"Müzik yaşam biçimim oldu"

"Müzik yaşam biçimim oldu"

Hüseyin Kırmızı 1983 yılında Lefkoşa’da doğdu. Yaptığı birçok çalışmalar ile sürekli adından söz ettiriyor

Editor: Süperadmin
10 Ağustos 2020 - 11:48 - Güncelleme: 10 Ağustos 2020 - 11:55

Müzik camiasında “Jopon” olarak anılıyor. Babasının onu küçük yaşta keşfetmesiyle Hüseyin Kırmızı’nın müzik serüveni böylece başlamış oldu

Müzik alanında birçok deneyim kazanan Kırmızı 2009 yılında adaya dönüp çalışmalarını burada devam ettirdiğini söyledi.

“Müzik benim için duyularıma yönelik bir olgudan ziyade bir yaşam biçimi, kendimi ifade edebileceğim bir araç, bazen de sadece amaç oldu”

 

Röportaj: Esengül AYKAÇ

Nağm-ı diğer Jopan olarak bilinen Hüseyin Kırmızı,1983 yılında Lefkoşa’da doğduğunu, her ne kadar yaz ayında doğmuş olsa da fanatik bir kış hayranı olduğunu söyledi. İlk ve orta öğrenimini Lefkoşa'da tamamlayıp Doğu Akdeniz Üniversitesi Müzik Bölümünü başarıyla tamamlayan Hüseyin Kırmızı, müzik kariyerine başlamazdan önce 10 yaşından itibaren özel piano dersleri aldığını belirtti. Müziğe olan ilgisi babası Mehmet Kırmızı'dan gelmekteydi. Müzisyen olan babası Hüseyin Kırmızı’nın müzikle olan ilgisini görünce profesyonel olarak bu işin eğitimini almasını istemiş. Hüseyin Kırmızı“ne de güzel yapmış” dedi. Üniversite yıllarında Alexander Makaev, Mark Heeg Faik Succeddinov, Nathanael May gibi çok iyi piyanistlerden eğitim alan Kırmızı sonrasında Hollanda'da bulunan Cod Arts Üniversitesinde bir süre eğitim aldıktan sonra 2009’ da adaya dönüp çalışmalarına burada devam ettiğini söyledi.

“Nitelikli eserler üretmeyi de seçtim”

Hüseyin Kırmızı: “Müzik benim için duyularıma yönelik bir olgudan ziyade bir yaşam biçimi, kendimi ifade edebileceğim bir araç, bazen de sadece amaç oldu. Yıllar içerisindeki duygularım, düşüncelerim ve fikirlerim müzik aracılığı ile çevreme anlatılmış oldu. Müzik sanatında icradan öte var olabilmek için nitelikli eserler üretmeyi de seçtim. Bize ve bizden sonrakilere bırakacağımız en güzel mirasın sanat olduğuna inanıyorum. Günümüzde müzik algısı hayatın her yönünde olduğu gibi değişmiş durumdadır. Fakat tarihin tekerrür etmesi işimize yarayacak ve özellikle adamızda sadece eğlence olarak anılmaya başlanan müzik de ilerleyen zamanlarda hak ettiği yeri elde edecektir” dedi.

Pandemi döneminde kitap yazdı


Global olarak çok zorlu bir süreçten geçtiğimizi söyleyen Kırmızı, Pandemi süresi boyunca özellikle karantina sürecinde yarım kalmış eserlerini bitirmeye çalıştığını belirtti. Pandemi döneminde 3. albümünü tamamlayan Kırmızı,buna ek olarak bir kitap yazdı. Kısa roman olarak tanımlayabileceğimiz bu kitap ilerleyen zamanlarda "Ucubeler Sirki" adı altında dijital platformlarda yerini alacak. Bu kitabın özelliği ise tüm hikayeyi anlatan bir de "Ucubeler Sirki Koro ve Orkestra için 12 senfonik skeç" adi altında senfonik bir eserinin olmasıdır. Bunun yanında elbette ki diğer tarzlarda ve stillerde beste ve çalışmalarını devam ettiriyor.

“Yaşadığımız mahalledeki büyüklerimiz bana bu lakabı uygun görmüşler”

Hüseyin Kırmızılakabının arkasında yatan hikayesinin oldukça basit olduğunu söyledi. Kırmızı, “Annem 1978’de tatil için Thailand'dan adaya gelmiş ve babam ile tanıştıktan sonra tekrar ülkesine gitmeyip evlenmişler. Ben dünyaya geldikten sonra yaşadığımız mahalledeki büyüklerimiz bana bu lakabı uygun görmüşler.  Yarı uzak doğulu yarı Kıbrıslı biri için biraz alakasız bir lakap ama yine de benimsedim” dedi.

“Müziğin her tarzına olan ilgim şu anki müzikal karakterimi oluşturdu”

Hüseyin Kırmızı sözlerine şöyle devam etti; “Rock müziğin tarzından ziyade felsefesi beni daha fazla bu tarza yaklaştırdı. Eğitimim de klasik bati müziği-klasik piano üzerine oldu,orta cağ müzikler - dünya folk müzikleri jazz ve bunun gibi müziğin her tarzına olan ilgim ise benim şuanki müzikal karakterimi oluşturdu.”

“Birçok ulusal ve uluslararası festivallere katıldım”

“Şu ana kadar ada genelinde sayamayacağım kadar çok isimler ile çalıştım. Adanın hem kuzeyinde hem de güneyinde çeşitli isimlerle birçok ulusal ve uluslararası festivallere katıldım. Son zamanlarda Türkiye'de alanlarında Virtüöz sayılan isimler ile Async ismin de bir orkestra kurduk ve besteler yapmaya başladık. Tabi ki bu karantina süreci bizi yavaşlattı ama en yakın zamanda tekrar toparlanıp devam etmeyi düşünüyoruz.Bir diğer yandan ilk iki albümümün konserlerine ağırlık vermeyi planlıyorum. Progressive rock/metal ve klasik yaylı dörtlüsü gibi iki farklı tarzda üretmiş olduğum iki albümümü dileyen youtube sayfamdan dinleyebilir” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
"Federasyon" Türk tarafinin tezidir
Tavan başlarına yıkılıyor
Tavan başlarına yıkılıyor