ANA MUHALEFET HAVANDA SU DÖĞMEYE DEVAM EDİYOR


Eğitim ve öğretimin içinde olanlar bilirler. Her çocuğun öğrenme süreci farklıdır. Tabii ki ne öğretildiği ve nasıl öğretildiği de bu süreçte önemlidir. Matematiği çabuk öğrenen ve bu derste başarılı olan çocuk belki dil öğrenmede pek başarılı olmaz. Ya da müzikte çok başarılı olan çocuk sporda başarılı olamaz.

Milletvekillerimizin okul hayatlarında hangi derslerden daha başarılı olduklarını bilemem. Buna rağmen toplumda bir meslek sahibi olmuşlar.  Bu da onların okuduğunu anlayan ve düşüncelerini söyleyebilme yeteneğine sahip olduklarını gösterir. Normal zeka seviyesinde olan birinin bunları yapabileceğine inananlardanım.

Eğer gördüğünü görmemiş, okuduğunu anlayamamış, duyduğunu duymamış gibi davranırlarsa bu onların gerçeklerle yüzleşmekten korktuklarını gösterir.

Oysa gerçekler gün gibi ortadadır. AİHM’nim  “KKTC” diye bir devlet olmadığını buradaki yönetimin Türkiye Cumhuriyeti’nin bir alt yönetimi olduğuna karar vermiştir. Kıbrıslı Rumların hak gaspına uğradıkları iddiasıyla AİHM’de açtıkları davada Türkiye yargılanmıştır.

Bu davalardan mahkum olan KKTC değil Türkiye Cumhuriyetidir.

Türkiye’deki Erdoğan rejimi her alanda müdahale etmekte ve buranın bir alt yönetim olmanın ötesinde Ankara’ya bağlı bir ilçe muamelesi gördüğü de gerçektir.  Tüm kurumları Türkiye tarafından idare edilen bu yapıyı herkes görebilmektedir.

Bunu görmek istemeyen ya da görüp de görmemezlikten gelen meclisteki ana muhalefet partisi CTP Ankara’nın buradaki işbirlikçi UBP ağırlıklı koalisyon hükümetini suçlamaktadır.

Sucuoğlu’na imzalatılan teslim protokolünün gereklerini yerine getirmekten başka bir şey yapmayan hükümeti suçlu göstermek en basit tanımıyla acizliktir.

CTP üç beş oy daha fazla oy alacak ve ileride hükümet olacak diye Türkiye’deki Erdoğan rejimini eleştirmek ve doğruları söylemek yerine hükümeti günah keçisi yapmıştır.

Yanlış teşhis ve yanlış tedavi hastayı öldürür. Bunun da telafisi yoktur. Hasta ölmeden toplumun tüm barış ve çözüm isteyen kesimleri ile bir konsültasyona gerek vardır. CTP koyduğu teşhiste ısrar ederse bu hastayı ölüme götürecektir.

Vakit varken o meşhur sloganlarında olduğu gibi:” Birlik, mücadele ve dayanışma “ zamanıdır. Gerçekleri gizleyerek güneşin önünü kapatamazsınız.