MASALLAR VE GERÇEKLER


Pamuk Prenses ve 7 cüceler masalını hepimiz çok iyi biliyoruzdur. Prensesin kötü kalpli ve kötü emelli üvey annesi ona zehirli bir elma hazırlayıp yediriyor ve prenses bu zehirli elma yüzünden derin bir ölüm uykusuna dalıyor. Elma boğazına tıkanıp kalmıştır. Prensesin artık bedenen ölümü gerçekleşmiştir. Ancak, masal bu ya, beyaz atlı prens geliyor ve onu öperek boğazındaki elmanın dışarıya çıkmasını sağlıyor. Böylece de prenses yeniden hayata dönüyor, canlanıyor. KKTC halkı da aynen buradaki prenses gibi derin bir ölüm uykusundadır. Ülke öyle bir dönemden geçmektedir ki, halk neredeyse açlığa mahkum edilmiştir. Ardı arkası kesilmeyen zamlar, pahalılık, maaşların yerinde sayması, akaryakıt kıtlığı ile birlikte yine bu konuda yaşanan zamlar ve pek tabii ki her akşam bitmek bilmeyen elektrik kesintileri artık halkı canından bezdirmiştir. İnsanımız, inançlarını, umutlarını, mücadele ruhunu yitirmiştir adeta. Gelecek endişesi, yaşam mücadelesi, geçim derdi her bir taraftan saldırıyor insan bedenine ve ruhuna işliyor. Bütün bunlar olurken de makam koltuklarında oturanlar, ülkede sanki her şey yolunda imiş gibi bir tablo çizerek kulaklarına pamuk tıkayıp, gözlerine perde çekmişler. Vicdan ve merhamet duygusunu geçtim, görev sorumluluğunun bilincinde bile değiller. Onur ve karakter namına zerresini taşımıyorlar. Ey Kıbrıs Türk Halkı, sende artık bu kadar haksızlığa ve hırsızlığa karşı uyanmalısın. Bizim boğazımıza dizilen zehirli elmaları ve bizi derin uykuya salan bu zehir zemberek günleri, artık silkinip bir kenara bırakmalıyız. Yollara dökülmeliyiz, hak aramalıyız, adaletin sağlanması için mücadele etmeliyiz. Bizi gelip kurtaracak bir beyaz atlı prensimiz yoktur. Çare yine bizleriz. Baştakilerin güttükleri siyaset resmen halk düşmanlığıdır. Emeğimizi aşımızı elimizden alanlara isyan bayrağını çekip had bildirme zamanıdır. Bunca yıldır işittiğimiz masallara karnımız doymuştur. Bunca yıldır halkın ensesinden sermaye sahibi olanları meydanlarda al aşağı etme zamanıdır. Bizleri gelecek güzel günlere götüreceğiz diye diye fukaralığa ve karanlıklara iten bu sözde hükümet edenlere baş kaldırma zamanıdır. Çocuklarımızın geleceğini ellerinden alanlar, gençlerimizi güneyde çalışmaya mahkum bırakanlar, bizleri sağlığımızdan edenler, hastalarımızı göz göre göre ölüme terk edenler, yarınlarımızın garantisini elimizden çalanlar, bizleri açlık sınırının altında bir hayata mahkum bırakanlar, yıllardır ayni masallarla bizleri uyutanlar, sözde milliyetçilik ile uluslararası arenada yer almamaz için elinden geleni ardına koymayanlar, kukla olup, devleti ve bizleri parmağında oynatan bu insanlara bir gün değil her gün bir eylemle karşılık vermenin tam zamanıdır. Toplumlar layık oldukları şekilde yönetilirler. Bizler bu şekilde yönetilmeye layık olmamalıyız. Yönetemeyenlere, geldikleri yeri, görev ve sorumluluklarını bildirmek, bizlerin seçtiği paralı memurlar olduklarını kafalarına vura vura bildirmek zamanıdır. Bizler için de bu derin uykudan uyanmanın tam zamanıdır. Bugün belki, ama yarın çok geç olabilir. Artık her doğan gün yeni bir umut değil, bu yönetim ile yeni bir karanlığın habercisidir. Masallar bitti UYAN ARTIK KKTC.