"Taşıma suyla değirmen dönmez"

"Taşıma suyla değirmen dönmez"

Esnaf sayısı gün geçtikçe azalıyor. Ekonominin kötüye gitmesiyle birçok işyeri küçülme kararı alarak işçi sayısında azalma politikası uyguluyor. Hal böyle olunca ülkede ciddi işsizlik ve geçim sıkıntısı doğdu

Editor: Süperadmin
13 Ağustos 2020 - 11:55 - Güncelleme: 13 Ağustos 2020 - 22:52

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, ülkenin krizlere ve salgınlara karşı ayakta duracak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, “ekonomi durduğu zaman bütçeye girişler azalıyor. Temele bağlı olarak bütçe bir o kadar daha zora girdi” dedi.

Tulga, “Herkesin gelir kaybına uğraması demek bütçenin gelir kaybına uğraması demektir. Satın alma gücünün kan ağlaması demek bütçenin de aynı zamanda gücünün yitirilmesi demektir. Böyle bir pozisyonda ne hayat pahalılığı tartışılabilir ne de asgari ücret” diye konuştu.

Yapılması gereken güzel örneklerin olduğunu fakat icraat noktasına gelince yapılmadığını kaydeden Hürrem Tulga, “sürekli ya borçlanarak ya da bir yerden katkı alarak hayatı idam ettirmeye çalışıyoruz. Taşıma su ile değirmen  dönmez. Kendimize bakıp reşit olmayı başarmamız lazım” dedi.

Esengül AYKAÇ

Esnaf sayısı gün geçtikçe azalıyor. Ekonominin kötüye gitmesiyle birçok işyeri küçülme kararı alarak işçi sayısında azalma politikası uyguluyor. Hal böyle olunca ülkede ciddi işsizlik ve geçim sıkıntısı doğdu. Yeni Bakış’a konuşan Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, “Pandemi döneminde yaşananlarbizlere olup biteni gösteriyor” diyerek, ülke olarak ne kadar zayıf durumda olduğumuzu ne kadar hazırlıksız olduğumuzu, ne kadar kurumsallaşmadığımızın ortada olduğunu  söyledi. Hürrem Tulga, pandeminin tüm dünyanın başına geldiğini, pandeminin yaşattığı tüm zorlukların her yerde gözle göründüğünü vurguladı. Nitekim dünyada % 6 ‘dan başlayarak % 10’lara kadar bir küçülmenin söz konusu olduğunu söyleyen Tulga, pandeminin etkilerini ülkemizde yıkılma olarak kendini gösterdiğinive ülke ekonomisinin ne kadar çarpık olduğunun görüldüğünü  ifade etti. Dayanıksız bir ülke konumunda olduğumuzu belirten Hürrem Tulga,“ % 70’lere varan bir gerileme yaşıyoruz. Herkesin kabul ettiği % 40’ların üzerinde bir eksilme var. Bu normal bir durum değil. Demek ki biz normal bir ülkede yaşamıyormuşuz. İkinci önemli bir nokta ise devletin yapacak harcama gücü yoktu. Devlet hiçbir şekilde harcama yapmadı. Bir yerde kriz durumlarında kullanılmak üzere bir fonumuzun olması gerekiyordu” dedi.

“Devlet kriz anında vatandaşın yanında olmalı”

Devletin zor durumlara müdahalesini  araç ve gücüne sahip bir organizasyon olarak tanımlayan Hürrem Tulga,devlet dediğimizde bir kurumsallaşmanın olması gerektiğini söyledi. Tulga,devletin kriz anında vatandaşa yardımcı olması gerektiğini,devletin kriz anında borçlanıp durumu düzeltmek yerine tüm olup biteni seyir etmeyi tercih ettiğini ve bu şekilde beşinci aya kadar bir gelişme kaydetmediğini söyledi. Tulga,  bu şekilde gelinmiş olmasıyla birlikteinsanlarında yalnız başına sorunlarını çözmeye çalıştığını ifade etti.

“TL’nin değer kaybetmesiyle ikinci pandemi dönemi başladı”

Şuanda bir takım açılımların olduğunu söyleyen Hürrem Tulga, açılımların TL’nin değer kaybetmesiyle işletmeleri ve çalışanları ne kadar ayakta tutunabileceğini belirlemenin oldukça güç olduğunu da belirtti.Bununla birlikte TL’nin değer kaybetmesiyle birlikte ikinci bir pandemi döneminin başladığını ifade eden Tulga, TL’nin değer kaybetmesi ile alım gücünü de kaybedeceğine işaret etti. Sosyoekonomik yapımızı gözden geçirmemiz gerektiğini söyleyen Tulga, hamleleriileriye dönük atmamız gerektiğini vurguladı.

“Devlet yerel geliri sağlayamıyor”

Ülkeyi krizlere ve salgınlara karşı ayakta duracak şekilde yeniden yapılandırılmamız gerektiğini ifade eden Hürrem Tulga,“Bunun için yapılması gereken işler var. Devlet yerel geliri sağlayamıyor. Ekonomi durduğu zaman bütçeye girişler azalıyor. Temele bağlı olarak bütçe bir o kadar daha zora girdi. Herkesin gelir kaybına uğraması demek bütçenin gelir kaybına uğraması demektir. Satın alma gücünün kan ağlaması demek bütçenin de aynı zamanda gücünün yitirilmesi demektir. Böyle bir pozisyonda ne hayat pahalılığı tartışılabilir ne de asgari ücret tartışılır” dedi.

“Şuan savaştan beter bir durumdayız”

Tulga, dayanışmayı,paylaşımı, yeni yapımızı nasıl kurmamız gerektiği konusunda tartışmamız gerektiğini söyleyen Tulga,bugün bu şartlarda sadece ayakta durabileceğimizi belirtti. Hürrem Tulga, şu anda savaştan beter bir durumun olduğunu ifade ederek, bir dayanışıma ekonomisinin şart olduğunu, gerekirse 1960’larda olduğu gibi sabit bir ücretle herkesi ayakta tutabilecek bir politikanın izlenmesi gerektiğini vurguladı. Tulga, TL’nin değer kaybetmesiyle yeniden eski günlere gelindiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti;“Yapmamız gereken başka bir şey var. Mevcut durumla bizim sürdürülebilir bir yapı kurmamız mümkün değildir. Bırakın asgari ücreti mevcut koşularda maaşların ödenip, ödenmeyeceği bile belli değil. Binlerce insan işsiz kalmaya devam ediyor. İşletmeler her geçen gün kapanmaya devam ediyor. Böyle bir ortamda bütçeye nasıl bir gelir oluşturacaksınız?  Ekonominin işlemediği zaman bütçenin geliri olmaz. Gelir olmadığı zaman ne hayat pahalılığı kalır ne de asgari ücret kalır. Böyle bir durumla karşı karşıyayız” dedi.

“Kapılardan geçişlerde aldığımız komisyonlarla geçiniyoruz”

Tulga, dünyada % 10 oranında ekonomide bir gerileme söz konusu olduğunu, diğer taraftan da hiç gerilemeyen ülkelerin olduğunu söyledi.Bu ülkelerin ekonomisinin  daraldığını ama eksiye düşmediğini belirtti. Hürrem Tulga; “Ayakta kalan ülkeler katma değer yaratarak,üretim yaparak, ihracat yaparak  kendi ihtiyaçlarını karşılıyorlar” dedi. Ülkemizde katma değer yaratmadığımızı,işçiliği dışarıdan gelen insanlarla yaptığımızı,geliri ise dışarıdan gelen insanlarla (turizm) yaptığımızı söyleyen Tulga, “kaplardan geçişlerde aldığımız komisyonlarla geçiniyoruz. Tüm bu saydıklarımdan yola çıkarak ortada bir değerin olmadığını görüyorum” dedi.

“Dışarıdan gelen insan gücüne dayalı bir politika sağlanıyor”

Yapılması gerekenin insanların ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir duruma gelmesini sağlamak olduğunu belirten Tulga,hizmetlere bakıldığında sürekli dışarıdan gelen insan gücüne dayalı bir politika sağlandığını kaydetti. Ülkenin tekrardan üretken bir yapıya geçtiği zaman ayakta kalma imkanınıın olduğunu söyleyen Tulga,şuanda sıkıntının arttığını ve daha kalıcı hale geldiğini vebu durumda umutsuzluğayol açtığını belirtti.

“Taşıma su ile değirmen dönmez”

Yapılması gereken güzel örneklerin olduğunufakat icraat noktasına gelince yapılmadığını kaydeden Hürrem Tulga, sürekli ya borçlanarak ya da bir yerden katkı alarak hayatı idam ettirmeye çalışıyoruz. Taşıma su iledeğirmen  dönmez. Kendimize bakıp reşit olmayı başarmamız lazım. Bu noktada katkılar olabilir. Herkesin katkıya ihtiyacı olabilir. Sorumluluklarınız yerine getirilmiyor” dedi.

“Bu duruma da bin bir mücadele ile gelindi”

Tulga: “14 Mart’ta ekonomi durdu bununla birlikte her şey durdu. Somut olarak söylemek gerekiyorsa çoğu esnaf dükkanlarını işletemiyor. 5 ay sonra 2 Bin TL ve sosyal güvence katkısı öngörüldü. Bunlar olumlu açılımlar. İşletme başına 2 Bin TL’lik katkı 4 ay boyunca sürecek. Bu katkı kiraya mı yetecek, cep harçlığına mı yetecek, ailesi varsa çocuğuna mı yetecek? 5 aydan sonra bu uygulama başladı. Devletin bu şekilde davranmaması gerekiyor. 5 aydır bu insanlara bir el bile dokunmadı. Bu ay itibari ile birtakım katkılar söz konusu olacak. Bu duruma da bin bir mücadele ile gelindi” diye konuştu.

“Ülkede ilk defa açlıktan söz eder olduk”

“Ülkede ilk defa açlıktan söz ediyoruz” diyen Tulga,bbu durumun giderek çoğaldığını söyledi. Tulga,“Yoksulluk sınırında bahsetmiyorum. Açlıktan bahsediyorum. Artık evine yiyecek alamayan insanlar var. Allahtan küçük bir toplumumuz da nispeten dayanışma var. Ülkede sahipsiz ve yakını olmayan insanlarda var” dedi.

“Sorunların azalması beklenirken her geçen gün çoğalıyor”

Şu an seçime doğru gidildiğini ve seçime yönelik hamleler olduğunu söyleyen Hürrem Tulga, şu an her şeyin seçimi kazanmaya doğru bir hal almaya başladığını vurguladı. Siyasetin her geçen gün biraz daha kötüye gittiğini vurgulayan Tulga,“Sorunların azalması beklenirken her geçen gün çoğalıyor. Bu sayede siyaset hiç üretemez duruma geldi. Daha iradeli davranılması gerekiyor. İnsan yapımız umutsuz olduğu için sorunlar kartopu gibi büyümeye başladı” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Sağlık Bakanlığı Bugün Girne'de Ücretsiz PCR Testi Yapacak
Sağlık Bakanlığı Bugün Girne'de Ücretsiz PCR Testi Yapacak
Çevre yolunda korkutan kaza… 9 kişi yaralandı!
Çevre yolunda korkutan kaza… 9 kişi yaralandı!