57 Günde Devri Alem


Siyasetteki gündemi ışık hızında olsak takip edemeyiz. Ülkede yaşanılanlar bir zamanların dizisi “Yalan Rüzgarı”nı hiç aratmayacak nitelikte. Zavallı KKTC, zavallı halk ve basiretsiz idareciler ile “Devlet” itirabı yerle yeksan olmuş durumda. Faiz efendi ve Sunat efendinin zıtlaşması ile kılıçlar çekilmiş, düelloda yenişemeyince Başbakan Cumhurbaşkanına iki öneri yapmıştır. Ya Sunat görevden alınacak yazısını, ya da Hükümetin istifa yazısını imzalayacaktır. Malumunuz üzere Cumhurbaşkanı kendi deyimi ile epeyi bir düşündükten sonra hükümetin istifasını onaylamıştır. Ve 57 günlük hükümet sonlandırılmıştır. İcraatlarına gelince zamdan başka hiç bir şey yapmayan idareciler, bu süreçte kendilerine menfaat sağlamak için, atama- görevden alma, yurt dışı temsilciliklere yeni temsilci atama, el altından birçok yandaşını işi almakla bu 57 günde devri alem yapmışlardır. Faiz efendi, bu süreçte verdiğiniz hiç bir sözü yerine getirmez iken, “hükümet bozulmasaydı, Sunat bey ile indirim konularını yürürlüğe koyacaktık” diyerek kendinizi traji komik bir durumun içine soktuğunuzun farkında değil misiniz? Yılların tecrübeli siyasetçisi, saygın bir doktor olarak bu açıklamayı da diğer açıklamalarınız gibi “fos” bulduk. Sana gelince Sunat efendi; “neyi, niçin yaptığımı halkımız ve partililerimiz çok yakında anlar” diyerek halkınızdan ve partili arkadaşlarınızdan gizlediğiniz bu “sır” nedir? Neden sıcağı sıcağına çıkıp olanı biteni bu halka ve partililerinize anlatma erdemi gösteremiyorsunuz? Dürüst ve şeffaf bir siyasetçinin bunu yapabilmesi gerekmektedir. Ve siz Arıklı efendi, hani on güne kadar evlerimizde ışık hızında internet olacaktı? Külliyen yalan konuşuyorsunuz. Ancak daha da önemlisi gazetecilere “müsvette” diye atıfta bulunmanız, bir siyaset adamı terbiye ve erdemliliğine hiç yakışmadı. Hoş aslında sizin bu tarz konuşmalarınız geçmişten bu günlere uzanmaktadır. Atalarımız boşuna demişler “Bir insan yedisinde ne ise, yetmişinde de o’dur”. Ve gelelim turizme, turizm sezonu açıldı. Yaz iyice kendini hissettirmeye başladı. Fikri efendi, çok fazla ortalarda görünmekten kaçınıyor olsanız da, çıkıp bir açıklama yapmanız gerekir. Bu yıl turizmde hedefleriniz nelerdir? Nasıl bir plan-proje ile son iki yılın kayıp olan turist potansiyelini yeniden bu “cazibe adası” dediğiniz ülkeye çekebileceksiniz? Yaptığınız açıklama sadece “bu yıl turizmde canlanma olacak”. Siz de haklısınız kapasiteniz bu kadarına yeter. Tavsiyemdir, şöyle arada bir Kumarcılar Hanını ziyaret edin. 44 tane dükkandan sadece 2 tanesi açıktır. Büyük Han turistlerin uğrak yeri iken, Kumarcılar Hanı kaderine terkedilmiş durumdadır. Bu kapalı dükkanların neden kapalı olduğunu, neden açılmadıklarını ve bu güzelim tarihi eserin yeniden canlanması ve turistlerin ziyaret edebilmesi için, kısaca turizme kazandırılması için bir zahmet ilgileniverin. Size gelince Pilli efendi, “bu yıl ilaç sıkıntısı yaşanmayacak” diye bir açıklamanız oldu. Kim inanır size? Haftalarca ilaç bekleyen hastaları “ha bugün ha yarın” diyerek oyaladınız. Bir doktor olarak hasta psikolojisinden anlarsınız diye umuyordum, ama yanılmışım. İşte böyle, bizim hükümet icraatları kısaca “57 günde devri alem”