Sapır sapır dökülüyoruz!

Sapır sapır dökülüyoruz!

9 gün sonra 36’ncı kuruluş yıldönümünü kutlamaya hazırlandığımız KKTC’nin, son yıllarda içine düştüğü durum yürekler acısı. Ekonomiden siyasete, sağlıktan eğitime kadar tüm kurumlarının S.O. S verdiği ülkede, işin en acı tarafı ise, tünelin ucunda herhangi bir ışık görülememesi

Editor: Yeni Bakış Editör 2
06 Kasım 2019 - 08:00

15 Kasım 1983’te ilan edilen KKTC, tanınmamışlığın verdiği yalnızlığın yanında, bugüne kadar doğru yönetilememenin bir sonucu olarak da aradan geçen 36 yıla rağmen hiçbir anlamda köklenip güçlenemedi 

Ülkeyi yönetenlerin, Türkiye’nin “Kanatları altında”  sonsuza kadar yaşayabileceği öngörüsüzlüğünün bir sonucu olarak bugün her anlamda sapır sapır dökülen ülkede tam anlamıyla görev ve misyonunu yerine getirebilen hiçbir kurum yok

KKTC’nin sorunlarının en başında siyasetin içinde bulunduğu çürümüşlük gelmekte. 1983’ten beri ülkeyi refah düzeyi yüksek bir yapıya taşıyacaklarını vadeden siyasi partilerin ortaya koyduğu politikaların bir sonucu olarak gelinen nokta “Adam kayırmacılık”, “Gör beni göreyim seni” ve “Bizden olmayana yaşam hakkı yok” şeklinde yürütülmekte. Bunun sonucu olarak da ülke insanı her geçen gün doğup büyüdüğü topraklara biraz daha yabancılaşmakta

Yüksek öğrenim ve Turizmin “Lokomotif” sektörler olarak nitelendirildiği KKTC’de, son yıllarda ülkeye “Öğrenci” ve “Kalifiye eleman” kisvesi adı altında gelip de çeşit çeşit suça karışmış insanların doldurduğu Merkezi Cezaevindeki revirin bile mahkumlarla dolup taştığı günlerden geçiyoruz 

Dünyanın belki de hiçbir ülkesinde olmadığı kadar “Turist” kimliğiyle girilebilen ülkede en revaçta olan haberler gazetelerin sayfalarını dolduran mahkeme haberleri

Uyuşturucudan tecavüze, cinayetten soyguna, darptan kavgaya, dolandırıcılıktan sahte evrak düzenlemeye kadar her türlü suçun çok kolay işlenebildiği ülkede, polisin imkanları nisbetinde yakalayabildikleri kodese tıkılırken, ulaşamadıkları ise Ada’nın kuzeyinde her türlü pisliğe imza atabilmekte    


Yeni BAKIŞ
(Analiz Haber)

15 Kasım 1983’te ilan edilen KKTC, tanınmamışlığın verdiği yalnızlığın yanında, bugüne kadar doğru yönetilememenin bir sonucu olarak da aradan geçen 36 yıla rağmen hiçbir anlamda köklenip gülçenemedi. 

“Sonsuza kadar yaşayacak” hayali duvara tosladı
Ülkeyi yönetenlerin, Türkiye’nin “Kanatları altında”  sonsuza kadar yaşayabileceği öngörüsüzlüğünün bir sonucu olarak bugün her anlamda sapır sapır dökülen ülkede tam anlamıyla görev ve misyonunu yerine getirebilen hiçbir kurum yok. 

Siyaset günden güne biraz daha çürüyor
KKTC’nin sorunlarının en başında siyasetin içinde bulunduğu çürümüşlük gelmekte. 1983’ten beri ülkeyi refah düzeyi yüksek bir yapıya taşıyacaklarını vaadeden siyasi partilerin ortaya koyduğu politikaların bir sonucu olarak gelinen nokta “Adam kayırmacılık”, “Gör beni göreyim seni” ve “Bizden olmayana yaşam hakkı yok” şeklinde yürütülmekte. Bunun sonucu olarak da ülke insanı her geçen gün doğup büyüdüğü topraklara biraz daha yabancılaşmakta.

Eğitim ve sağlık sistemleri çöktü
Yanlış politikalar sonucu ülkenin bugün getirildiği noktada, devlet eliyle yürütülen sağlık ve eğitim sistemleri iflas noktasına gelirken, özel sektör eliyle sağlanan söz konusu hizmetlerin karşılığında ise, bir iki sermaye ağası kasasını daha da fazla doldurmakta.

Yanlış nüfus ve işçi politikaları ülkeyi açık hava hapishanesine çevirdi 
Türkiye’ye bağımlı veya uluslararası camianın kabul ettiği şekliyle Türkiye’nin alt kanadı şeklindeki yapısıyla KKTC’yi balık istifine çeviren nüfus ve ucuz işçi politikalarının ülkeyi getirdiği nokta tam bir çıkmaz sokağı andırmakta. 
Doldurma nüfusu, cevap veremeyen yollar, hastaneler ve okulların yanında, ülkenin kültürel yapısına uymayan insanlar eliyle sürekli artış gösteren suç çeşitleri ve ülke insanına korku salan suçlu profilleri.

Eğitim ve turizm adası mı yoksa!
Yüksek öğrenim ve turizmin “Lokomotif” sektörler olarak nitrelendirildiği KKTC’de, son yıllarda ülkeye “Öğrenci” ve “Kalifiye eleman” kisvesi adı altında gelip de çeşit çeşit suça karışmış insanların doldurduğu Merkezi Cezaevi’ndeki revirin bile mahkumlarla dolup taştığı günlerden geçiyoruz. Dünyanın belki de hiçbir ülkesinde olmadığı kadar “Turist” kimliğiyle girilebilen ülkede en revaçta olan haberler maalesef gazetelerin sayfalarını dolduran mahkeme haberleri. 
Uyuşturucudan tecavüze, cinayetten soyguna, darptan kavgaya, dolandırıcılıktan sahte evrak düzenlemeye kadar her türlü suçun çok kolay işlenebildiği ülkede, polisin imkanları nisbetinde yakalayabildikleri kodese     tıkılırken, ulaşamadıkları     ise Ada’nın kuzeyinde her türlü pisliğe imza atabilmekte.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Vakkas Altınbaş şebekesi çökertildi
Vakkas Altınbaş şebekesi çökertildi
Altınbaş çetesi 1 gün tutuklu kalacak
Altınbaş çetesi 1 gün tutuklu kalacak