NÜFUSUN RENGİ


Yazıma başlar başlamaz hemen belirtmek isterim ki, din, dil, ırk ayırımı yapan bir insan değilim. Yazımda da ırkçılık yapmıyorum. Bazı gerçeklerin artık görünmesi ve bir tedbir alınması için yazıyorum. Çünkü, endişem sadece bir Kıbrıslı Türk olarak ülkemin nüfusuna yapılan ihanettir. Geçtiğimiz günlerde bir bilgi öğrendim. Hapishanedeki mahkumların yarısını siyahiler oluşturmaktadır ve yine öğrenmiş bulundum ki her hafta 5-6 siyahi ülkede kaçak olarak bulunduğu için yakalanıp “deport” olarak sınır dışı ediliyor. Ülkeye girişlerde ve öğrenci işlerinde bir denetimsizlik ve yetersizlik olduğu aşikardır. Gün geçmez siyahilerle ilgili basında haberler okuyoruz. Ya intihar ediyorlar, ya bir yerlerde ölü bulunuyorlar ya da trafikte kazaya sebebiyet veriyorlar. Hatta siyahilerin kadın pazarında satıldığı da söylenmektedir. Peki ama bu insanların ülkeye girişleri ve her geçen gün sayıca çoğalmaları nasıl oluyor da önlenemiyor. Bir kısmı açlık ve sefalet içinde kapı kapı dilenmeye, markette yolumuzu çevirip “açız” diye sızlanmaya başladı. Bir kısmı da trafikte en son model lüks araçları ile hava atmaktadır. Birçok iş yerinde çalışanlar artık hep siyahi. Her bölgede her geçen gün sayıca artan bir siyahi nüfus var. Ülkenin yerlisi olarak bizler artık kendi memleketimizde kendimizi bir Afrika ülkesinde yaşıyor hissetmeye başladık. Gece sokağa çıkmaya korkar olduk desem yeridir. Hele pazar günleri dini ibadetlerini yerine getirecekler diye her yerdeler. Açık pazarın en belirgin müşterileri onlar, biz yerliler aralarında kaybolup gidiyoruz. 74 öncesinde can ve mal güvenliğimiz yoktu diyenlere buradan bir not iletmek isterim. Yıl 2022, Kıbrıs halkının artık can ve mal güvenliği konusunda zerrece bir dayanağı ve bu konuda inancı yoktur. Canımız da malımız da artık tehdit altındadır. Nüfus giderek yabancılaşmaktadır. Önlem yok, denetim yok, uyuşturucu satışı had safhada, fuhuş her köşe başında, trafikte kelle koltukta yaşıyoruz. Üniversiteleri ekonomiye katkı sağlayacak diye öğrenci adı altında denetimsiz ve kontrölsüz bir şekilde birçok yabancı doldurdunuz. Ekonomi düzeldi mi? Hayır, tam tersi oldu. Cezaevinde yatan nüfusun yarıdan fazlası yabancı ve devlet tarafından günde üç öğün beslenmektedir. Hapishane yetersiz gelmektedir. Neden? Suçlar attı, kriminal olaylar arttı, hırsızlıklar arttı? Peki bunları düşünen, önlem alma yoluna gidip kararlar üreten meclisin efendileri ülkedeki bu durumu değerlendire biliyor mu? Ülke nüfusunun renklerini görebiliyor mu? Ülke halkının sesini duyabiliyor mu? En son okuduğum bir haberi sizlerle paylaşayım. Siyahi biri evinde beslediği köpeğine sürekli işkence ediyor ve en son da bu zavallı canı beşinci kattan aşağı atıyor. Okurken tüylerim ürperdi. Düşünsenize içimizde nasıl insanlarla bir yaşam sürüyoruz? Düşünsenize ülke nüfusuna göz göre göre ihanet edilmekte. Düşünsenize yakın bir gelecekte bu hızla giderse gözünüzün görebildiği her yer siyah renkte olacak. Eğer bir ülkede yerli halkın sayısı yabancılar arasında eriyip gidiyorsa o ülkenin siyasetinde, o ülkenin siyasetçisinde, o ülkenin denetiminde, o ülkenin yasalarında, o ülkenin güvenliğinde ve o ülkenin geleceğinde büyük bir sorun var demektir