“Reçeteyi sermayeye kesin!”

“Reçeteyi sermayeye kesin!”

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Münür Rahvancıoğlu, devletin bütçe yaratmak adına harçlara zam yapma kararı aldığını belirterek, “hükümet büyük üniversitelere, otellere, inşaat şirketlerine, ultra zenginlere baksın. İnşaat şirketlerinin kullandığı beton mikserler en son ne zaman seyrüsefer ödedi?Vatandaşın cebine el atmak yerine başka şekilde para bulmanın yolları vardır” diye konuştu

Editor: Yeni Bakış Editör 2
07 Ocak 2020 - 08:00

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Münür Rahvancıoğlu, “Devlet seyrüsefer başta olmak üzere harçlara zam yaparak bütçe yaratmaya çalışıyor. Bütçenin yüzde 85’i memurlara gidiyor diye söyleniyor.  Bu külliyen yalandır. Bütçe kalem kalem oluşur. Maaş ve diğer ödenekler denilen şeyin içindeki ‘diğer’ çıkartıldığında bu oran yüzde 35’dir. Peki nasıl oluyor da yüzde 65’i tutuyor. Bunun cevabı teşvikler ve fonlardır. Büyük özel sağlık hizmetlerine,  büyük otellere,  kumarhanelere, yani sermayeye verilenler bu miktara dahildir. Devlet hem sermayeye peşkeş çekiyor  hem de memuru hedef gösteriyor. Bu kabul edilemez.”diye konuştu. 

“Kesecekseniz, sermayeye acı recete kesin. Hükümetler halkın değil, sermayenin dostudur. Para olmadığını biliyoruz, ancak neden bizim cebimize elinizi atıyorsunuz da ultra zenginlerin cebine atmıyorsunuz?” diye soran Rahvancıoğlu, “insanların acısı neredeyse oradadır denilir. Şimdi bu durum seyrüseferde karşımıza çıktı. Kamusal hizmetler geriletilerek yerini özele bırakması için genel bir siyasal politikanın süreci içinde bunlar yaşanıyor.Yapılan zamlara sosyal medyada halk tarafından büyük tepki oluştu. Ancak bu uzun soluklu olmayabilir” dedi. 

Rahvancıoğlu, trafik cinayetlerine de vurgu yaparak, turist olarak ülkeye gelenlerin trafiğe çıktığında bunu kimsenin  canıyla ödememesi gerektiğini söyleyerek,  küçük toplum olmanın önceden var olan  reflekslerini artık bu toplumun yapısının karşılamadığını kaydetti. Rahvancıoğlu, “yol güvenliği alınmadan herkes dikkatli olsun” demenin doğru bir yaklaşım olmadığını belirterek, “devlet devletse yol güvenliğini sağlamalıdır” şeklinde konuştu.

 

Yeni Bakış 

 

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Münür Rahvancıoğlu, Yeni Bakış Web TV’de Yaşamın İçinden programında yaptığı açıklamada,zamlardan önce Aralık ayının ortasında bir trafik cinayetinin gerçekleştiğini belirterek, işine gitmekte olan bir kadının hayatını kaybettiğini söyledi. Rahvancıoğlu,  o gün de bu seyrüsefer konusunun gündeme gediğini, ödediğimiz paralar nereye gidiyor diye haklı bir tepkinin oluştuğunu söyledi. Rahvancıoğlu, bunun hemen ardından ise yılın ilk gününde  seyrüsefer ile birlikte harçlara zam yapıldığını ifade ederek, her trafik cinayetinden sonra bir kısır tartışmanın söz konusu olduğunu kaydetti. Rahvancıoğlu, yollarda meydana gelen ölümlerin sürücü kaynaklı mı, eğitim eksikliğinden mi yoksa yol güvenliğinin olmamasından mı kaynaklandığı konusunda tartışmaların yaşandığını söyledi. Rahvancıoğlu, sürücülerin mutlaka bilinçli olması gerektiğini söyleyerek, yollarda mühendislik olarak da gerekli önlemlerin alınması gerektiğinin altını çizdi. Rahvancıoğlu, turist olarak ülkeye gelenlerin trafiğe çıktığında bunu kimsenin  canıyla ödememesi gerektiğine vurgu yaparak, küçük toplumolmanın önceden var olan  reflekslerini artık bu toplumun yapısının karşılamadığını kaydetti. Rahvancıoğlu, yol güvenliği alınmadan herkes dikkatli olsun demenin doğru bir yaklaşım olmadığını belirterek, “devlet devletse yol güvenliğini sağlamalıdır” diye konuştu. 

“Devlet hem sermayeye peşkeş çekiyor  hem de memuru hedef gösteriyor”
Rahvancıoğlu, Turunçu Kavşağında meydana gelen ölümlü kazalara bakıldığında bu yolun ciddi anlamda baştan düzenlenmesi gerektiğini belirterek, bunun için ciddi bir maliyetin gerektiğini söyledi. Bunun üzerinden iki tartışma ekseninin  oluştuğunu söyleyen Rahvancıoğlu, bunlardan birinin yabancı işçilerin ihtiyat sandığından kesilmesi, diğerinin  de zam yapılması olduğunu kaydetti. 
Rahvancıoğlu, şöyle devam etti, “Devlet bu şekilde bütçe yaratmaya çalışıyor. En basit meseleler dahi çok karmaşık bir hal alıyor. Bütçenin yüzde 85’i memurlara gidiyor diye söyleniyor.  Bu külliyen yalandır. Bütçe kalem kalem oluşur. Maaş ve diğer ödenekler denilen şeyin içindeki diğer çıkartıldığında bu oran yüzde 35’dir. Nasıl oluyorda yüzde 65’i tutuyor. Bunun cevabı teşvikler ve fonlardır. Büyük özel sağlık hizmetlerine,  büyük otellere,  kumarhanelere, yani sermayeye verilenler bu miktara dahildir. Devlet hem sermayeye peşkeş çekiyor  hem de memuru hedef gösteriyor. Bu kabul edilemez.”

“Bu uzun soluklu olmayabilir”
Münür Rahvancıoğlu, yapılan zamlara sosyal medyada halk tarafından büyük tepkioluştuğunu belirterek, bunu çok boyutlu değerlendirmek gerektiğini, bu tepkinin haklı bir tepki olduğunu kaydetti. Bizim temel yapımıza bakıldığında bunun uzun soluklu olmayacağı yönünde bir tutumun olduğunu söyleyen Rahvancıoğlu, bir dönemToparlanıyoruz Hareketinin başkanı olan Kudret Özersay’ın  buna tepki göstererek  ödemeyin dediğini anımsattı. Rahvancıoğlu, bunun doğru olmadığını, 
elektirk kurumunun batması için çalışanlar varken faturamızı ödememenin daha da sorun yaşatayacağını söylediklerini hatırlatarak, bugün de oluşan bu tepkinin sonuç getirmeyeceğini düşündüklerini kaydetti. 

“Neden ultra zenginlerin cebine el atmıyorsunuz?”
Rahvancıoğlu, şunları söyledi, “Ancak yapılacak olan eylem yerindedir. Yol yoksa seyrüsefer de yokdemeyi anlamakla birlikte uyarımızı da yapmak durumundayız. O nedenle ödeme yapmamakla bu işler çözülmüyor. Hükümet büyük üniversitelere, otellere, inşaat şirketlerine baksın. İnşaat şirketlerinin kullandığı beton mikserler en son ne zaman seyrüsefer ödedi? En son 3 yıl önce çıkan afla ödemelerini yaptılar. Nasıl olsa yine af çıkacak yaklaşımıyla büyük sermaye seyrüsefer ödenmesindiyor. Beton mikserlerine bakılsın ve devlet bunu tahsil etsin. Bu araçlar egsoz emisyondan da muaftır. Bu nedenle burada vatandaşın cebine el atmak yerine başka şekilde para bulmanın yolları vardır. Yollarınve trafiğin kesin çözümü toplu taşımacılıktır. Bu olmadığı sürece benzin istasyonları, galeriler kar sağlar. Buradan kar sağlayanların cebine elatsınlar, vatandaşın değil. Kesecekseniz, sermayeye acı recete kesin. Hükümetler halkın değil sermayenin dostudur. Para olmadığını biliyoruz ancak neden bizim cebimize elinizi atıyorsunuz da ultra zenginlerin cebine atmıyorsunuz? Ultra derken büyükotellerden,  kumarhanelerden bahsediyorum. Küçük esnaftan değil” 

“Bütünlüklü bir siyasal perspektifle mücadele etmeliyiz”
Rahvancıoğlu, sorunların  bütünlüklü olarak değerlendirilip çözülmesi gerektiğini ifade ederek, “insanların acısı neredeyse oradadır denilir. 
Şimdi bu durum seyrüseferde karşımıza çıktı. Kamusal hizmetler geriletilerek yerini özele bırakması için genel bir siyasal politikanın süreci içinde bunlar yaşanıyor. Siyaset bugüne kadar halkta hayal kırıklığı oluşturdu. Seyrüsefer zammı, yol güvenliğinin alınmaması siyasal bir tercihtir, siz siyasetle ilgilenemeyebilirsiniz ama bu siyasetin sizinle ilgilenmeyeceği anlamına gelmez. Farklı bir siyasetin oluşması içinde de kendi siyasi görüşümüzü ortaya koyarak bütünlüklü bir siyasal perspektifle mücadele etmeliyiz. Nasıl oluyorda halk tarafından iktidara gelenler sermayenin yanında yer alıyor. Hükümette olmak için herşeyden taviz mi veriliyor. Biz her yerde muhalefete talibiz. Çünkü biz diyoruz ki rejimi oradan kaldırmak için rejim partisi olmaktan çıkılmalıdır.” dedi. 

Biz muhalefete talibiz”
Rahvancıoğlu, şöyle devam etti, “Hükümete talip olmayan bir başka parti de DP’dir. Hükümete değil ranta taliptir. 4’lü  koalisyon hükümeti döneminde Serdar Denktaş’ın  oğluna verilen arsa gündeme gelmişti. Haftalarca bu kriz devam etti. Denktaş, hükümet umurumda değil dedi. İstediğimi alamayacaksam eksik kalsın dedi. Bu bir örnektir. Ancak biz ne hükmete ne de ranta talip değiliz. Biz muhalefete talibiz.” 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Temiz siyaset bu mu HP?
Temiz siyaset bu mu HP?
Soygun zanlıları tutuklu yargılanacak
Soygun zanlıları tutuklu yargılanacak