ANKA KUŞU DEĞİLİZ


Ülkemdeki yangın başladığında yurt dışında tatildeydim. Zamanım elverdiğince yangınla ilgili haberleri izlemeye çalıştım. Bir kez daha devlet olamamanın acizliğini seyrettim. Bir kez daha düşmanlık duyguları ile hareket eden siyasilerin bencilliklerini okudum. Bir kez daha ihmalin had safhada olduğunu tüm çıplaklığı ile izledim. Bir kez daha çaresiz kalan halkın feryadına, yine halkın koştuğunu, siyasilerin bu konuda hiçbir organizeyi beceremediği gibi halkını görmezden geldiğini acı ve üzüntü ile seyrettim. Ve yine bir kez aha anladım ki, bu seçilmişlerin ülke için, halk için, çözüm üretme gaileleri olmadığını hiç çekinmeden gözler önüne serdiklerini düşünmeden edemedim. Hele bir açıklama vardı ki, “çok şükür can kaybı olmamıştır”, bunu defalarca okudum, hayretler içerisinde kaldım. Daha ilkokul yıllarında, doğadaki bitkilerin ve hayvanların da bir “canlı” olduğunu öğreniyoruz. Bu açıklama nasıl bir kafa, nasıl bir eğitim ve nasıl bir düşünce yapısı ile yapılmış bilemedim. Yangının, nasıl ve ne şekilde çıktığı konusunda hiç yorum yazmayacağım. Hepimizin bildiği gerçekleri defaten yazmak ve o anları yeniden yaşamak sinir bozmaktan öteye gitmez, biliyorum. Ancak, buradan bir vatandaş olarak yangın söndürme işlemlerinde yardıma koşan ve bu insanlara gıda yardımı yapan tüm bireylere yürekten “şükran” demek isterim. Ayrıca, bölge halkına da büyük geçmiş olsun dileklerimi buradan iletmek isterim. Fakat yanıp kül olan tüm yeşile, tüm canlıya ve doğanın göz göre göre dört gün boyunca yanmasına ne diyebilirim ki. Yanmış, bitmiş ve geriye sadece külleri kalmıştır. Doğadaki birçok canlının nesli tükenmiştir. Bitki örtüsü ve ağaçlar çok uzun yıllar sonra belki yeniden yeşerecektir. O da, bölge eğer imara açılmaz ise ve yeniden yeşillendirmeye gidilirse…. “Hedef eskisinden daha iyi bir orman yaratmaktır” diye bir açıklama gördüm. Bence hedef, elde olanı koruyup, daha güzel bir doğa yaratmak ve daha nice yeşil alanların planlamasını yapmaktır. Doğada yaşayan canlılara daha güvenli bir yaşam alanı sunmaktır. Bu yüzden yukarıda bahse konu açıklamayı da yine “show amaçlı” bir açıklama olarak nitelendirmekten öteye gidemeyeceğimi belirtmek isterim. Ve yine belirtmek isterim ki doğa ve doğada yaşayan canlıların hiçbiri birer Anka Kuşu değil ki küllerinden doğsun. Yanan yanmış, küle dönmüştür. Geriye sadece kurumuş ve siyaha bezenmiş çok geniş bir arazi kalmıştır. Devlet olduğunu ve siyaset yaptığını iddia edenlerin bir kez daha konuya ne derece hassasiyet gösterdiklerini, daha önce vermiş oldukları sözleri ne kadar tuttuklarını ve ne derece planlama yapabildiklerini görmüş olduk. Dilerim halk, evrenin bizlere göstermiş olduğu bu olayları ve mesajları algılayabilecek kadar uyanmıştır. Dilerim bir kez daha yenisi hiç yaşanmasın. Dilerim bir kez daha ihmaller olmasın. Dilerim bir kez daha peşkeşler olmasın. Dilerim bir kez daha doğanın ve canlıların yaşam alanları katledilmesin. Çünkü ne ülke olarak, ne de halk olarak bir Anka Kuşu değiliz ki yeniden küllerimizden doğalım.