Başbakan sumak dayı mıdır?


Toplumumuz arasında sıklıkla kullanılan ve anlamı ile ilgili çeşitli söylemler olan bu sözcük aslında benim gibi “Söylenilenlere hiç aldırmayan, tınmayan kimseler” için kullanılır genelde.
Benim açımdan “sumak dayı” olan kişinin karakteri bakımından onur, gurur, şeref ve haysiyet konularında da zafiyetleri olmasına bağlı olarak yaptığının ve kendisine yapılanların farkında olduğu halde, değer yargıları yoz ve çürümüş olan, halk arasında muteberliği hiç olmayan kişilerdir de aynı zamanda.
Şimdi bu bağlamda toplumu her zaman meşgul eden Ulusal Birlik Partisi’nin rezaletleri meşguliyetlerinin bir diğer yansıması kendi hükümetinin içinde bulunduğu bu karmaşa ve bilinmezlik koşullarında yaşanan bu işlerin sizce asıl nedeni nedir?
Bu işgal rejiminde de böyledir, Başbakan, bir ülkedeki yürütme organı kurulun (hükûmetin) başkanına verilen ad. Hukuksal olarak “cumhurbaşkanı” ve meclis Başkanı’ndan sonra ülkedeki en yetkili kişidir. Her ülkede başbakan olmaz”KAYMAKAM DA OLUR”.
Anormal değil ama normal ülkelerde Başbakanlar görevlerine seçimle ve ya partisinin kurultayı yolu ile gelir ve ya gider. “KKTC”denen bu “UCUBE    yapı içinde, Türkiye’nin alt yönetiminde bu işler verilen talimatlarla istendiği şekilde olur. Yaşadığımız çaresizlik, kriz, enkaz ve sonuç olarak kızgın vatandaş.
Öncelikle şunu söylemekte hiç de sıkıntı duymadan belirtmeliyim UBP’lilerin ve bir kısım sıradan kişilerin ağzındaki “Faiz Susuoğlu aslında iyi adamdır yahu” ifadesinin hiç de o kadar masumane olmadığıdır. Sorun çözen olmadığı apaçık ortadadır.
Bir hengame ile şişirilerek kurulan UBP-DP-YDP “İŞBİRLİKÇİ BİATÇI” hükümeti içinde  yaşanan bu çirkinliğin yaşanmasında rol oynayan aktörlerden biri de aslında Erdoğan tarafından ”KKTC” ye KAYYUM olarak atanan Tatar’ın oyunlarıdır.
Hiç biri de aslında masum değil “Bana partiden öyle yapmam için yetki verdiler ben de yaptım” demekle bu sorumluluktan kurtulamazsınız. Aklını, misyonunun hukuki çerçevesi içerisinde kullanma yetisine sahip olan her birey dolduruşa gelip de kendini ve toplumun geleceğini bile bile tehlikeye atmaz. Ama bunların derdi toplum değil kendi koltuklarıdır.
Açıkça söylemek gerekirse suç ortakların tüm bu olanların suçunu sana yüklemeye çalışıyorlar ey millet uyan ve kendine gel, kendileri yağ gibi sıyrılıp ak pak bir şekilde “Mal bulmuş mağribî gibi ” suçlu bulmanın derdinde, sen de sürüneceksin, bunların omurunda değil artık aç gözlerini ve gör be kardeş.
Ülkede temsil de ettiğiniz bakanlarınız ve partinizle birlikte bu halka yaşattıklarınızla hayatı zindana çevirdiğiniz gibi önce üyelerinizi sonra da toplumu hiçe saydınız, aptal yerine koydunuz. Bir toplum ancak bu kadar aşağılanıp yok sayılabilirdi zaten.
Şundan emin olabilirsiniz ki bu toplum bu çürümüşlük karşısında ne kadar usanmış olsa da topluma reva gördüğünüz bu yaşam koşullarını ve sizi inanın ki hiç unutmayacak. Yaşanan gerçekler böyleyken gelinen bu noktada yine de sorma ihtiyacını duyarak sorumu soruyorum : “ FAİZ SUCUOĞLU SUMMAK DAYI MI- YOKSA YETKİ VERİLEREK BAŞBAKAN YAPTIĞINIZ ADAM MI?”