"Maraş Kıbrıs Türkü’nün inisiyatifindedir"

"Maraş Kıbrıs Türkü'nün inisiyatifindedir"

YDÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Birleşmiş Miletlerin görüşmeleri yeniden başlatmak için girişimlerde bulunduğunu söyleyerek Birleşmiş Milletlerin 5’li konferansa hazırlandığını belirtti. Işıksal, Maraş konusunu Türkiye’nin atmış olduğu bir adım olarak görmemek gerektiğini belirterek, bu sürecin Kıbrıs Türk tarafının inisiyatifinde olduğunu ifade etti

Editor: Süperadmin
22 Ekim 2020 - 11:58 - Güncelleme: 22 Ekim 2020 - 20:48

YDÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın görüşmeye kapalı olmadığını belirttiğini söyleyerek, “Bu sefer Türk tarafı illaki federal bir çözüm olacak diye taviz veren konumunda olmayacak. Tam tersine kendisine son derece güvenli, argümanlarını ve neden bazı konularda hassas olduğunu karşı tarafa da anlatarak bu şekilde müzakerelerin devam etmesini isteyecek. Bunun bir zaman takvimine bağlanmasını isteyecek” şeklinde konuştu.

Maraş açılımının Türkiye’nin de desteği ile olan bir adım olduğunu vurgulayan Işıksal, “Bu açılım, benim de içerisinde olduğum ve yaklaşık 1.5-2 yıldır aktif bir şekilde çalışan Maraş Komisyonu’nun hazırladığı raporlar ve bunun çerçevesinde gelişen bir süreçtir. Ondan dolayı bunu sadece Türkiye’nin adımı olarak görmüyorum” dedi.

Işıksal 50 yılı aşkın süren müzakerelerde bir sonuç alınmadığını iki taraf arasında da ciddi uçurumların olduğunu belirtti. Bu sebepten dolayı artık federal çözümün yerine alternatif çözümlerin de görüşülmesinin BM tarafından not düşülmesi gerektiğinden bahseden Işıksal, Cumhurbaşkanı Tatar ve ekibinin temel farklılığının bu olacağını söyledi.

 

Esengül AYKAÇ

YDÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Birleşmiş Miletlerin görüşmeleri yeniden başlatmak için girişimlerde bulunduğunu söyleyerek Birleşmiş Milletlerin 5’li konferansa hazırlandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın herhangi bir görüşme çağrısına olumsuz yaklaşacağını düşünmediğini belirten Hüseyin Işıksal, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın görüşmeye kapalı olmadığını belirttiğini söyleyerek, geçmiş müzakere dönemine göre önemli farklılıklar beklediğini vurguladı. Geçmiş müzakere ekibinin sadece federasyonu konuşup buna bir zaman kısıtlaması koymadan ve başka hiçbir alternatifi konuşmadan masada kalmaya çalıştığından söz eden Işıksal, “Bu sefer Türk tarafı illaki federal bir çözüm olacak diye taviz veren bir konumda olmayacak. Tam tersine kendisine son derece güvenli, argümanlarını ve neden bazı konularda hassas olduğunu karşı tarafa da anlatarak bu şekilde müzakerenin devam etmesini isteyecek. Bunun bir zaman takvimine bağlanmasını isteyecek. Günün sonunda da bir çözüm olacaksa olacak ama olmayacaksa da bunun Bileşmiş Milletler tarafından bizzat not düşülmesini isteyecektir” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin haklarına saygı duyulması gerekiyor”

50 yılı aşkın süren müzakerelerde bir sonuç alınmadığını iki taraf arasında da ciddi uçurumların olduğunu bu nedenden dolayı artık federal çözümün yerine alternatif çözümlerin de görüşülmesine dair BM tarafından not düşülmesi gerektiğinden bahseden Işıksal, Cumhurbaşkanı Tatar ve ekibinin temel farklılığının bu olacağını söyledi. Kıbrıs sorununda çözüm olabilmesi için Rum tarafının Kıbrıs Türklerinin varlığının ve Türkiye’nin haklarına saygı duyması gerektiğini anlatan Işıksal, bu şekilde saldırgan, maksimalist ve Türkiye’nin haklarını hiçe sayan bir siyasetle devam ederlerse doğal olarak uzlaşı olmayacağını söyledi.

“Maraş Kıbrıs Türkü’nün inisiyatifindedir”

Türkiye’nin hidrokarbon çalışmalarını tüm hızı ile sürdürdüğünden söz eden Işıksal, “Karadeniz’de hidrokarbon bulundu” diyerek Doğu Akdeniz’de de Hidrokarbonunun bulunduğunu tahmin ettiğini bunun da yakın zamanda açıklanabileceğini söyledi. Türkiye’nin kendi deniz alanları içerisinde Hidrokarbon araması yapmasının son derece doğal bir yaklaşım olduğunu anlatan Işıksal, Maraş konusunun ise Türkiye’nin atmış olduğu bir adım olarak görmemek gerektiğini belirtti. Maraş konusunun Kıbrıs Türk tarafının inisiyatifinde olduğunu ifade eden Işıksal Türkiye’nin de herzaman olduğu gibi Kıbrıs Türk tarafına her türlü desteği verdiğini vurguladı. Işıksal, “Maraç açılımı, benim de içerisinde olduğum ve yaklaşık 1.5-2 yıldır aktif bir şekilde çalışan Maraş Komisyonun hazırladığı raporlar ve bunun çerçevesinde gelişen bir süreçtir. Bundan dolayı bu açılımı sadece Türkiye’nin adımı olarak yorumlamak yanlış olur” diye konuştu. Işıksal, Türkiye’nin Kıbrıs Türk tarafına her zaman gerek uluslararası hukuk uzmanları gerek mülk konusundaki uzmanları ile her türlü desteği verdiğini vurguladı.

“Rumlar her yolu deniyor”

Kıbrıslı Rum Soleas ailesi üyelerinin, Girne’de bulunan eski taşınmaz malları konusunda Rum “Girne Kaza Mahkemesi”nde Türkiye aleyhine açtıkları davada Türkiye aleyhine tazminat kararının verilmesinin ardından, aileyi temsil eden avukatların, Türkiye’nin AB ülkelerindeki taşınmazlarını arama çalışması başlattıkları bildirildiği haberlerine açıklık getiren Işıksal, Rumların değişik mahkemelerde değişik kararların çıkarmaya çalıştığını söyledi.  Türkiye’nin lehine birçok kararın  olduğundan da söz eden Işıksal, Rum kaza mahkemesinden alınan kararın Türkiye üzerinde hiçbir bağlayıcılığı olmadığını kaydetti.  Işıksal, “burada Uluslararası mahkemelerin kararlarına bakmak Amerikan mahkemelerinde Rumların Türkiye aleyhine açmış olduğu davalar da var. Rumlar her yolu deniyorlar ama oradan Rumlara çok sert bir mesaj geldi. Kıbrıslı Türklerin 50 yıldır kaldıkları topraklarda duygusal bir bağ oluştuğunu ve evlerini terk etmemelerine karşı kararlar da var. Rumların hiçbir zaman çabaları bitmeyecek onu bilmek lazım ancak bu tür kararların uluslararası bağlayıcılığı olmaz” ifadelerine yer verdi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Büyük vurgun
Büyük vurgun
Mağusa'nın vampir iş insanı
Mağusa'nın vampir iş insanı