Kurtarıcı Beklemek


Bu ülkede kendi evimizin efendisi olamıyoruz. Ne kadar acı. Çareyi bizde aramalıyız. Kurtarıcı beklemek yanlış değil mi? Müdahaleler kabul edilemez. Dünyalı olmak zorundayız. Şimdi kendi başımıza kaldık. Ortak ses vermeliyiz. AB ile ilişkiler yoğunluk kazanmalıdır. Bizleri çözüm kurtarır. Hepimizi bitirdiler. Bu durum kendiliğinden oluşmadı. Suçlu bizleriz. Bütün kesimler kan ağlıyor. Şok zamlar herkesi perişan etti. Zam furyası sürüyor. Fakirleşme tavan yapmıştır. Bu anlayışla ayağa kalkamayız. Ölmeden mezara girdik. Hep kişisel düşündük. Yarınları asla hesaba katmadık. Partizanca istihdamlar yapıldı. Halkın gailesini çekmediler. Sistem tıkanmıştır. Rejim sorunu ortada duruyor. Burası guduru yönetiliyor. Tutar tarafımız kalmadı. İlkel hayata mahkum edildik. Sözde kültürlü bir toplumuz. Kimse gücenmesin. Gerçekler acıdır. Sadece kendi kendimizi kandırıyoruz. Her tarafımız dökülüyor. Kimin eli kimin cebinde belli değildir. Ne günlere kaldık. Ülkenin dingili kopmuştur. Oksijen çadırında yaşamak onur kırıcıdır. Kısır döngü içindeyiz. Üretim durma noktasındadır. Uyarılar dikkate alınmadı. Herkes her şeydir. Memleket darmadağındır. Kimsenin dayanacak gücü kalmadı. Sıkıntılar diz boyudur. İnsanlarımız çaresizliğe yenik düşmemelidir. Sorunlar dağ gibidir. Asgari ücretliler sefilleri oynuyor. Maaşlar erimedi mi? Geçinemiyoruz. Eşel mobil sistemi iki ayda bir ücretlere yansıtılmalıdır. Bunlar üç maymunu oynuyor. Siyasi iradeyi mutlaka elimize almalıyız. Kriz giderek derinleşmektedir. Ülke yaşanmaz hale geldi. Halkımız kime güvensin? Güven bunalımı yaşanıyor. Mevcut partiler denenmiştir. Hepimiz kirlendik. Umudu tükettiler. Çıkarcıyız. Gerçek bu değil mi? 

Toplumsal düşünebildik mi? Sivil toplum örgütleri yeterli düzeyde etkili olamadı. Ölü toprağı üzerimizden atamıyoruz. Ezilenler hep emekçiler oluyor. Zenginlere kim dokunacak? Servet vergisi alınmıyor. Çevre vergisi gündeme gelmelidir. Siyaset sorunları çözemiyor. Masallar dinliyoruz. İcraat nereye gitti? Çektiğimiz tam anlamı ile işkencedir. Feryatlar ne zaman duyulacak? Yaşanacak hal bırakmadılar. Sıfırı da tükettik. Deniz çoktan bitmiştir. Tarımsal araziler yok ediliyor. Tarım gözden çıkarılmıştır. Hiçbir alanda politika yoktur. Ülke yangın yeridir. Hepimiz kaderimize terk edildik. İpin iki ucu da bokludur. Hangi tarafını tutalım? Sandalye oyunu oynanmaktadır. Koltuk peşindedirler. Nedir yaptıkları? Pandemi ile yaşamaya alışmak zorundayız. Kamusal hizmetlerin yerinde yeller esiyor. Sağlık çalışanları tükenmiştir. Motivasyon kaldı mı? Taze kana gereksinim vardır. Vaka sayıları patladı. Çok daha kötü günlere gebeyiz. Sessiz kalmak akıl işi değildir. Toplum yollara dökülmelidir. Zaman aleyhimize çalışıyor. Direnenler kazanır. Cennet adayı cehenneme çevirdiler. Mutsuz bir toplum olduk. Gülmeyi unuttuk. Dik duruş sergilemeyi becerebildik mi? Nasıl insanlarız? Sözde sosyal devletiz. Doğruları söyleyen insan sayımız çok azdır. Kökümüzü kuruttular. Zihniyet değişmedikçe dizlerimizi dövmeye devam edeceğiz. Sızlanmakla bir yere varılamaz. Aç değil miyiz? İnsan olmak kolay mı? Altyapı eksikliği can yakıyor. Barış kültürü yaratılmadı. Gericiliğe yatırım yapılıyor. Cami sayısı okul sayısını geçmiş durumdadır. Öğretmenler ücretli köle değil mi? Kazanılmış haklar budanmaktadır. Amaçları nettir. Köleci toplum yaratmak istiyorlar. Hal Yasası ne zaman uygulanacak? Tüketici de üretici de korunmasızdır. Beton yığını olduk. Çarpık yapılaşma son bulmalıdır. Yeşil alanlar yaratılmalıdır. Belediyeler okul gibidir. Toplumsal travma yaşamaktayız. Çocuklarımızın yüzüne nasıl bakabileceğiz?