1 Mayıs'a atfen


1Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından kutlanan, birlik, beraberlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günüdür. Dünya üzerinde pek çok ülkede resmi tatil olarak kabul edilmekte ve kutlanmaktadır. Bizim devlet büyüklerimiz de güne atfen sosyal medyada gerek kişisel hesaplarından, gerekse basın yolu ile İşçi ve Emekçinin bayramını kutladılar.
Oysa son yıllarda dönüp ardınıza bakıp da, biz bu işçiye ve emekçiye ne gibi haklar tanıdık, onların refahı için ne yaptık, daha iyi bir hayat sürmeleri için bir gayretimiz ve çabamız oldu mu diye keşke kendi kendinize sormuş olsaydınız.
O zaman onların her türlü haklarını gasp ederek, onları her gün biraz daha sefilliğe ittiğinizi, onların ya göç etmesine sebep olduğunuzu, ya da güney komşumuza muhtaç ettiğinizi görebilirdiniz. Tabii eğer tüm gerçekleri görme cesaretiniz ve kendi kendinize telaffuz etme gücünüz olsa idi. Bu yüzden ne yaptığınız kutlamalar içten ve samimi bulundu, ne de güne atfen verdiğiniz boylu boyunca demeçler rağbet gördü. Artık sizlerin takke düştü ve kel göründü.
Oysa emek en yüce değerdir. Üretimin her aşamasında tarladan, fabrikaya ve evlere, atölyeden inşaata, hayvancılıktan sofraya her türlü özveri ve fedakarlık ile çalışan işçilerimiz ve emekçilerimiz ülkenin büyümesi, üretimin genişlemesi, geleceğe daha bir güvenle bakmamızı sağlayan alın teri ile çalışan insanlarımızdır. Sizler bu insanları desteklemek yerine elinizin tersiyle iterek, ülkede sermaye patronları yarattınız. Üreten insanlara hakkını vermeyerek, onları üretimden kopardınız. İnşaat işçilerini hor görerek, onların faydasına olacak gerekli yasal işlemleri göz ardı ettiniz. Hayvancıyı her üç ayda bir ayaklanmaya ve hak aramaya mecbur bıraktınız.
Asgari ücret saptamada onları inim inim inlettiniz. Memleketteki son zamlardan sonra, işçi ve emekçi takımını iyice fakirliğe ve sefilliğe ittiniz. Dahası son yaptığınız bir icraatla sermaye patronlarına yanlarında çalışan işçi ve emekçi için 500TL katkı payı imkanı verdiniz. Gerçekten böylesi bir kararı hangi ruh hali, hangi kafa yapısı ile aldınız, benim aklım almıyor. Bir de utanmadan 1 Mayıs günü işçinin, üreten kesimin yanında olduğunuza ve hep yanında duracağınıza dair süslü cümlelerle edebiyat yapmaktan geri kalmadınız. Her biriniz ayrı ayrı Showlar yaptınız.
Ben size buradan sormak isterim, hangi gün köy köy gezip tarımla uğraşanların derdini sordunuz? Hangi gün hayvan yetiştiricilerinin mandıralarını gezip, sorunlarını dinleyip, hayvan hastalıklarını ve yurt dışından gelen ilaçların yokluğuna çare üretme zahmeti gösterdiniz?
Hangi gün kaldırımda kendi mahsulünü satan bir emekçiden durup bir şeyler satın aldınız? Hangi gün bir inşaat işçisinin yaşadığı sıkıntıları bire bir ağızından dinleyip de dertlerine çare bulmak gayretine girdiniz? Hangi gün güneye giden işçilerden biri ile oturup sohbet edip, hangi şartlarda çalıştığını dinlediniz? Efendiler memleket yönetmek, makam koltuklarında oturup, puro içmekle olmuyor. Hele bir, bir kez olsun, bir işçinin ve emekçinin nasır tutan ellerini avuçlayın, sarıp sarmalayın da, sonra günlerini kutlarsınız.