MAYMUN ÇİÇEĞİ VE ÖNLEMLER


Geçtiğimiz günlerde Özlem hanım bir demeç vererek Maymun Çiçeği Virüsü hakkında bilgilendirme yapmış ve gerekli tedbirler için çalışma başlatılmıştır demiştir. Okuduğum zaman gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Bu güne kadar bu ülkede neyin tedbiri alındı, neyin önlemi sağlandı ki. Mevcut sorunların üzerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Mesela yollarımız çukur dolu, birçok yerde asfalt delik deşiktir. Yeterince ışıklandırma olmadığı gibi, bilgi verici levhaların eksikliği de ayrı bir sorundur. Mesela devlet hastanemizde randevu almak, ihtiyacımız olan sağlık hizmetlerini almak yıllardan beridir süregelen sıkıntılardandır. İlaç eksikliği ise, ayrı bir dert. Ülkeye baktığınız zaman çevre pisliği, molozlar hemen hemen her yerdedir. Eksik alt yapı, düzensiz bir çevre görüntüsü, çok katlı inşaatlar gelişi güzel her yerden mantar gibi bitmektedir. Hele o teknecik santralinden haftalardır çıkan siyah dumana ne demeli. Ülkenin sorunları saymakla bitmez. Ama sizler, her biriniz, ülkede her şey güllük gülistanlıkmış gibi çıkıp demeçler veriyorsunuz ya, artık ne sinir olabiliyoruz, ne de gülebiliyoruz. “Yine sallıyorlar” deyip geçiyoruz. Bu güne kadar bu ülkede neyin önlemi alındı, ne gibi icraatlar yapıldı, halkın faydasına olabilecek ne gibi adımlar atıldı? Biz göremedik, sizler de gösteremediniz zaten. Yani ülke artık bir bilinmezin içerisinde, bir sağa bir sola yalpalaya yalpalaya yol almaktadır. Halk deseniz, geçim derdinden artık ne sağına bakar olmuş, ne soluna. Bu ülkede geleceğe dair bir umut kırıntısı bile kalmamış insanların içinde, sayenizde. Sizler verdiğiniz hiçbir vaadi yerine getiremezken, bizler de zaten bunların içi boş vaatler olduğunun bilincine varmış durumdayız. Mesela, marketlerde fiyatlar almış başını gidiyor ama denetim mekanizması yok. Mesela, akaryakıt fiyatlarında indirim beklerken bindirim yapıyorsunuz. Mesela turizm patladı diyorsunuz ama ortada öyle bir patlama göremedik. Yani atıp tutmada üstünüze yok. Her biriniz basına süslü cümleler kurarak geleceğe yürüyoruz, gençlerin önünü açıyoruz, dünya bizi kıskanıyor, hayatı ucuzlatacağız diye diye bizlerle maymun gibi dalga geçiyorsunuz. Bilirsiniz, biz Kıbrıslılar eğer karşımızdaki bizimle dalga geçerse “ne alay edersin beni maymun gibi” diyoruz. Sizlerin yaptığı açıklamalar da aynen o hesap işte. Yani bizler uzun zamandır bu üç maymun hikayesine alıştık. Sizler bizlerin içinde bulunduğu sıkıntıları görüyor, görmezden geliyorsunuz, duyuyor duymazdan geliyorsunuz ve biliyor bilmezden geliyorsunuz. Bu yüzden Maymun Çiçeği virüsü gelse ne yazar gelmese ne yazar. Tedbir alınsa ne olur, alınmasa ne olur. Halk olarak , bizlerle maymun gibi dalga geçilmesine o kadar çok alışmışız ki, bu virüs de gelir ve geçer. Yeter ki sizler kalıcı olmayınız. Asıl virüs sizlerin etrafta yaydığı ve bizleri inandırmaya çalıştığı sahte vaatlerdir. Bu yüzden bu halk ne sizin tedbirlerinize inanır, ne de sizlerin samimiyetinize.