İNANSAK DA İNANMASAK DA BUGÜN BAYRAM…!!!


Böyle zamanlarda çocuk belleğim girer devreye her zaman. Ve bir yolculuk başlar Mari’nin (Tatlısu’nun ) sokaklarına ve kendimi limassol’un en güzel mağazalarından alınan kıyafetlerinin ve ayakkabılarının içinde bulurum kendimi.

O bayram sabahının heyecanı inanılmaz boyutlardadır. Köyümüzün bütün çocukları o gün pırıl pırıl kıyafetleriyle çıkarlardı birbirlerinin karşısına ve de inanılmaz tatlı bir rekabetle herkes bir birine nisbet yapardı benim kıyafetim veya ayakkabım en güzel diye. Ama hiç birimiz bunu birbirimizi kıracak şekilde sür etmezdik. Köyümüzde o gün bir güzellikler sihri dolaşırdı. Ve hiçbir şekilde de din odaklı şekillenmezdi bu güzellik. Tıpkı hafta sonu ritüelleri gibiydi bayramlarımız. İçinde insani boyutlar oldukça fazlaydı. Hemen hemen her kes vermeye odaklıydı o günlerde. Pek tabi bunun ölçüsü de herkesin maddi durumuyla orantılıydı. Ama köyümün insanları vermenin ne kadar güzel bir mutluluk olduğunun farkındaydı.

Bayram arifesinde bizim evimizde her sene fırın yakılır ve bir gün sonra yapılacak ikramlar hazırlanırdı. Pilavuna, çörek (envaye çeşit), çiklemitli bitta ve tepsilele fırın kebapları. Bu arada şuna da değinmeden edemeyeceğim. 58 yıllık yaşam serüvenimde kıbrısın her bölgesinde bu lezzetleri tatmış biri olarak şunu gönül rahatlığıyla vurgulayabilirim ki Tatlısu’luların pilavunasını kimse yetişemez.

Özellikle yapılan pilavunalardan peşin peşin 20 adet ayrılırdı. Onlar babamın birlikte çalıştıkları İngiliz olsun alman olsun rum olsun ermeni olsun onlar için ayrılırdı. Çünkü babamın çalıştığı bbc radyo istasiyonu  kozmoplit bir yapıya sahipti. Ama her keste siyasetçilere inat birbirlerini koşulsun sever ve bağırlarına basarlardı.

Şimdilerde baktığımızda, bayramların nasıl siyasallaştığı ve bir dini siyaset propagandasına dönüştüğünü hayretler içinde izliyorum. Hayret derken, bilgi çağında yaşanan cehaletten bahsediyorum.

Kıbrıslılar dini hiçbir şekilde bir propaganda aracı olarak kullanmamış, bilakis birleştirici bir unsur olarak hayatlarının merkezine koymuşlardır.

1974 sonrasıyla o pilavunasını paylaştığı kardeşinin, dostunun ve arkadaşının malını icazet olarak(ganimet) kabul ettikten sonra Kıbrıslının coşku dolu bayramları da nihayete ermiştir. 

Üzgünüm çocukluğum maalesef biz şimdilerde samimiyet ve içtenlikten uzak bayramların öksüz çocuklarıyız.

Çünkü “ANAMIZ” vatanımızın yanında bayramlarımızı da elimizden aldı. Ama bunun, benim atalarımın anamıza kayıtsız şartsız “GANİMET” Adına yaptığını da biliyorum.

ANAMIZ ALDI MI? YOKSA BİZ “VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN” MU DEDİK?