Her sözünüz yalan ve hile barındırmaktadır


Bir kez daha gözler önüne serdiniz ki, ne ülke umurunuzda, ne ülke geleceği umurunuzda, ne de ülkenin gençleri umurunuzda. Sınavsız, sorgusuz, sualsiz yandaşları işe almanızı geçtik artık, bari sınav kazanan gençlerin önüne engel koymayınız. Alın size gerçekler. Devletin işleyişi, devlet adamlarının icraatları ve devlet adamlarının sözü. 2019 yılında Maliye Bakanı Dursun Oğuz tarafından gümrük memuru alımı için münhal açılıyor ve bu münhal sayısı 10 kişi ile sınırlandırılıyor. Dönemin gümrük müdürü ve sendika daha çok elemana ihtiyaç duyulduğunu savunarak, bu sayıyı bakanın da onayı ile 40’a yükseltiyorlar. Sınavlar yapılıyor ve neticeler çıkıyor. Aradan uzun bir zaman geçiyor. Bütçede yeterli para bulunamadığından sınavı geçenler işe alınmayarak bekletiliyor. Geçen zaman diliminde maliye bakanı değişiyor. Şimdiki maliye bakanı hacı efendi bu sayıyı çok bularak 22 kişi ile eleman alımını sınırlandırıyor. Sınavı geçenler içerisinde ilk 22 sırada yer alanlar devlet memuru olmaya hak kazanıyor . Oysa bir önceki dönemin bakanı Dursun Oğuz ilk 40 kişiyi işe alma sözü veriyor ve bunu da yazılı olarak bütçeye koyuyor. Geriye kalan 18 kişi sınavı geçmelerine rağmen açıkta kalıyor. Bu gençlere verilen söz yerine getirilmiyor. Ve bu söz Devletin idarecileri tarafından verilmiş bir sözdür. İşte bu mağdur olan gençlerden bir tanesinin annesi beni arayarak mağduriyetini dile getiriyor. Zaten sınav neticelerinin çok önceden çıkmasına rağmen bütçede para yok diye bekletilen gençler, hem zaman kaybı yaşıyor, hem de verilen sözlerin yerine getirilmemesinden dolayı hüsran yaşıyor. Efendiler, sizler değil miydiniz bu ülke gençlerine gelecek güzel yarınlar vaadi veren? Efendiler sizler değil miydiniz, halkınıza hiçbir konuda mağduriyet yaşatmayacak olan? Efendiler sizler değil miydiniz, liyakatın izinden yürümek için yeminler eden? Efendiler sizler değil miydiniz halk için çalışıp çabalama sözü veren? Efendiler sizler değil miydiniz, ülkeyi ekonomik olarak kalkındırıp, işsizliğin önüne geçecek olanlar? Her cümleniz yalan, bütün işleriniz uygunsuz ve her adımınızda biraz daha dibe doğru batmaktasınız. Halkın büyük bir kesiminde size karşı ne sevgi, ne saygı kalmamıştır. Bu yüzdendir ki haksızlığa uğrayan, mağdur edilen ve işsizlikten ekonomik çöküntü yaşayan gençler artık bir bir ülkeyi terk etme düşüncesi içerisine girmişlerdir. Bir çoğu da zaten güney kesiminde işe başlamıştır. Ne siyasetinizde, ne siyasi duruşunuzda, ne yaptıklarınızda, ne de verdiğiniz sözlerde haya kalmamıştır. Gelmiş geçmiş tüm hükümetlerden ders almamış, ders çıkaramamışsınız. Onların bıraktığı yerden bayrağı devralıp, ayni yolda yürümektesiniz. Yazık. Bu arada hemen belirtmek isterim ki, yazılarımda isim önüne “Sayın” kelimesi kullanma gereği hissetmiyorum. Çünkü bu kelime bir saygı içerikli ve hitap şeklidir. Ve bana göre “Sayın” diye hitap edebilmem için sizin o saygıyı kazanmanız gerekmektedir. Biz her gün toplum olarak bir şeyler yitiriyor, kaybediyoruz belki ama, sizler de bizlerin nazarında “saygıyı” çoktan yitirdiniz. Farkında mısınız?