"Toprağın altındayım ama nefes alıyorum"

"Toprağın altındayım ama nefes alıyorum"

Bülent Ölçer, Kıbrıs kökenli bir gazeteci.Uzun yıllar ekibiyle savaş muhabiri olarak Suriye’de görev yapmış, Suriye savaşını yerinde yaşamış birisi. Yeni Bakış’ın dün konuğu olan Savaş Muhabiri Bülent Ölçer, anılarıyla birlikte gündem değerlendirdi

Editor: Süperadmin
06 Ağustos 2020 - 11:57 - Güncelleme: 06 Ağustos 2020 - 17:35

Şükrü IRKIM

Savaş muhabiri, Dünya Basın Federasyonu Üyesi Bülent Ölçer, Yeni Bakış Web TV’de yayınlanan Yaşamın İçinden programına konuk oldu. Ölçer, anılarını anlatırken Suriye denildiği zaman çok fazla etkilendiğini belirterek, savaşın ortasında yaşadığı olayları şu şekilde özetedi, “Annelerin,  çocukların, ninelerin, dedelerin gözlerimin önünde  vurulduklarını gördüm.  Yere düşmelerini gördüm. O nedenle Suriye denildiği zaman etkileniyorum. Uzaktan keskin nişancılar var. Bir gün arabamda otururken karşıdan bir kadının geldiğini gördüm. Bir anne elinde bir file taşıyor  ve kucağında çocukla yürüyordu. Bir anda yere düştü. Bir anda her yer kan gölü olmuştu. Mermi annenin sırtından giriyor ve çocuktançıkıyor. Bunu anlatmak bile inanın çok acı, kaldı ki ben bunları hep yaşadım. Savaşlarvardır masa maşındadır,  halledilir, savaşlar vardır bu şekildedir. Ve çok acıdır.”

“Kendimi toprağın altında zannediyorum ama nefes alıyorum”

Bülent Ölçer, bir başka anısını ise şu şekilde dile getiriyor,  Habur’dan Irak’a girdim. Sonrasında da Suriye’ye gireceğiz. Canlı yayın arabasıyla gidiyoruz. İŞİD olaylarını duyuyoruz ama bir irtibata geçmedik. O esnada arabadan indim, bir anda karşıma siyah giyimli adamlar çıktı. yaratık gibi üzerime doğru geliyorlardı.Bir anda ellerimi bağladılar ve bana kumandalı bir maske taktılar ve aynı anda çelik kelepçe bağladılar.Beni bir aracın içine  attılar. Sol omzum çıkmış. Etrafta kürek sesleri duyuyorum. OO anda öleceğimi düşündüm. Sonra beni bir kumun üzerine attılar. Dedim demek ki benim hayatım buraya kadarmış, ağlasam da yalvarsam da beni kesecekler. O anda çocuklarımı düşündüm. Acaba ne yaparlar ben yokken diye. Sonra tekrar beni başka bir yere attılar. Kürek seslerini duymaya devam ediyorum. Aradan belirli bir saatgeçti, ben bir şeyin içine yerleştirdiler. Kendimi toprağın altında zannediyorum ama nefes alıyorum. Sonradan öğreniyorum bambu kamışlarını sarkıtıyorlarmış oksijen oradan içeriye giriyormuş. Sonra beni çıkardılar, bir yere gittik, çıkarken 80 basamak saydım. Bir yere götürdüler ayağıma kelepçe vurdular. Orada tek düşündüğüm acaba nasıl bir haber yaparım oldu. Evet, bu çok ilginç gelebilir ama bunu düşündüm. Çünkü biliyorum ki kurgu çok önemli. Sonra arapça bağırma duydum, “komutan geliyor” diye. Bir baktım , “misafir nerede?”  diye soran birini duydum ve ardından “siz ne yaptınız?”  diye bir soru duydum. Sonra aniden bir doktor geldi, gözlerim açıldı. İlk flu gördüm ve normale yavaşça dönmeye başladım. Hani Türk filmlerinde olur ya  kör olan kızın bir anda gözleri açılır. Komutan diye hitap edilen kişi, “Açmısın?” diye sordu.Düşünün iki gündür hiçbirşey yememişim. Güldüm. “Neden gülüyorsun?” diye sordu.  Ben yüksek tansiyonum olduğunu , ilacımın arabamda olduğunu söyledim. On dakika içinde ilacım geldi, içtim. 10 dakika içinde masa hazırlandı, yemek yedik.”

“Bir anda kendimi savaşın içinde buldum”

Bülent Ölçer, savaş muhabirliğine dünya basın federasyonuna  bağlı olduğu  için ve bilmediği  insanların önerisiyle seçildiğini belirterek, “bir anda kendimi savaşın içinde buldum” diyor. Usame Bin Ladin, ikiz kulelerin vurulması, Hizbullah gibi olayların içinde kendini bulan Ölçer, yıllardır bu mesleği severekyaptığını söyledi.

“Halkın onların gözünde hiçbir önemi yok”

“Suriye’deki son durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki soruya karşılık ise Bülent Ölçer, “Bizi idare eden mevcut lider Suriye’de bugün kafasına göre hareket ediyor. Halkın onların gözünde hiçbir önemi yoktur. Herkesi istediği gibi kullanan bir yapı var.  Suriye bizim komşumuz. Ben resmi kayıtları gümrüklerden aldım. Hergün Türkiye’ye alışverişe gelen 50 otobüs vardı. Bu 1500 kişi eder. Türkiye Suriyeliye maaş verir. Kendi vatandaşı açtır ama verir” diye konuştu.

“Anavatan  ben anayım diye yavruyu böyle kollayamaz, taraf olamaz”

“Geçtiğimiz günlerde Libya’daydım. Arap topraklarında Türkiye ile kol kola girecek ülke yoktu. Kaddafi ortaya çıktı. Kaddafi neden yok oldu? Diktatör müydü? Türkiye bitmiştir. Kaddafi gibi bir adamı harcarsan araya nifaklar sokarsan tavırlar değişir. Biz ülke olarak tavrımızı maalesef ortaya koymuşuz” diyen Bülent Ölçer, “üç yıldır Kıbrıs’a gelmedim, çok farklı gördüm. Çok farklı yönetimler gördüm ama hiç bu kadar dengesiz bir yönetim görmedim. Kıbrıs’ta kardeşlik bitmesin. Bukadar şehit neden oldu? Kıbrıısın Kuzeyi Türkiye’nin güdümündedir. Burası ayrı bir cumhuriyettir. Bir bayrağı vardır, bir halkı vardır, bir başbakanı vardır. Burasını Türkiye yavru vatanı gibi görüyor ama ne olur buraya mudahale etmeyin. Buranın bir sözü olsun, buranın bir görüşü olsun. Biz ülkemizi seviyoruz ama anavatan ama  yavruvatan. Ama Anavatan da ben anayım diye yavruyu böyle kollayamaz, taraf olamaz” şeklinde konuştu.

“Koronavirüs bir psikolojik siyasettir”

Gündemi uzun süredir meşgul eden koronavisüs ile ilgili ise Ölçer, “koronavirüs diye bir olay çıktı. Çin’e gittim. Burada boşta gezen insan göremezsiniz. Yıllar önce Hiroşima’ya bir bomba atıldı. Şimdi bir virüs çıktı ama daha önceleri de başka virüsler çıktı. Hiç böyle bir riske girilmedi. Maskeler takılmadı, kol kola mesafe korunmadı.  Koronavirüs konusu benim tahminim  siyasidir. Bu olay Çin’de başladı Amerika’ya yayıldı, Hindistan nüfusu da Çin’e yaklaştı. Hindistan’da kişiye iki tane doktor düşüyor. Koronavisüs bir psikolojik siyasettir” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kesim  Yapmak İsteyenler Güzelyurt Orman Dairesi Bölge Şefliğine Bildirimde Bulunacak
Kesim Yapmak İsteyenler Güzelyurt Orman Dairesi Bölge Şefliğine...
Öğrenci Taşımacılığında Görev Yapacak Şoför ve Yardımcılarına Ücretsiz PCR Testleri Başladı
Öğrenci Taşımacılığında Görev Yapacak Şoför ve...