Siyaset gücümüzü kırmak istiyor

Siyaset gücümüzü kırmak istiyor

TÜRK-SEN Başkanı Aslan Bıçaklı, Güney’de sendikalaşma oranının yüzde 85, Kuzey’de ise yüzde 25 olduğunu söyledi. Bıçaklı, Kuzey’deki sendikalaşmanın yüzde yüze yakınının kamuda olduğunu, özel sektörde ise, örgütlenmenin hiç denilecek kadar az olduğunu belirtti

Editor: Yeni Bakış Editör 2
14 Aralık 2019 - 09:00

TÜRK-SEN Başkanı Aslan Bıçaklı, “Hangi iş yerini örgütlemeye çalıştıysak devletin gücünü karşımızda bulduk” diyerek, “maalesef çalışma hayatı bir türlü örgütlenemedi” dedi

Bıçaklı, “Bunun bile yok olması için ellerinden geleni maalesef her dönemde yapıyorlar” diyerek, ülkede sendikalaşma ve çalışma hayatının kayıt ve kontrol altına alınması gerektiğini belirtti

Bıçaklı, sendikasız olan iş yerlerinde çalıştırılanların günde kaç saat çalıştırıldıklarının ve ne kadar ücret aldıklarının ve de çalışma hayatıyla ilgili yasalara bu iş yerlerinde ne kadar uyulup uyulmadığının önemli olduğuna vurgu yaptı

Bıçaklı, bunları kontrol edecek mercinin ise Çalışma Bakanlığının olduğunu, ancak bakanlığın görevini ne kadar yaptığının açık olduğunu kaydetti 

Aslan Bıçaklı, sorunun ortadan kaldırılmasının yolunun  sendikalaşmadan geçtiğini ifade ederek, bugüne kadar gelmiş geçmiş hükümetlerin büyük bir kısmının sendikalaşmanın önüne geçmek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi

 

Deniz ABİDİN 

 

TÜRK-SEN Başkanı Aslan Bıçaklı, Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu’nun 14 Aralık 1954 yılında kurulduğunu anımsatarak, o dönemde Kıbrıslı Türk ve Rumların birlikte çalıştığını belirtti. Bıçaklı, 10 sendikanın bir araya gelerek TÜRK-SEN Federasyonunu oluşturduğunu anlatarak, 1950’li yıllardan beridir ülkede emek sınıfının haklarını korumak ve geliştirmek adına sendikacılığın devam etmekte olduğunu kaydetti. Bıçaklı, ülke geneline bakıldığında Güney’de sendikalaşma oranının yüzde 85, Kuzey’de ise yüzde 25 olduğunu söyledi. Bıçaklı, bu oranın da yüzde yüze yakınının kamuda örgütlü olduğunu belirterek, özel sektörde ise sendikalaşmanın hiç denilecek kadar az olduğunu söyledi. 

“Hükümet edenler bugünkü sendikal hareketten bile şikayetçi”
Bıçaklı, kamuda sendikalaşma oranının yüzde 25 olduğunu ifade ederek, bu alanda da yüzde yüzün sendikalı olmadığını kaydetti. Bıçaklı, bunun sebeplerinin olduğunu, emek sınıfının haklarını korumak ve geliştirmek için TÜRK –SEN olarak 65 yıldır mücadele vermekte olduklarına dikkat çekerek, sendikal mücadelenin yeterli olmamasına rağmen şu andaki sendikal pozisyondan dolayı sermaye ve hükümet edenlerin büyük bir kısmının maalesef şu andaki sendikal hareketten bile şikayetçi olduklarını söyledi. 

“Sendikalaşmanın önüne geçilmeye çalışılıyor”
Bıçaklı, “Bunun bile yok olması için ellerinden geleni maalesef her dönemde yapıyorlar” diyerek, ülkede sendikalaşmanın çalışma hayatını kayıt ve kontrol altına almayı getirdiğini belirtti. Bıçaklı, sendikasız olan iş yerlerinde çalıştırılanların günde kaç saat çalıştırıldıkarının ve ne kadar ücret aldıklarının ve de çalışma hayatıyla ilgili yasalara bu iş yerlerinde ne kadar uyulup uyulmadığının önemli olduğuna vurgu yaptı. Bıçaklı, bunları kontrol edecek mercinin ise Çalışma Bakanlığının olduğunu, ancak bakanlığın görevini ne kadar yaptığının açık olduğunu kaydetti. Aslan Bıçaklı, sorunun ortadan kaldırılmasının yolunun sendikalaşmadan geçtiğini ifade ederek, bugüne kadar gelmiş geçmiş hükümetlerin büyük bir kısmının sendikalaşmanın önüne geçmek için ellerinden geleni yaptıklarını kaydetti. 

“Çalışma hayatı bir türlü örgütlenemedi”
Bıçaklı, “Bu süreç içinde hangi iş yerini örgütlemeye çalıştıysak devletin gücünü karşımızda bulduk” diyerek, “maalesef çalışma hayatı bir türlü örgütlenemedi” dedi. Bıçaklı, sermaye sınıfının örgütlenmesine yasal düzenlemelerle zorunlu olma durumu getirildiğini belirterek, şöyle devam etti, “Ticaret ve Sanayi Odasına bu sektörlerde iş yapacak olan vatandaş bu odalara üye olmak zorundadır. Bu yasal zorunluluktur. Bu bize sermayenin örgütlenmesinin yasal zorunluluk olduğunu göstermektedir. Emeğin örgütlü olması yasal zorunluluk haline neden getirilmiyor? Bütün çalışanlar çalıştıkları iş kolundaki bir sendikaya üye olmak zorundadır. Neden yasal düzenleme yapılmıyor? Hem bu yasal düzenlemeyi yapmıyoruz hem de iş yerlerini örgütlemek için sendikalar olarak kalktığımızda karşımızda devletin ve sermayenin gücünü buluyoruz. İnsanlar işten atılır, çalışma izniyle çalışan ise ülkeden ihraç edilir.” 

“Sendikacılığın gücü azaltılmak isteniyor”
Bıçaklı, emek sınıfının ezilmemesi için sendikalaşmanın bir türlü gerçekleşemediğini belirterek, sermayenin temsilciliğini yapan birçok hükümetin buna destek vermekte olduğunun altını çizdi. Bıçaklı, ülkede kayıtsız dünya kadar işçinin çalıştırılmakta olunduğuna vurgu yaparak, ülkede asgari ücretin altında günde 12 saat işçi çalıştırıldığını söyledi. Bıçaklı, sermayenin örgütlü olunması halinde bunu yapamayacaklarını belirterek, emeğin sömürülmesi için bütün imkanların sermayeye sağlanmakta olduğunu kaydetti. “Sendikacılığın gün geçtikçe diğer sektörlerde olduğu gibi bilerek ve isteyerek gücünün azaltılması için çalışmalar devam ediyor” diyen Bıçaklı, ancak şu andaki sendikacılıktan bile sermaye ve temsilcilerinin rahatsız olduğunu kaydetti. Bıçaklı, sendikal hareketin gücünü kırmak için hükümetlerin sermaye ile iş biliği yaparak hergün yeni kararlar almakta olduklarını kaydetti. Bıçaklı, “Çalışanlar güçlerini birleştirmelidir” diyerek, emek ve sermaye sınıfına göre değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi. 

“Güçlerimizi birleştirmeliyiz”
Bıçaklı, şöyle devam etti, “Ülkedeki kurumları güce sokmak istiyorlar. Sonra da bu kurumları büyük sermayeye satarak özelleştirmek istiyorlar. Bunun da bedelini sonunda toplum ödüyor. Buna en bariz örnek KTHY’dir. Bu nedenle toplum olarak devletin malı olan değerleri korumak durumundayız. Bir ülke düşünün ki hiçbir şeyi yok. Sadece bir Meclis’i var ve içinde 50 tane milletvekili var. Devlet böyle oluşmaz. Devlet halkı için vardır.
 Buna sahip çıkacak olan sadece sendikacılar değil, toplumun bütünüdür. Aksi takdirde bugün şikayetçi olduğumuz günleri de arar duruma düşeceğiz. Emekçiler olarak dik durarak güçlerimizi birleştirmeliyiz.” 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
“Yollarda ölmek istemiyoruz”
“Yollarda ölmek istemiyoruz”
“Hükümet kadar  muhalefet de suçlu”
“Hükümet kadar muhalefet de suçlu”