“Saklamaya çalışmayın!”

“Saklamaya çalışmayın!”

CTP Milletvekili Asım Akansoy, Ankara yönetiminin ve Ersin Tatar’ın GYÖ’leri iki eliyle ittiğini, ardından da NATO toplantısında Anastasiadis ile masaya oturduğuna dikkat çekerek, “bu, siyasi hayatın gerçeğidir” dedi

Editor: Süperadmin
02 Temmuz 2022 - 09:34
Reklam

CTP Milletvekili Akansoy, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın izlediği siyasetin şu anda TC Dışişleri Bakanlığının siyaseti olduğunu belirterek, söyledikleri gibi KKTCnin tanınması umurlarında değil. Burayı şu anda ellerinde tutmak istiyorlar. Çözüm ya da GYÖ’ler yönünden bir hamle yapmak istemiyorlar. Maraş’ı Uluslararası camianın ve Kıbrıslı Rumların sinir uçlarıyla oynamak için bir enstrüman olarak kullanıyorlar” dedi

“Yeni bir dünya kurulurken Kuzey Kıbrıs’taki hakimiyetlerini sürdürmek ve ona göre adım atmak istiyorlar” diyen Akansoy, “Kıbrıs’ta yaşanacak bir değişikliğin Türkiyeye kendi uluslararası ilişkileri bağlamında belli getirisinin olmasını istiyorlar” diye konuştu  

Akansoy, KKTCnin normal bir devlet olmadığını belirterek, içinde bulunduğumuz sorunların var olan veya gündeme taşınan normal devlet reçeteleri ile çözülemeyeceğini söyledi

Akansoy, Kıbrıs sorunu kapsamında atılacak adımların uluslararası hukuk ve ekonomiye entegre sürecinde var olan sorunların aşılması bakımından oldukça önemli olduğunu söyleyerek, “Kıbrıs sorununun çözümü demek, ekonomidir, alım gücünün artmasıdır, ülkeye turist gelmesidir, alt yönetim kültürünün ortadan kalkmasıdır” şeklinde konuştu

 

Yeni Bakış

CTP Milletvekili Asım Akansoy, Yeni Bakış WEB TVde yayınlanan Ufuk Çağanın hazırlayıp sunduğu Günün Nabzı programında gündemi değerlendirdi. CTP Milletvekili Asım Akansoy, bir süredir CTP olarak çeşitli bölgeleri, köyleri ziyaret ettiklerini belirterek, sorunu doğru tespit ettiğimiz sürece çaresini de ona göre düzenlemeye kalkabileceğimizi söyledi. Akansoy, piyasada korkunç bir daralmanın olduğunu belirterek, ekonomik bir aktivitenin görülmediğini söyledi. Akansoy, piyasadaki ekonomiyi canlandırmak adına acil önlem almaya ihtiyaç olduğunu kaydetti. Akansoy, hayvancının çok zor durumda olduğunu, yem alamadığını ifade ederek, hayvanını satarak yem aldığını söyledi. Akansoy, tarımcı ve çiftçinin de yine aynı şekilde olduğunu söyleyerek, korkunç bir belirsizlik içinde kendini yiyen bir düzeninin mevcut olduğunu belirtti.

 

Asgari ücret acil belirlenmeli”

Akansoy, işletmelerin de büyük sıkıntılar içinde olduklarını, restoranların çalışmadığını, büyük otellerde herşey satıldığı için bir turistin dışarı çıkıp bir kebap yeme ihtiyacında bile olmadığının görüldüğünü söyledi. Akansoy, işletmecilerin ekim ayında Türk Lirasından dolayı korkunç bir kriz yaşadıklarını dile getirerek, bunun ülkeye yansımasının çok ağır olacağının her seferinde ifade edildiğini belirtti. Asım Akansoy, bir markete girip çıkıldığında 500 liranın yok olduğunu belirterek, asgari ücretin 6 bin net olduğu bir dönemde ilk yapılması gerekenin asgari ücreti yeniden düzenlemek olduğunu kaydetti.

 

Bu mini paket, bir parmak bal niteliğinde”

Akansoy, Bakan Taçoyun asgari ücret için net 8.500 TL dediğini hatırlatarak bunun yeterli olmayacağını kaydetti. Akansoy, En az net 10.000 lira olmalı” diyerek, asgari ücreti sadece Hayat Pahalılığı oranına fikslemenin de yeterli olmayacağını kaydetti.

Esnafa, küçük işletmelere kendi çalışanını ödeyebilecek ortamı yaratmak gerektiğini belirten Akansoy, belli sayıda personel çalıştıran işletmelerin sosyal sigorta ihtiyat sandığı yatırımlarına ciddi oranda devletin destek olması gerektiğini söyledi. Akansoy, alım gücü arttıkça tüketimin de artacağından piyasanın canlanacağını söyleyerek, küçük esnafın ciddi anlamda korunmaya ihtiyacı olduğunu belirtti. Akansoy, mazbata sayısının 22 bin 7ye çıktığını hatırlatarak, demek ki insanlar artık borçlarını ödeyemiyorlar. Yargıyla karşı karşıya kalıyorlar” dedi.  Akansoy, hükümetin açıkladığı mini pakette yer alan kredi sağlama olanaklarını, insanlara verilecek olan sözde bir parmak bal olarak nitelendirerek, kredilerin geri ödemesiz zaman diliminde görece bir rahatlama sağlayacağını kaydetti. Akansoy, insanların 6 ay ödemesiz olduğundan biraz rahatlayacağını ancak ardından yine sorunla karşı karşıya kalacaklarını kaydetti. Paketin, sorunlara çare üreten, alım gücünü artıran bir paket olmadığını  belirten Akansoy, denetimsizliğin de yaşam standartını düşürdüğünü söyledi.  Akansoy, kredi üzerinden bir yaşam planlamasının zaten borçlu durumda olan insanların bu borcunun daha da artmasını sağlayacağını kaydetti. Bunun adı kaostur, gelecekten yemektir, bunu insanlarımızın yaşatmaya da kimsenin hakkı yoktur, dedi.

 

Solar enerji kapasitesi yüzde 20yi aşmamalı”

Akansoy, güneş enerjisinin elbette yararlanılması gereken bir kaynak olduğunu belirterek, solar enerji kapasitesi ülkenin yüzde 20sini aşar ise o kurulu kapasite zarar etmeye başlar” dedi. Akansoy, şöyle devam etti, “Şu anda bizde güneş enerji panelleri bağlamında, kurulu güç içindeki güneş enerji oranı yaklaşık yüzde 32dir. Dolayısıyla yüzde 20 aşıldı. Bu da KIBTEKten yer, enerji pahalıya üretilir demektir. Güneyde bu yüzde 20dir. Oradaki düzenlemede her eve bir panel hakkı olacak şekilde yasa düzenlenmiştir. Paketteki yaklaşımın KIBTEKin kurulu gücü kapsamında değerlendirilmesi gerekir.”

 

Karşımızda meşru olmayan bir hükümet var

Akansoy, meclisin tatile girdiğini, verimli bir yasama yılının geçtiğinin söylenemeyeceğini belirterek, siyasi istikrarsızlık alıp başını giderse yasama çalışmalarının da doğrudan doğruya etkileneceğini kaydetti. Akansoy, Ankara yönetiminin müdahalesinin önce ekim ayında dış politika bağlamında başladığını, daha sonra iç politika bağlamında yapıldığını söyleyerek, gelinen noktada meşru olmayan bir hükümetin ortaya çıktığını belirtti. Akansoy, planı programı olmayan bir hükümetle karşı karşıya olduğumuzu söyleyerek, kamu yararı içeren herhangi bir yasa tasarısı önümüze gelirse değerlendiririz. Ülkede bir siyasi kriz var diye yasama çalışmalarında halkın zarara uğrayacağı herhangi bir yasanın yapılmasına da izin vermemiz doğru değildir” dedi.

 

Yeni yapılan cezaevi atıl durumda”

Akansoy, en önemli konunun yerel yönetimler olduğunu ve ad-hoc komitenin çalışmalarını sürdürmekte olduğunu belirterek, bunun yanında hükümetten gelen yasa tasarılarına baktığımızda insanların günlük hayatına etkide bulunabilecek güçlü yasalar ile karşı karşıya olduğumuzu söylemenin mümkün olmadığını dile getirdi. Akansoy, en son cezaevi teşkilat, görev yasasının geldiğini, saatlerce tartışıldığını, oysa yeni yapılan cezaevinin atıl durumda olduğunu söyledi. Cezaevinin Türkiye Adalet Bakanlığından bizim bakanlığımıza  devredilmesinin gerektiğini belirten Akansoy, müteahhitin yaptığını, yaparken de bizim vize standartlarımızın dışında yapıldığından vizelendirmenin sadece elektrikte yapıldığını, mimari ve mekanik vizelendirmenin olmadığını, KTMMOB’nden vize işlemi yapılmadığı için, Planlama İnşaat Dairesinin onay vermediğini, bu nedenle de devredilemediğini kaydetti. Akansoy, Mecliste saatlerce cezaevi ile ilgili yasa çalışması yapılıyor ancak buradaki ana mesele, ben yaparım olur diyerek Ankaradan hazır gelen projelerin ciddi anlamda sorun teşkil etmesidir. Yakında 500 yataklı hastane için de aynı sıkıntıları görmemiz olasıdır” diye konuştu.

 

Tatar, GYÖ’leri iki parmağıyla itti”

Akansoy,  KKTCnin normal bir devlet olmadığını belirterek, içinde bulunduğumuz sorunların var olan veya gündeme taşınan normal devlet reçeteleri ile çözülemeyeceğini söyledi. Asım Akansoy, adada çözümsüzlük koşulları olduğunu, KKTCnin Türkiye tarafından kabul edilen bir devlet olduğunu söyleyerek, dünyaya kapalı bir yapımız olduğunu kaydetti. Akansoy, dolayısıyla bizim Kıbrıs sorunu kapsamında atacağımız adımların uluslararası hukuk ve ekonomiye entegre sürecinde var olan sorunların aşılması bakımından oldukça önemli olduğunu söyledi. Akansoy, Anastasiadisin Tatara Güven Yaratıcı Önlemler Paketini gönderdiğini anımsatarak, Tatar’ın bunu iki parmağıyla ittiğini, anlamsız bir şekilde egemen bir devlet olduğumuzu söylediğini belirtti.

 

Kıbrıs sorununun çözümü demek alt yönetim kültürünün ortadan kalkmasıdır”

Akansoy, şunları söyledi, Kıbrıs sorununun çözümü demek, ekonomidir, alım gücünün artmasıdır, ülkeye turist gelmesidir, alt yönetim kültürünün ortadan kalkmasıdır. Nedir bu Güven Yaratıcı Önlemler ? Ercan Havalimanının uluslararası uçuşlara açılmasının BM gözetiminde olması; Mağusa Limanının AB ülkelerine gümrüksüz mal ihracatı yapması; Mağusa limanına bir birim açılarak ve giden malların AB tarafından denetlenmesi;  Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti gemilerine limanlarını açması;  yine Kapalı Maraş’ın 550 ve 789 sayılı Güvenlik Konseyi Kararları çerçevesinde BM yönetiminde eski sakinlerine devredilmesini belirtiyor. Biz bunu tamamen kabul et demiyoruz, müzakere edilerek Kıbrıslı Türklerin çıkarlarını gözetleyecek şekilde kabul edilmesini istiyoruz.”

Asım Akansoy, Ercandan buraya gelecek olan turistin bırakacağı parayla burasının  zaten ihya olacağını söyleyerek, o nedenle varlık içinde yokluk yaşıyoruz, üretici ürettiğini belli bir standarta getirerek Avrupaya gönderebilir, satabilir, pazarlayabilir. Böyle bir noktada yeşil hat tüzüğüne artık gerek kalmayacak” diye konuştu.

 

Saklamaya çalışmasınlar”

Akansoy, Ankara yönetiminin ve Ersin Tatar’ın GYÖ’leri iki eliyle ittiğini, ardından da NATO toplantısında Anastasiadis ile masaya oturduğuna dikkat çekerek, bu siyasi hayatın gerçeğidir. Bunu saklamaya çalışmasınlar” dedi. Akansoy, İsveç ve Finlandiyanın da NATO ülkesi olmasıyla NATOnun giderek dünyada kendi poziyonunu artırmakta olduğuna dikkat çekti. Akansoy, Fransa Başkanı Macronun bir süre önce, NATO ölmüştür” dediğini, ancak Ukrayna – Rusya savaşı ile birlikte dengelerin tamamen değiştiğini, Putin’in bu anlamda yanlış bir strateji ile NATO ve AB’ye hizmet eder olduğunu söyledi.

 

Tatar’ın izlediği siyaset TC Dışişleri Bakanlığı’nın siyasetidir”

Asım Akansoy, cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın izlediği siyasetin şu anda TC Dışişleri Bakanlığının siyaseti olduğunu söyleyerek, söyledikleri gibi KKTCnin tanınması da umurlarında değil. Burayı şu anda ellerinde tutmak istiyorlar. Çözüm ya da GYÖ’ler yönünden bir hamle yapmak istemiyorlar. Maraş’ı Uluslararası camianın ve Kıbrıslı Rumların sinir uçlarıyla oynamak için bir enstrüman olarak kullanıyorlar ve aslında bu onlara yeterli geliyor.

Yeni bir dünya kurulurken Kuzey Kıbrıstaki hakimiyetlerini sürdürmek ve ona göre adım atmak istiyorlar. Kıbrıs adasında yaşanacak bir değişikliğin Türkiyeye de kendi uluslararası ilişkileri bağlamında belli getirisinin olmasını istiyorlar” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Brent petrolün varil fiyatı 1,24 azalarak 93,92 dolar oldu
Brent petrolün varil fiyatı 1,24 azalarak 93,92 dolar oldu
Sanal Bet baronlarına oturma izni!
Sanal Bet baronlarına oturma izni!