NAMIK KEMAL'İN İSTİBDAT REJİMİNE BAŞKALDIRDIĞI DÖNEMİ YAŞATACAKLAR


İlkokulun ilk yıllarındaydı. Küçük çelimsiz bir çocuktum. Bir i babamla Mağusa’ya gitmiştim. Lala Mustafa Paşa Camisi’nin hemen yanındaki  bir sakallı adam büstünü görüp babama sormuştum. Makarios’un büstünü niçin buraya diktiler diye. Ben o yaşımda tek sakallı kişi olarak Makarios’u bildiğim için büstü de O’nun olduğunu düşünmüştüm. Babam o büstün Namık Kemal’in büstü olduğunu söylemekle yetindi.

Yıllar geçince ve orta eğitimimi Namık Kemal Lisesi’nde yapınca daha fazla bilgi edndim Namık Kemal’in Kıbrıs’a sürgün edildiğini ve Mağusa zindanlarında kaldığını öğrendim.

Namık Kemal’in Mağusa Zindanlarına gönderilmesinin sebebi  zamanın padişahı 2. Abdülhamid’in uyguladığı baskıcı politikalarına yazılarıyla baş kaldırmasıdır. Yazdığı Vatan Yahut Silistre oyunu ilk sahnelendiğinde  çıkan isyan sonucunda  Kıbrıs’a sürgün edilmesine karar verildi. İstibdat,  o zamanki baskıcı yönetim anlayışının hüküm sürdüğü  2. Abdülhamid’in 30 yıllık saltanatı dönemi için kullanılır. Bu baskıcı zorba yönetime baş kaldıranlardan biri de Namık Kemal’di.

Geçtiğimiz günlerde Meral Akşener’in  grup konuşmasında Abdülhamit dönemine vurgu yaparak “Yaşasın hürriyet kahrolsun istibdat” demesi boşuna değildi.

Erdoğan ve Ak Parti  hilafeti savunan Necip Fazıl Kısakürek geleneğinden gelmektedir. Atatürk’ü hapis yatıran 2. Abdülhamid’i ölümüne savunmaktadırlar. Osmanlının yok olma sürecini hızlandıranlardan olan Abdülhamid’in yaptıkları bugün Erdoğan liderliğindeki tek adam rejiminde aynen uygulanmaktadır.

O zaman Osmanlı dış borç kıskacında kıvrılırdı bugün de  Türkiye aynı durumdadır. O zaman zindanlar Abdülhamdt’in  yönetim anlayışını eleştirenlerle doluyken bugün de adaletin olmadığı ve yargının da Erdoğan’a bağlandığı bir rejim sürmektedir.

Erdoğan AKP gençlik kolları buluşmasında gençlere hitaben yaptığı konuşmada Meral Akşener’e cevap vermek için Abdülhamid’i savundu. O’nu göklere çıkardı. O’nun zamanında bir karış toprak kaybedilmedi dedi. Oysa en azından Kıbrıslılar bilmektedir ki Ada İngilizlere O’nun zamanında verildi. Rusların O zamanki adıyla Ayastefanos’a (Bugünkü adıyla Yeşilköy) ilerlemesi ve toprak kaybı tarih kitaplarında yazmaktadır.  Erdoğan’ın ağzından çıkan her cümleye sorgusuz inanan AKP’liler buna da inanmışılardır.

20 yıllık AKP iktidarında yapılanların hemen hemen aynısı Abdülhamid zamanında da yapılmıştır ve yapılmaya devam edilmektedir. Geçmişteki hatalardan ders almak yerine  hataları savunmak aynı sonuçların oluşmasını da beraberinde getirecektir.

Erdoğan bunu  ne zaman anlayacak? Dış borçlar ve üretimden koparılan  toplum daha çok dışa bağımlı bir Türkiye demektir. Cumhuriyet döneminde elde edilen tüm zenginlikler Abdülhamid’in yolundan gidenler tarafından yok edilmiştir.

Abdülhamit’in  yıkıma götürdüğü Osmanlı’nın kalıntılarından yeni bir cumhuriyet kuracak Atatürk çıkmıştı. Şimdi Erdoğan ve AKP’nin yıkıma götürdüğü Türkiye Cumhuriyeti’ni  yeniden ayağa kaldıracak bir lider çıkacak mı?