyüyemedi bir türlü ve gelişemedi. Dahası, “dünya bizi tanıyacak masalı” 1983 yılından ta günümüze kadar geldi. Tam 39 yıl olacak ki biz bu masalı duyuyor, dinliyor ve bu ninniyle avutuluyoruz. Bırakın tanınmayı Devlet tanımına uygun bile değiliz. Giderimiz çok gelirimiz yok. Tüketimimiz çok üretimimiz yok. Geleceğe dair bir yapılanma planımız yok ama sorsan dünya listelerinde gelişmiş ülkeler arasındayız diye nutuk atan siyasilerimiz var. Ekonomimiz yok, görüş çok, icraat yok. Turizm beldesi cennetten bir köşeyiz diyoruz ama adada turist yok. Suyumuz Anavatandan gelmekte, elektriğimiz Allah ne verirse misali, olmadı güney komşumuzdan alırız. Alt yapı işleri çarpık çurpuk. On dakika şiddetli yağmur yağsa Venedik oluyoruz.

Eğitimde en iyi üniversiteler bizde. Her köşe başında bir üniversite var ve bu öğrenciler sayesinde ülkeyi sanırsınız ki Afrika kıtasının bir uzantısıdır. En donanımlı devlet hastanesine sahibiz diyoruz ama hastaların burada şifa bulmasını bir kenara bırakın, ilacı yok, araç gereci yok. Paran var ise özel hastaneler her türlü hizmette, yok ise ölümünü bekle dur. Bütün bunlara rağmen adına bağımsız bir Devlet denmekte ve halen daha o tanınacağız masalı anlatılmaktadır. Aslında Dünya bizi resmi olmayan yollardan birçok konuda tanıdı. Dünya bizi insan kaçakçılığı ile tanıdı. Her türlü uyuşturucu işi ile tanıdı. Kumar cenneti olarak tanıdı. Kadın ticareti ve fuhuş ülkesi olarak tanıdı. Kara para aklama ve mafya ilişkileri ile tanıdı. 31 sayısı ile tarihe damga vurarak sex kasetleri ile tanıdı. 72 milletten ülkeye kucak açmamız dolayısı ile tanıdı. Üçüncü ülkelerden işçi almamız ile tanıdı. Golifa gibi kimlik dağıtmamız ile tanıdı. Yurt dışı fuarlarda sunulan izaz-ikramlarla tanıdı.

Görüyorsunuz değil mi, ne çok konularda tanındık. Bu yüzden artık bu tanınma ve tanıtma masallarını bir kenara bırakın. 39 senede kendimizi hangi konularda tanıttığımız belli oldu. Bu sayede ülkede ne kadar illegal (yasa dışı) olaylar var ise hepsi gerçekleşti. Bana bu masalı anlatmayın artık. Bu masalda tuz koktu, tıpkı bu Ada’nın siyaseti, insan yapısı, devlet anlayışı, düzeni, adaleti, yasası, hakkı, hukuku gibi. Her masalın bir sonu vardır. O son da çok yakındır. Hepiniz el birliği içerisinde çalışarak, içinde yaşayanları sefalete, burayı da cehenneme çevirmektesiniz. Dedim ya, artık her tarafta tuz koktu, masalda sona yaklaşıldı.