BU KAÇINCI PAKET BU KAÇINCI HAYAL KIRIKLIĞI?


Ben açıklanan ekonomik paketlerin sayısını unuttum. Bu paketlerin hiçbiri yaramıza merhem olmadı. Olsaydı zaten bu kadar paket açıklanmazdı.

İnsanlarımız eve ekmek götüremezken, alım gücü açlık sınırının altıda kalırken hükümet yeni bir” ekonomik paket” sundu. Günler önceden reklamı yapılan bu paket de diğerleri gibi hiçbir işe yaramayacaktır.

Öncelikle bilmemiz gerekir ki bizim ekonomimiz sürdürülebilir bir ekonomim değildir. Üretimden koparılmış ve muhtaç bırakılmış bir toplum yaratmak isteyenler bu konuda çok başarılı oldular.

Üretim yok ve dış ticaret açığı kapatılamayacak boyutta.  Bunun anlamı ithalatçılardan oluşan zengin bir kesim yarattık. Buna rağmen tüccarlarımız da şikayetçi.

Paketin içinden çıkan batma noktasına gelen üretici kesime kredi olanağıdır. Bu kredileri alanlar ve kullananlar acaba geri ödeme olanağı bulabilecekler mi? Şimdiye kadar bankalardan alınan kredilerin çok büyük bir bölümü geri ödenmemiş, ödenememiş. Bunların da yanı olmayacağını kim garanti eder.

Alınan krediler için ne kadar kolaylık ve uygun şartlar sağlanırsa sağlansın geri ödenemeyecek olduktan sonra  bir anlam ifade etmez. Ekonominin çarkları dönmez.

Ekonominin çarklarını döndürmenin tek bir yolu vardır. Üretim. Bunun da sürdürülebilir olması için üretimden elde edilen mal ve hizmetlerin satılabilmesi ve yeniden üretim ihtiyacının oluşmasıdır. BU da Pazar demektir.

KKTC’ kurularak kendi ayağına  bilinçli olarak kurşun sıkanlar bugünkü ekonomik çıkmazın da sorumlularıdırlar. Devlet olarak ne ticari anlaşmalar yapılabilir ne de Pazar bulunabilir. Çok övündükleri ihracatımızın oluşmasında devletin katkısı yok. Bunu üreticiler kendi olanaklarıyla kurdukları bağlantılarla yapabiliyorlar.

Geçtiğimiz günlerde 120 şişe zeytin yağının Kıbrıs Cumhuriyeti’ne Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında geçebilmesini neredeyse bayram ilan edecektik. Bunu küçümsemiyorum elbette.  Gerçek  ve doğru yol budur. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bu konuda kolaylaştırıcım adımlar atmasıyla Kıbrıslı Türk üreticilerin dertlerine derman olabileceğini gösterdi. Bu şekilde toplumların yakınlaşması, ekonomik olarak muhtaç olma durumundan kurtulmamız ve sonrasında bir çözümle ekonomilerin entegrasyonu hedef olarak düşünülmelidir.

Bu hükümet bunu yapmaz yapamaz. “İki devletli çözüm”  yalanı ömrümüzü törpülemeye devam edecekler.  Ekonomik paketler geçmişte de bir işe yaramadı bugün de yaramayacak. Tek çare çözümdür.