“SEÇİM HÜKÜMETİ KURULABİLİR”

“SEÇİM HÜKÜMETİ KURULABİLİR”

CTP Milletvekili Asım Akansoy, Ersan Saner’in seçim yasaklarına kadar istediğini yapmakta ısrarcı olması üzerine 6 Şubat seçim tarihinin ortadan kalktığını hatırlatarak, hükümetin istifa etmesiyle bir seçim hükümeti arayışının olacağını öngörmekte olduğunu söyledi

Editor: YeniBakış Editör
18 Ekim 2021 - 09:35
Reklam

CTP Milletvekili Asım Akansoy, seçime giderken UBP’nin siyasi rant elde edebileceği tüm uygulamaların bloke edilmesi gerektiğini belirterek, “Hükümeti kurma görevi  UBP’ye verilecek olsa bile kurultay öncesi şekillenemez. Bu işin kurultay sonrasına kalacağını öngörüyorum” dedi

 

Hükümetin istifasını sunmasının UBP kurultayına yönelik olarak Ersan Saner’in bir hamlesi olduğunu söyleyen Akansoy, “Saner’in en büyük derdi kurultaya başbakan olarak gitmekti. Bir, Ersan Saner, Arıklı’dan kurtumuş oluyor. İki, Ersan Saner UBP kurultayına başbakan olarak gitmiş oluyor. Üç, Ersan Saner muhalefetin meclisteki gücünü etkisizleştirmek adına bu hamleyi yaptı” diye konuştu

 

“Nüfus yapısı baz alındığında seçime gitmek ne kadar sağlıklı olur?” sorusuna karşılıık ise Akansoy, realitenin bize sorunun UBP’nin yüzde 30 oyunda olmadığını gösterdiğini belirterek, sorunun, geriye kalan oy birikiminin seçmen potansiyelinin bütünleşememiş olmasından kaynaklı olduğunu kaydetti

 

Akansoy, bu bütünleşmeyi sağlayacak ve topluma umut verecek olanın güçlü siyasi projeler ve programlar olduğunu, demokratik bir siyaset alanının  tesis edilmesinin önemli olduğunu söyleyerek, “bu bir oluşum olmayabilir, iki oluşum olabilir , üç de olabilir. Ancak en tehlikelisi boykottur, küsmektir” diye konuştu

 

Akansoy, öncülük meselesinde tüm  unsurların el birliği yapması gerektiğini belirterek, “sadece bir parti değil” dedi. Asım Akansoy, bu nedenle Bu Memleket Bizim Platformunun birleşenlerinin çok önemli olduğunu, Annan Planına evet diyen yüzde 60’ı kucaklayacak bir eksene ihtiyaç olduğunu kaydetti

 

 

Yeni Bakış

 

CTP Milletvekili Asım Akansoy, Yeni Bakış web TV’de yayınlanan Yaşamın İçinden programına katılarak gündemi değerlendirdi. Akansoy, anayasanın 88’nci maddesi gereği 60 gün içinde yeni bir hükümetin kurulmasını öngördüğünü belirterek, bundan sonraki süreçte Sayın Tatar’ın partilere 15’er günlük süre tanıması gerektiğini söyledi. Akansoy, cumhurbaşkanının tüm partilere bu hakkı tanıma zorunluluğunun yasa gereği olmadığını söyledi. Akansoy, cumhurbaşkanının  hükümti kurabilecek olan bir milletvekiline de bu görevi verebileceğini belirterek, 15 günlük sürenin tamamlanması durumunda bu işin 15 Aralık’a kadar gidebileceğini kaydetti. Akansoy, bu işin 15 Aralık’a kadar gitmeyeceğini ifade ederek, bu süre tamamlanır ve siyasi partilere verilen görev yerine getirilemezse ve bir hükümet kurulumu söz konusu olamaz ise cumhurbaşkanının Yüksek Seçim Kurulu ile istişare ederek, bir tarih belirlediğini belirtti. Asım Akansoy, seçime gidilene kadar eski hükümetin görevinin başında kaldığını belirterek, Arıklı’nın istifa etmesi durumunda ise bir şey olmayacağını onun yerine bir başkasının vekalet edeceğini kaydetti.

Akansoy, geçtiğimiz gün bir tanışma kurulu toplantısı yapıldığını anımsatarak, seçim tarihiyle ilgili görüş alışverişinde bulunulduğunu söyledi. Akansoy, 6 Şubat denmekle birlikte seçim süreciyle ilgili olarak bir seçim tarihinin yasallaşmasıyla birlikte seçim yasaklarının da başlaması gerektiğini, herhangi bir şekilde hükümetin bu süreçte vatandaşlık, kırsal kesim arazisi gibi siyasi rant elde edilecek girişimde bulunulmaması gerektiğini CTP olarak şart koştuklarını söyledi. Asım Akansoy, bunu Ersan Saner’in kabul etmediğini, seçim yasaklarına kadar istediğini yapabileceğini söylediğini belirterek, kabul etmeyince de bu 6 Şubat tarihinin ortadan kalktığını kaydetti. Akansoy, Halkın Partisinin yeni bir seçim hükümeti kurulması yönünde öneri yaptığını belirterek, günün sonunda bir seçim hükümeti arayışının olacağını öngörmekte olduğunu söyledi.

 

“Bu adım UBP kurultayına yönelik olarak Ersan Saner’in bir hamlesidir”

Akansoy, seçim hükümetiyle gidilse de gidilmese de belli bir tarihte seçime gidileceğinin artık zaruri olduğunu belirtti. Asım Akansoy, seçime giderken UBP’nin siyasi rant elde edebileceği tüm uygulamaların bloke edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Akansoy, şöyle devam etti, “Vaatlerle insanları bir şekilde etkileyerek yanlarına çekmeye çalışmaktadırlar. Bu süreç UBP’ye verilebilecek olsa bile kurultay öncesi şekillenemez. Bu işin kurultay sonrasına kalacağını öngörüyorum. Kurultayda yeni bir kişinin UBP başkanı seçişmesiyle birlikte yeni bir durum doğabilir. Bu adım UBP kurultayına yönelik olarak Ersan Saner’in bir hamlesidir. Saner’in en büyük derdi kurultaya başbakan olarak gitmekti. Bunu şu anda korumuş oldu. Ersan Saner UBP kurultayıyla ilgili birlikte hareket etmektedir. Bir, Ersan Saner, Arıklı’dan kurtumuş oluyor. İki, Ersan Saner UBP kurultayına başbakan olarak gitmiş oluyor. Üç Ersan Saner muhalefetin meclisteki gücünü etkisizleştirmek adına bu hamleyi yaptı.”

 

“Teknokrat bir hükümete ihtiyaç yok”

Asım Akansoy, teknokrat hükümetin de bir seçim hükümeti olduğunu, kısa vadeli süreçlerde etkili olamayacağını belirterek, teknokrat olmasının gerekçesinin ne olduğunun önemli olduğunu söyledi. Akansoy, “Şu anda UBP’li bir içişleri bakanı var, yarın UBP’li bir teknokrat olacak. Bu fark edecek bir şey değil. Çok özel dönemlerde istisnai adım atılarak süreçler yönetilebilir. Ben teknokrat bir hükümete ihtiyaç olmadığını düşünmekteyim, çünkü fark etmiyor.” dedi.

 

“Güçlü siyasi projeler ve programlar şart”

“Nüfus yapısı konusuyla ilgili olarak sorunlarımız vardır” diyen Akansoy, UBP’nin yüzde  30 oyu olduğunu varsaymamız durumunda, sağın yüzde 45 oyu olduğunu düşünürsek, geriye yüzde 55 oy kalsa, bunun bir realite olduğunu söyledi. Akansoy, realitenin bize sorunun UBP’nin yüzde 30 oyunda olmadığını gösterdiğini belirterek, sorunun, geriye kalan oy birikiminin seçmen potansiyelinin bütünleşememiş olmasından kaynaklı olduğunu kaydetti. Akansoy, bu bütünleşmeyi sağlayacak ve topluma umut verecek olanın güçlü siyasi projeler ve programlar olduğunu söyledi. Bununla ilgili tek bir model ve yaklaşımın olmadığını söyleyen Akansoy, değişik modellerin geliştirilebilineceğini kaydetti. Akansoy, demokratik bir siyaset alanının  tesis edilmesinin önemli olduğunu söyleyerek, “bu bir oluşum olmayabilir, iki oluşum olabilir , üç de olabilir. Ancak en tehlikelisi boykottur, küsmektir” diye konuştu.

 

“Bu ülke kasaptan 20 TL kıyma alarak eve dönenlerle dolu”

Asım Akansoy, halkın gücünün nüfus yapısının önünde olduğunu belirterek, halkın örgütlenmesi, birleşmesi durumunda gücün olduğunu söyledi. Önemli olanın bu gücü kullanıp kullanmamak olduğunu belirten Akansoy, toplumun her kesimini kucaklaması gerektiğini söyledi. Daralan ekonomiden dolayı alım kaybının olduğunu belirten Akansoy, “bu ülke kasaptan 20 TL kıyma alarak eve dönenler durumuna geldi. Nereden kaynaklandığını görüp önlem almak gerekir. Belli bir ittifak politikasıyla bütünleşmektedir. Daha inançlı olarak bütünleşmektir. CTP bir açılım yapabilir, başka partiler de yapabilir. Birbirimize inanmalıyız” dedi.

 

“Zırnık kadar bu halkın geleceği umurlarında değil”

Akansoy, “Son dönemde UBP’nin kurultayında Faiz Sucuoğlu’nun önde gittiğini, o kazanmasın diye kurultayı ertelemek isteyenler olduğunu biliyoruz. Ekim 2020 yılında müdahale edenler yine müdahale etmektedirler. Bu ülkede demokrasiyi ayağa kaldırmak bu ülkede sadece sol güçlerin işi değildir. Sağ güçler de bu müdahalelere yeter artık demeleri gerekir. Zırnık kadar bu halkın geleceği umurlarında değildir. Bugün mağusada UBP kurultayı için sokakta katlı kravatlı insanlar vardır” diye konuştu.

 

“Tüm müdahalelerle karşı durmalıyız”

Asım Akansoy, Türk Lirası kullanmaktan kaynaklı kaybın giderilmesi gerektiğini belirterek, kendi ayaklarımız üzerinde durabilecek bir yapının oluşması gerektiğini söyledi. Akansoy, ekonomik bağımsızlığın sağlanabilmesi için mücadelenn sonuna kadar sürmesi ve tüm müdahalelere karşı durmak olduğunu kaydetti. Bir diğer noktanın ise Kıbrıs sorunu olduğunu belirten Akansoy, kıbrıs türk halkının kendi kendini yönetmesi ie doğrudan ilgili olduğunu söyledi. Akansoy, şöyle devam etti, “Kıbrıs sorunu kıbrıslı türklerin ekonomik bağımsızlığı ile doğrudan ilgilidir. Çünkü sizin Ekonomik bağımsızlık stratejinizin bir önemli unsuru AB ile ilişkiler ise  sizin kıbrıs sorununda atacağınız adımlar hedefe ulaşma yönünde izleyeceğiniz yol mutlaka AB ve dünyaya entegre olacak şekilde olmalıdır. Veya bu ülkede sadece nüfus sorunu mu var? Hiçbiri tek başına değil. Hepsi var. Tüm bunların birbirini etkileyen boyutları var. Annan Planına yüzde 65 evet diyen iradeyi kucaklayacak bir proje geliştirilmesi gerekir. Hedef bir güç birliğiyse işte hedef orada.”

 

“Yüzde 60’ı kucaklayacak bir eksene ihtiyaç var”

Akansoy, öncülük meselesinde tüm  unsurların el birliği yapması gerektiğini belirterek, “sadece bir parti değil” dedi. Asım Akansoy, bu realiteleri görmezden gelerek zorlama ile adım atılamayacağını belirterek, bu nedenle Bu Memleket Bizim Platformunun bileşenlerinin çok önemli olduğunu söyledi.

Akansoy, yüzde 60’ı kucaklayack bir eksene ihtiyaç olduğunu belirterek, “bizim bunu kuracak kapasitemiz vardır yeter ki bu yönde hamle yapılabilsin” dedi.

 

“Toplumun sinir uçlarıyla oynuyorlar”

Akansoy, CTP’de beklenilenin yüksek olduğunu bildiğini belirterek, “belki tek bir liste halinde seçime gitmeyiz. İki liste olur. Yeter ki birbirimizle çatışmadan bu işi götürebilmektir” dedi. Akansoy, bazı  Kıbrıslı türklerin Türkiye’ye alınmamasının başlı başına bir rezalet olduğunu söyleyerek, bu ülkedeki yöneteicilerin kendisine oy vermiş veya vermemiş , muhalif veya taraftarları kim isterse olsun tümüne karşı sorumlulukları olduğunu belirtti. Akansoy, tümünün sorunlarını çözmekle ülkeyi yönetenlerim mükellef olduğunu belirterek, şöyle devam etti, “Bu davranış, Türkiye devletinin Ekim 2020’de Tatar’a karşı muhalif olanlara yönelik bir tavrıdır. Toplumun sinir uçlarıyla oynuyorlar. Zannediyorlar ki bu arkadaşlara gösterdikleri tavır sadece dar bir kesimi ilgilendirir. Yanılıyorlar. Kıbrıslıyı tanımıyorlar. Birine bir şey olduğunda bizde sağcısı solcusu tepki gösterir. Ben UBP’li iş insanları biliyorum, böyle bir şeyi asla kabul edemeyiz diyorlar. Bir reaksiyon olduğunu okuyorum. Bu kişiler herhangi bir şekilde güvenlik sorunu olduğu gerekçesiyle değildir. Bir ülke bir kişiyi ülkesine almayabilir. KKTC’yi tanıyan tek ülke Türkiye’dir ve bu konuda benim adresim Tatar ve Saner’dir. Bana neden bir güvenlik suçlaması yapıldığını açıklamak durumundasınız. Kendini tanıyan tek ülkeye ne diye terörist gibi davranıyorsunuz diye sormak zorundadır. Bu konuda bir liste varsa da açıklanması için biz bir önerge verdik. Bize soracaksanız gidin büyükelçiliğe sorun diyor. Gidin bilgiyi alın ve bize siz açıklayın. Büyükelçiliğe gidecek olan biz değiliz.”

 

“Bu resmen TC’nin KKTC vatandaşlarına vize uyguladığı anlamına geliyor”

Asım Akansoy, “Türkiye Cumhuriyeti devleti tanıdığı vatandaşlarına bir ayrımcılık yapıyorsa o halde bu bir vize uygulamasıdır. Sosyal siyasal kimlikleri olanlar vize başvurusu yapsın” diyerek, “bu resmen TC’nin KKTC vatandaşlarına vize uyguladığı anlamına geliyor” dedi.

 

“Büyük bir tahribat miras bıraktılar”

Akansoy, Azınlık Hükümetinin topluma bıraktığı tahribatın büyük olduğunu belirterek, bundan sonraki dönemde  bir çalışılacaksa üç  çalışılması gereken zorlu bir sürecin bizi beklediğini söyledi. Asım Akansoy, sıfırdan başlanmaktan başka çare görünmediğini ifade ederek, “UBP hükümeti o kadar büyük bir tahribatla bir miras bıraktı ki bu ülkenin yurt severleri umarım ki güç birliği içinde tüm sorunların üzerine gidebilirler” dedi. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Girne'de Ağır Yaralama !
Girne'de Ağır Yaralama !
“İP KOPTU”
“İP KOPTU”