Tünay Özyay ve Resim Sanatı

Tünay Özyay ve Resim Sanatı

30 Temmuz 1993 doğumlu işitme engelli bir gencimiz…

Editor: Süperadmin
29 Ağustos 2021 - 09:09
Reklam

Tünay Özyay , 30 Temmuz 1993 doğumlu işitme engelli bir gencimiz. Atatürk Meslek Lisesi Grafik Tasarım bölümünden mezun olduktan sonra 2011 yılında Yakın Doğu Üniversitesi Plastik Sanatlar Bölümüne başlıyor. 2015 yılında buradan mezun olup, resim öğretmeni olmak için 2 yıllık pedagoji eğitimi alıyor. Bunu da tamamladıktan sonra Lisans Üstü Eğitim Enstitüsüne katılıp, resim dalında yüksek lisansını tamamlıyor ve kısa bir süre önce mezun oluyor. Röportajımız esnasında anne Kutlay Özyay da bize katılıyor. Ben Tünay’ın hayat hikayesini, başarılarını, hedefine ulaşmak için gayretini ve azmini dinledikçe, annesinin özveri ile evladının hep yanında durmasını ve desteklemesini dinledikçe zaman zaman gözlerim doluyor. Evet, Tünay gencimiz iki yaşına geldiği zaman ailesi onun işitme engelli olduğunu öğreniyor. “Dünya başıma yıkıldı sanki” diye tanımlıyor bu durumu anne Kutlay Hanım. Ve Tünay’a daha iki yaşında her iki kulağına da işitme cihazı takılıyor. Bu cihazlar pek etkili olmayınca 8 yaşında ameliyat oluyor ve Tünay’a biyonik kulak (cochlear implant) takılıyor. Böylece işitme oranı %70’e çıkıyor. “Kutlay Hanım, Tünay’ın okul yıllarını bana anlatır mısınız? Bu durumda bir çocuk yetiştirmek sizi hayli yormuş olmalı.” “Ceynur Hanım oğlum Tünay 8 yaşından sonra tek-tük konuşmaya başladı ve zaman içerisinde gelişti. Bizim için çok zorlu bir süreçti. İlk başlarda Ankara’da dil tedavisi gördük. Daha sonra bu tedaviye burada devam ettik. Avrupada yaşayan bir aile olsaydık eğer inanın hiç sıkıntı çekmezdik. Çünkü Avrupada işitme engelli çocuklara ve aileye destek ve yardım yapılıyor. Ama bizim burada Devletimiz o imkanlara sahip değil ki bize de yardım ve destek olanağı sağlasın. Bahsettiğim konular maddi olarak değil, manevi olarak destektir. Bunu burada özellikle belirtmek isterim. Devletimiz bu konularda maalesef çok zayıf. Özellikle o yıllarda yokluk vardı. Şimdi artık bu konuda özel eğitim merkezleri açıldı. Aileler bu gibi yerlerde bilgilendirilip, güzel destekler alıyorlar. Peki Tünay’ın resim çizmeye olan merakını nasıl fark ediyorsunuz? “Oğlum 8 yaşlarında resim çizmeye başladı. Biz de aile olarak ona bu konuda destek verdik. Sanırım Tünay konuşamadığı için ilk başlarda içindekileri resim çizerek kağıda aktarma yolunu seçti. Daha sonraki yıllarda da birçok yarışmalara katılıp ödüller aldı.” “Biraz da sen anlat Tünay bana okul yıllarını” diyorum. Gözleri ışıl ışıl, pırıl pırıl bir genç Tünay ve gülünce iyice küçülüp kısılıyor zeytin siyahı gözleri. “Pek tabii ki kolay bir çocukluk geçirmedim durumumdan dolayı. Annem her zaman yanımda ve tam destek oldu. Okul sıralarında öğretmenlerimin anlattığı dersi dudak okuyarak anlamaya çalışıyordum. Tabi bazen arada kaçırdığım oluyordu. Çünkü konuşma hızlı olursa kelimeleri yakalayamıyordum. O zaman da okul sonrası annemle arkadaşlarıma gidip ders notlarını alırdım. O dersleri annem bana evde her akşam tekrarlatırdı. Hem onun için, hem de benim için çok zor yıllardı. Ama çok şükür sabırla, azimle üstesinden gelmeyi başardık. Başardık diyorum, çünkü bu başarıda annemin rolü büyük”. Kutlay Hanım’a bakıyorum gözleri dolu dolu olmuş ama yaşların akmasına izin vermiyor. Yüzündeki ifadeden ne zorlu yıllar olduğunu anlamak mümkün. Peki Tünay, işitme engelli olmandan dolayı günlük hayatında yaşadığın sıkıntılar oluyor mu? “Aslında konuşurken insanlar beni anlamayacak diye çok çekiniyorum. Hatta bu yüzden yıllarca kendimi eve kapattım. Sadece resimler çizerek gün geçirdim. Ancak bir müddet sonra böyle olmayacağına ve dışarı çıkıp sosyalleşmem gerektiğine kanaat getirdim. Şimdi eskiye nazaran o ilk başlardaki çekingenliğim yok. Ama yine de zaman zaman bu duygu ağır basıyor.” İşaret dilini ne zaman öğrendin? “2015 yılında Kıbrıs İşitme, Konuşma , Engelliler Vakfında 3 aylık bir eğitimden sonra öğrendim. Burada gördüğüm dersler bana çok eğlenceli geldi. Ayrıca, burada güzel dostluklar kurdum. Keşke herkes bu işaret dilini merak edip öğrense”. Ben burada bu konuyu biraz açıp Tünay’dan bana bu dersler konusunda biraz bilgi vermesini istedim. Benim bu ilgim onu çok sevindirdi. Şu an artık işaret dilinde birkaç hareketin ne mana ifade ettiğini öğrendiğim gibi, adımı da işaret dili ile söyleyebiliyorum. Daha sonra Tünay’a resim çizerken neler hissettiğini, nelerden etkilenip çizime yöneldiğini soruyorum. “Güncel konulardan veya yaşanan olaylardan etkilenip canım sıkıldığı zaman hemen kağıda kaleme sarılıp resim çizmeye başlıyorum. Böylece stresimi de atmış oluyorum. Yani resim yapmak beni hem bedenen, hem de ruhen rahatlatıyor.” “Peki seni etkileyen sanatçılar kimler?” “Emin Çizenel hayranıyım. Aşık Mene’yi de kendime örnek alıyorum.” “Bundan sonra Tünay’ın hayalleri neler? Beklentileri, yürümek istediği yol nasıl bir yol?” diye soruyorum. “Şu an iş arıyorum. Devlette çalmadığımız kapı kalmadı. Aldığım ödüller, yeteneğim hep takdir ediliyor. Ancak, iş imkanı sunmaya gelince “bütçe yok” deniyor. Günlerimi boş boş oturarak geçirmek istemiyorum. Devletin bizim gibi engelli sanatçılara bir atölye açması ve burada çalışma imkanı sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Bunun için bir bütçe ayırmak Devletimize külfet değil, görev olmalıdır bence. İnanın, Devlet kurumlarını kapı kapı gezmekten yorulduk. Eğer iş bulamazsam yurt dışına gitmeyi düşünüyorum. AB’nin sınavlarına katılıp, başarılı olduğum takdirde burs almayı, İtalya veya İspanya’da hem çalışıp, hem de kendimi daha da geliştirip resim sergisi açmayı ve yaptığım tabloları burada sergilemeyi düşünüyorum.” Ben bu sözler üzerine Tünay’a bir şey diyemedim. Tünay Özyay işitme engelli, resim öğretmeni. Başarıları ve ödülleri boy boy. Ancak Devlet büyükleri “bütçe yok” deyip konuyu kapatıyor. “Bakarız” diyerek oyalama taktiğiyle günü sallıyor. “Gençler bizim çocuklarımız, geleceğimiz, bu vatan onlara emanet edilecek” diye süslü cümleler ile edebiyat sanatı yapan yetkililer nerede? Devletin, Özürlüleri Koruma, Rehabilite ve İstihdam Yasası yürürlükte değil mi? Sevgili Tünay, dilerim hayat enerjin, resim çizme sanatındaki azmin, emeklerin ve hayallerin her zaman seni kendinle yarıştırsın.

Hazırlayan Ceynur PEHLİVAN

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Figen Karahan yaşamını yitirdi
Figen Karahan yaşamını yitirdi
PINARDAN CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
PINARDAN CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ