DIŞ TEMSİLCİLİKLER NE İŞE YARAR?


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak dünya bizi 47 yıldız tanımıyor. Ancak her geçen zaman diliminde yurt dışı temsilciliklerimizi artırdıkça artırdık. Sözde tanınmak ve tanıtılmak adına yandaşlara bu ülkelerde temsilcilikler yarattık. Hem de öyle böyle değil, tam tamına 27 ülkede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Dış Temsilciliğimiz bulunmaktadır. Bunu bir ilkokul çocuğuna söyleseniz eminin “ne gerek var” diyecektir. Ve bu dış temsilciliklere ayrılan bütçe bu yıl 96 milyon türk lirasıdır. Bu meblağın 55 milyonu personel giderleri olur iken, geri kalan meblağın yüklüce bir miktarı da mal ve hizmet alımı olarak isimlendirilmiştir. Daha da önemlisi personel maaşları Euro olarak ödenmektedir. Bu yurt dışı temsilciliklerimiz gerçek anlamda nasıl bir faaliyet gösterirler, bu güne kadar anlamadığım gibi, var olmalarına da anlam verememişimdir. Türkiye Cumhuriyeti madem ki bizim Anavatanımızdır, buradaki temsilcilikler, bu ülkelerde yaşayan vatandaşlarımıza pekala hizmet verebilirler kanısındayım. Zaten her işimizi Anavatan çözmüyor mu? Orada yaşanacak vatandaş sorunlarını da pekala çözebilecek maharette ve kudrette olduğuna inancım tamdır. Eskilerin bir sözü vardır, “israf haramdır diye”, bu konuya pek yaraşır bir cümle. Maliyenin kasasında para yok diye hükümet edenler utanmadan çıkıp açıklama yapıyorsunuz ama buralara yandaşlarınızı atamaktan da geri kalmıyorsunuz. Gerçekten “ayranım yok içmeye atına giderim s…..” gibi bir düşünce yapısı beyinlerinize kazınmış durumdadır. Ha ben illaki tüm temsilcilikler için söylemiyorum. Elbette gerekli olanlar da vardır. Ancak bunların sayısı bir elinizin parmaklarının sayısını geçmez. Tanınmamış bir ülke olarak bu kadar çok sayıda temsilcilik gerçekten aymazlıktır. Belediyelerde reform yapacağınıza, bence ilk iş olarak bu Dış Temsilciliklerden başlayınız. Çünkü alemi cihan da biliyor ki, yeyip-içip, gezip eğlenmek amaçlı temsilcilikler yarattınız. Hava atmaya gelince her bir şeyi tam istersiniz de, iş paraya dayanınca salya sümük kuyruklarınızı bacaklarınızın arasına alıp Anavatana avuç açarsınız. Yurt dışı geziler için de ayni durum söz konusu. Özellikle turizm bakanlığının yurt dışı fuarlara katılımları, bu katılımlarda görevli personel sayısının fazlalığı devletin ensesine mali külfetten başka bir şey değildir. Elbette önemli ve katılmakta faydası olacak fuarlar vardır. Ancak onların da sayısı 3-5 tanedir. Hazır bu konuya değinmişken bizzat bildiğim bir konuyu da yazmaktan geri kalmayayım. Fuara katılacak olan personelin kadro adının tanıtma ve pazarlama memuru olması gerekliliği vardır. Oysa geçmiş yıllarda görev yapan bir bakanın sekreterinden tutun da asistanına kadar bu fuarlara iştiraki sağlanmıştır. Asistanı çok yetenekli olduğundan, sekreteri de yurt dışında yaşayan çocuklarını görme bahanesi ile harcırahları bir tamam alarak ve fuarda hiç görünmeyerek tatil yapmıştır. İşte bizim yüce devletin paralarını har vurup harman savurmanızın sonucu, bugün artık ne elde ne avuçta kalmamıştır. Yiyin efendiler yiyin, devletin malı deniz, yemeyen domuz. Yalnız hatırlatmakta fayda vardır, haramda mutluluk ararsanız mutluluk size haram olur