“Nitelikli dolandırıcılık”

“Nitelikli dolandırıcılık”

Vergi Dairesi Eski Müdürü, Ekonomist Göksel Saydam, solar enerjiye geçilmesi için talepler olduğunu, ancak cevap bile verilmediğini belirtti

Editor: Süperadmin
21 Mayıs 2022 - 09:22
Reklam

Ekonomist Göksel Saydam, fosil yakıtlardan elde edilen enerji yerine diğer enerji kaynaklarından yararlanma konusunda ülkelerin büyük planlar yaptığına dikkat çekerek, bizde bu konuların gündem olmadığını söyledi. Saydam, “çünkü gelen para, hani dağıtırlar ya azalacak. O nedenle yanıt bile verilmiyor. Yakıt değişim bedelinden bahsedildi. Adına “Akaryakıt Değişim Ücreti” dediler. Ücret bir hizmet karşılığı yapılır” diye konuştu

Saydam, solar konulduğunda akaryakıt ile ilginin kesildiği anlamına geldiğini belirterek, “malını kiralarsan kira derler, işlersen ücret derler, kar elde edersen de kar derler. Bunun başka terminolojisi yoktur. Solar enerji kuranların yakıtla alakası yoktur. Elektrik üretip aynı zamanda devlete de veriyorsun demektir ve devlet bunu satar, sonra da bu abonelere  fatura mı yollar, bu nasıl olur?” diye sordu

Saydam, “Kimse kusura bakmasın, teşbihte hata olmaz. Ben artık hükümet edenlerin hangi hükümet isterse olun birçok şeyde nitelikli dolandırıcılık yeteneklerini kullandıklarını düşünüyorum” diye konuştu

Saydam, sandalye koltuk kavgasından her gelenin kendi metodunu söylemekte olduğunu ifade ederek, bürokrasiyi, kamu hizmetlerini mümkün mertebe maksimum düzeyde siyasi etki altından kurtarmak gerektiğini söyledi

 

Yeni Bakış

Vergi Dairesi Eski Müdürü, Ekonomist Göksel Saydam, Yeni Bakış WEB TV’de yayınlanan “Farkındamıyız?” programına katılarak Hüseyin Ağlamaz ile gündemi değerlendirdi. Saydam, ekonomik krizin tüm ülkelerde olduğunu, ancak şiddetinin değişik olduğunu söyleyerek, hukukun üstünlüğü, sağlam bir finans yapısı varsa, etkin denetim mekanizması varsa o ülkede olumsuz ekonomik ortam olsa bile içinde çıkmanın yolunun bilindiğini söyledi. Saydam, ekonomi ve yatırımın krizin hiçbir yönünü sevmediğini belirterek, her gün bir fiyat değişikliği olursa ve bu fiyat değişikliği özellikle girdi maliyetlerinde olursa yine yatırımın olmadığını söyledi. Saydam, KIB-TEK üzerinde sürekli durduğunu, çünkü başka enerji kaynağının olmadığını belirterek, fosil yakıtlardan elde edilen enerji yerine diğer enerji kaynaklarından yararlanma konusunda ülkelerin büyük planlar yaptığını kaydetti. Saydam, bizde solar enerjiye geçilmesi için yazılan yazılar olduğunu ancak cevap bile verilmediğini ifade ederek, “çünkü gelen para hani dağıtırlar ya ürfe gibi azalacak. O nedenle bu elektrik konusu şimdilik duruldu gibi, ancak şimdi yakıt değişim bedelinden bahsediliyor. Akaryakıt değişim ücreti dediler. Ücret bir hizmet karşılığı yapılır” diye konuştu.

 

“Solar enerji kuranların yakıtla alakası yoktur”

Saydam, solar konulduğunda akaryakıt ile ilginin kesildiği anlamına geleceğini belirterek, “malını kiralarsan kira derler, işlersen ücret derler, kar elde edersen de kar derler. Bunun başka terminolojisi yoktur. Solar enerji kuranların yakıtla alakası yoktur. Elektrik üretip aynı zamanda devlete de veriyorsun demektir ve devlet bunu satar, sonra bana fatura yollar, bu nasıl olur?” diye sordu. Saydam, “Kimse kusura bakmasın, teşbihte hata olmaz. Ben artık hükümet edenlerin hangi hükümet isterse olun birçok şeyde nitelikli dolandırıcılık yeteneklerini kullanırlar” diye konuştu. Göksel Saydam, ülkenin kamu maliyesi sistem ve yönetiminin 1970’li yıllardan kalan bir metot olduğunu ifade ederek, “seyrüsefer ödüyoruz değil mi? Ben buraya gelirken 2-3 sefer çukura düştüm. Yollar çukur, yol gösterici tabela hepsi kırık dökük. Yanmayan onlarca lamba. O halde verdiğimiz bu para nereye gider? Kör delik dedikleri bütçeye gider” dedi.

 

“Gözümüz karanlıkta gideriz”

Saydam, bu bütçe ile siyasi partilere yardım, örtülü ödenekleri karşılama, yurt dışı gezilerin karşılanmakta olunduğunu belirterek, “sağlığa, ulaşıma bir şey verilmiyor. Geçen gün basında gördüm tahliller de aksadı. Meyve sebze eskiden tahlil edilirdi, şimdi yapılmıyor. Gözümüz karanlıkta gideriz” dedi. Saydam, tüm bunlar yapılırken liyakatlı, mesleğini bilen, aidiyat duygusu güçlü olan insanların bu ülkeye gelmesi gerektiğini belirtti. Saydam, “Uzun, kısa, orta ekonomik planlarımız nerededir?” diye sorarak, planın genel, programın ise uygulamadaki detaylar olduğunu söyledi. Saydam, hangi hükümet gelirse bu plan ve programlara uyması gerektiğini belirterek, “çünkü bu programları meclis uygular ve yasa hükmündedir” dedi. Göksel Saydam, devlet planlama örgütünün görev ve sorumluluklarının ortada olduğunu belirterek, bir sene sonra ne yapılacağının bilinmediğini kaydetti.

 

“Kamu siyasi etki altından kurtarılmalı”

Saydam, sandalye koltuk kavgasından her gelenin kendi metodunu söylemekte olduğunu ifade ederek, bürokrasiyi, kamu hizmetlerini mümkün mertebe maksimum düzeyde siyasi etki altından kurtarmak gerektiğini söyledi. Göksel Saydam, her gelen siyasinin kendine göre beklentileri olduğunu belirterek, müdür ve müsteşarı da kendilerinin tayin etiğini kaydetti.

 

“5 senedir, eksildik bütçe açığı var deniliyor”

Saydam, şöyle devam etti, “Gelenlerin ise dörtte üçü liyakatsızdır. Biraz liyakatlı olanlar da bir köşede oturur. Her gelen bir ekonomik konsey kurar. Sivil toplum örgütlerinden temsilciler toplar. Bu nedenle kamu hizmetleri disiplin edilmeli, siyaseten mümkün mertebe arındırılmalı. Bunu yapmak mümkün değilse bu sıkıntıları bu toplum ilelebet çekecek. Ancak benim geçmiş bürokrasi tecrübem de budur. Karşınızdaki kim olursa olsun bilimsel verilere dayalı formüller varsa ikna olurlar. Biz de zamanında Türkiye ile temas ederdik, görevdeyken. Ama giderken valizin içinde plan proje götürürdük. Her soruya cevap verirdik. Ancak şimdi son 5 senedir, eksildik bütçe açığı var. Biraz daha para ver bize. Onun da sıkıntıları var.”

 

“İhracatımız ithalatımızın doksanda biridir”

Göksel Saydam, bugünkü siyasi ortamda bizim yabancı bir para birimine geçilmesini değerlendirerek, “Euro’ya geçelim deniliyor. İhracatımız ithalatımızın doksanda biridir. Bu nedenle öyle cebimizde Euro taşıyacağız olamaz. Nakit eksikliği olduğunda Avrupa merkez bankasından Euro alınacak mı? Şimdi de Türkiye TL verip dolar üzerinden alıyor. Ama benim hükümetlerim demesi gerekir, biz mecburuz TL kullanalım, ben nasıl seninle anlaşayım yabancı para birimi üzerinden? Bizim Türkiye’ye ne kadar borcumuz var” diye sordu.

 

“Tek amaçları günü kurtarmak”

Saydam, faizlerin yine yukarıya fırlayacağını belirterek, Türkiye ile samimi konuşulması gerektiğini söyledi. Saydam, Türkiye’nin uluslararası bankacılık sistemine dahil olduğunu söyleyerek, “bize denir ki Türkiye bizden verdiği paraları istemez. Şimdi istemez, yarın hükümet değişir ister” diye konuştu. Türkiye’nin belli bir limitin üstünde verdiklerini senetli yaptığını ifade eden Saydam, merkez bankasının ise uluslararası bankacılık örgütüne deglere ettiğini kaydetti. Göksel Saydam, tek amacın günü kurtarmak olduğunu, bundan vazgeçip plan proje yapılması gerektiğini söyledi.

 

“Gittiler ama iyi çalışmadılar”

Saydam, Türkiye ile son imzalanan protokole de değinerek, “Başbakan gitti imza attı. İçinde ne var sordular, bir iki güne kadar açıklanacak. Sonra birkaç teknik konu var gözden geçirilecek denildi. Zamanında gittiler ama iyi çalışmadılar” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yakıt bitti teknecik kapatılıyor
Yakıt bitti teknecik kapatılıyor
KKTC elektriksiz kaldı kaos yaşanıyor
KKTC elektriksiz kaldı kaos yaşanıyor